incilTurK.com

 
 
 

 
 

 

 
 
 
 

 

Incil - Sevinc Getirici Haber

Incil
Thomas Cosmades Cevirisi


 

İBRANİLERE MEKTUP

(Üstün Kurucu)

 

Önsöz

Bu mektup Tanrı’nın kendisine bağlı olanlarla çok önemli konularda konuşmasıdır. İlginçtir; esinlenen yazarın adı bile bilinmiyor. Mektubu alanların Mesih’e bağlılıkları yüzünden daha önce ağır baskılardan geçtiği belirtiliyor (10:32,34). Bunlar epeyi bir süre önce Yahudilik’ten Mesih bağlılığına geçmiş. Yeryüzünde yerleri yoksa da (6:11-12; 11:8-10) betim diliyle diri Tanrı’nın yücelerdeki kentine varmış bulunuyorlar (12:22). Yöneticilerinden bazıları yaşamdan ayrılmış (13:7). Mektup Tanrı esinlemesiyle 60-70 yılları arasında yazılmıştır.

 

Mektubu alanlar eğitilmiş, akıllı kişilerdir. Ne var ki, başlangıçta içtenlikle sarıldıkları imanda gevşekliğe sürüklenmişler (5:11; 6:12). Önceki içtenliği bırakmışlar (3:6,14; 10:23,35), ruhsal gelişmenin gereğini unutmuşlar (5:12-14), toplantılara katılmayı savsaklamışlar (10:25). Kısacası, Yahudiliğe, töreciliğe dönme tehlikesiyle karşı karşıyalar.

 

İnanlıların geriye dönme tehlikesine karşı uyarılarak yüreklendirilmesi mektubun ağırlık noktasıdır. Eski Antlaşma’nın dinsel uygulamalarla ilgili bütün koşulları Yeni Antlaşma’da İsa Mesih’in bağışlamalık sunusuyla bütünlüğe ermiştir. Bunu bırakıp yeni baştan Yahudiliğin sonuç sağlayamayan törelerine dönüş, doruktan aşağı yuvarlanıştır. Onların geride bıraktığı törecilik hem yetkinlikten ırak, hem de zamana kısıtlıdır. Mesih inancı ise yetkinlik (7:9) ve sonsuzluk sağlayıcıdır (5:9; 9:12,15; 13:20), vaktin zamanın ötesindedir (13:8; 1:12b; 7:25b).

 

İsa Mesih’in yücelerdeki etkin başrahipliği ve sağladığı kurtarış her yetkiden üstündür, kalıcılığıysa sonsuzları kucaklamaktadır (5:9; 9:12,15; 13:20; 9:14; 10:14).

 

Bu mektup şöyle özetlenebilir:

I.                  Mesih’in öncesizliği, 1. ve 2. bölümler

II.               Mesih başrahipliğinin öncesizliği, 3:1-10:18

III.            Mesih’in sunusu Tanrı katına girişimizi sonsuzlar sonsuzu sağlamıştır,

 10:19-12:29

IV.             İsteklendirme, 13. bölüm.

 

Başlangıç 1-4

1

Tanrı önceki çağlarda çeşitli biçimlerde, ayrımlı yollardan atalarımıza peygamberler aracılığıyla konuştu. 2Ama şu son günlerde Oğul aracılığıyla bizimle konuştu. O’nu her şeye mirasçı atadı. O’nun aracılığıyla evrenleri yarattı. 3Tanrı yüceliğinin parıltısı, Tanrı’nın öz varlığı niteliğinde olan bu kişi, gücünü belgeleyen sözüyle var olan her şeyi uyumda tutmaktadır.

 Günahların arıtılmasını tümledikten sonra, yücelerde ululuğun sağında oturdu. 4Meleklerden çok aşkın üstünlükte olduğunu gösterdi. Nasıl ki, onlarınkinden kat kat yüksek adı miras aldı.

 

OĞUL’UN MELEKLERE ÜSTÜNLÜĞÜ

 

Kutsal Yazı’dan Kanıtlar 5-14

 5Çünkü Tanrı meleklerden hangisine, hangi dönemde şu yolda söz söylemiştir?

 “Sen benim Oğlum’sun,

 Baba oldum sana bugün.”

 Ve yine,

 “O’na Baba olacağım,

 O da bana Oğul olacak.”

   6Tanrı ilk-doğanı dünyaya [a] sunduğunda ise yine şöyle der:

 “Tanrı’nın tüm melekleri O’na tapınsın.”

   7Melekler için de şunları bildirir:

 “O ki, meleklerini rüzgâra dönüştürür,

  Görevlilerini de ateş alevine.“

  8Ama Oğul için şöyle der:

 “Senin tahtın Tanrı, çağlar çağıncadır,

 Doğruluk asası da hükümranlığının asasıdır.

    9Doğruluğu sevdin, kötülüğe kinle baktın.

 Bu nedenle Tanrı, senin Tanrın,

 Seni kıvanç yağıyla meshederek [b]

 Paydaşlarından üstün kıldı.”

   10“Ve yine,

 “Sen ya Rab, başlangıçta yeryüzünün temelini kurdun.

 Gökler de senin ellerinin yapıtıdır.

    11Onlar gelip geçecek, ama sen kalacaksın.

 Tümü birden giysi gibi eskiyecek.

   12Harmani gibi düreceksin onları.

 Evet, bir giysi gibi değiştirilecekler.

 Ama sen hep aynısın.

 Yıllarının da sonu yoktur.”

 13Kaldı ki, Tanrı meleklerden hangisine, hangi dönemde,

 “Düşmanlarını ayaklarının altına

  Basamak yapıncaya dek sağımda otur” demiştir?

14Tüm melekler kurtuluş mirasını alanlara hizmet etmek için gönderilen görevli ruhlar değil de nedir?

 

SON VE YETKİN BAŞRAHİP

 

Savsaklanamayan Kurtuluş 1-9

2

İşte bunun için, akıntıya kapılıp sürüklenmeyelim diye, işittiklerimize çok dikkat etmemiz gerekir. 2Çünkü madem melekler aracılığıyla bildirilen Yasa Sözü doğrulandı, her suç ve buyruğa uymazlık hak ettiği karşılığı aldı, 3böylesi yüce bir kurtuluşu savsaklarsak biz nasıl kaçıp kurtulabiliriz? Başlangıçta Rab’bin kendisi bu kurtuluşu bildirdi; işitenler de onu bizlere doğruladı. 4Bunun yanı sıra belirtiler, göz kamaştırıcı eylemler, çeşitli güçlü işlerle kendi isteği uyarınca Kutsal Ruh’un dağıttığı armağanlar Tanrı’nın kullandığı tanıklardır.

 5Çünkü sözünü ettiğimiz, o ileride yaşanılacak dünyayı Tanrı meleklere bağımlı kılmadı. 6Tersine, Kutsal Söz’ün bir yerinde şu tanıklığa rastlanır:

 “İnsan nedir ki onu anımsarsın?

 Ya da insanoğlu ne ki, onu düşünürsün!

   7Onu bir süre meleklerden biraz geri kıldın.

 Ona yücelik ve onur tacını taktın.

    8Her varlığı onun ayakları altına bağımlı kıldın.”

 Her şeyi ona bağımlı kıldı; bu durumda ona bağımlı kılınmayan hiçbir şey bırakmamış oldu. Ancak görüyoruz ki, daha her şey ona bağımlı kılınmamıştır.

 9Bununla birlikte, bir süre meleklerden biraz geri kılınan İsa’yı görüyoruz. Çektiği ölüm işkencelerinden ötürü yücelik ve onur tacını taşımaktadır. Tanrı kayrasıyla herkesin yararına ölümü tatması için oldu bu.

 

Oğul İnsan Doğasıyla Özdeş Oldu 10-18

 10Her şey Tanrı yararınadır ve her şey Tanrı aracılığıyla var olmuştur. Tanrı birçok evladı yüceliğe kavuştururken, onların kurtuluş başkanını işkenceler yoluyla yetkinliğe erdirmesi gerekiyordu. 11Çünkü kutsal kılan da, kutsal kılınanlar da hep aynı özdendir*. İşte bunun içindir ki, Oğul onlara “kardeşlerim” demekten utanç duymuyor. 12O şöyle diyor:

 “Adını kardeşlerime bildireceğim.

 Topluluğun içinde sana övgü yükselteceğim.”

   13Bunun yanı sıra şunu söylüyor:

 “O’na güveneceğim.”

 Ve ardından şöyle konuşuyor:

 “İşte ben ve Tanrı’nın bana verdiği çocuklar!”

 14Bu nedenle, çocuklar nasıl etle kana paydaş olduysa, O kendisi de bu doğayla özdeş oldu. Öyle ki, ölümün güçlü egemenliğini kendinde bulunduranı, yani iblisi ölümüyle ezsin. 15Ve ölüm korkusu yüzünden yaşam boyu tutsak olanları özgürlüğe kavuştursun.

16Çünkü hiç kuşkusuz, meleklerle özdeşleşmeyi üstlenmedi. Bunun yerine İbrahim soyuyla özdeşleşmeyi üstlendi. 17Bu nedenle her bakımdan kardeşleri gibi olması gerekti. Öyle ki, Tanrı doğrultusunda acımayla dolu, güvenilir bir başrahip olsun; halkın günahlarını gideren bağışlamalığı sunsun. 18Çünkü kendisi işkenceler çekerek denendiğinden, denenenlere yardım edebilecek güçtedir.

 

Musa Hizmet Edendir, Mesih Oğul’dur 1-6

3

Kutsal yaşamlı kardeşlerim, göksel çağrının paydaşları! Bu nedenle, ruhsal tanıklığımızın habercisi ve Başrahibi İsa’yı aklınızdan çıkarmayın.

 2O kendisini atayan Tanrı’ya sadıktı. Musa da Tanrı Evi’nin tümüne sadıktı. 3Ama İsa, Musa’dan daha üstün yüceliğe yaraşır sayıldı. Nasıl ki, evi yapana verilen onur evinkinden üstündür. 4Çünkü her evin bir yapıcısı vardır. Her şeyin yapıcısı ise Tanrı’dır. 5Musa sonradan açıklanacak konularda tanıklık etmek için bir hizmet görücü olarak, Tanrı Evi’nin tümüne sadık davrandı. 6Ama Mesih Oğul olarak Tanrı Evi’nin üzerindedir. O’nun Evi bizleriz; yeter ki güvencimizi ve umudun doğurduğu övüncü sonuna dek sürdürelim.

 

İman Eksikliği Yıkıma Götürür 7-19

   7Bu nedenle Kutsal Ruh şöyle diyor:

 “Bugün Tanrı’nın sesini duyarsanız,

   8Gücendirme olayında,

 Çöldeki denenme gününde olduğu gibi*

 Yüreklerinizi katılaştırmayın.

   9Atalarınız orada beni sınayıp denedi

 Ve kırk yıl süreyle yaptığım işleri gördüler.

  10İşte bunun için o kuşağa öfkelendim

 Ve, ‘Bunların yüreği hep yanılır’ dedim;

 ‘Onlar benim yollarımı bilmedi.

   11Öfkeliyken ant içtiğim gibi,

 Dinginliğime* hiç girmeyecekler.’”

 12Dikkat edin kardeşlerim, hiçbirinizde size diri Tanrı’yı bıraktıracak kötü, imansız bir yürek barınmasın. 13Bugün diye bilinen günler sürdükçe birbirinize öğüt verin. Böylece, hiçbiriniz günah aldatıcılığıyla yüreğini katılaştırmasın. 14Çünkü biz Mesih’e paydaş olduk; eğer başlangıçtaki güvencimizi sonuna dek sürdürürsek.. 15Kutsal Söz bu dönemde de şöyle buyuruyor:

 “Bugün Tanrı’nın sesini duyarsanız,

 Gücendirme olayında yaptıkları gibi

 Yüreklerinizi katılaştırmayın.”

 16Kimdi işitmişken gücendirenler? Musa’nın yönetiminde Mısır’dan çıkanların tümü değil mi? 17Kimdi Tanrı’nın kırk yıl boyunca öfkelendiği kişiler? Günah işlediklerinden cesetleri çölde düşenler değil mi? 18Dinginliğine girmeyeceklerine ilişkin ant içtiği kişiler söz dinlemeyenler değildi de kimdi? 19Görüyoruz ki, imansızlıkları onların girişini önledi.

 

Tanrı Dinginliğine Giremeyenlere Benzemeyelim 1-13

4

Tanrı dinginliğine girmekle ilgili vaat daha geçerliyken, içinizden birinin fırsatı kaçırdığına karar verilmesinden korkalım. 2Sevinç Getirici Haber onlara olduğu gibi bize de bildirildi. Ne var ki, işittikleri söz onlara yaramadı. Çünkü işitenlerin içinde imanla kaynaşmadı. 3Biz iman edenlerse,

 O’nun dediği gibi dinginliğe giriyoruz:

 “Öfkeliyken ant içtiğim gibi,

 Dinginliğime hiç girmeyecekler.”

 Oysa Tanrı’nın ‘işleri’ dünyanın kuruluşundan bu yana sonuçlanmış bulunuyordu. 4Çünkü Kitap’ın başka bir yerinde yedinci günden şöyle söz ediyor:

 “Tanrı yedinci gün tüm işlerini noktalayıp dinlendi.”

    5Yine bu konuda şöyle konuşuyor:

 “Dinginliğime hiç girmeyecekler.”

 6Sevinç Getirici Haber’i önceden duyanlar söz dinlemediklerinden dinginliğe giremedi. Öyleyse bu dinginliğe girme hakkı bazıları için saklı duruyor. 7Aradan uzun süre geçtikten sonra Tanrı Davut’un ağzından bugün diye kesinleştirdiği güne ilişkin yine konuşuyor. Tıpkı belirtilen sözdeki gibi:

 “Bugün Tanrı’nın sesini duyarsanız,

 Yüreklerinizi katılaştırmayın.”

 8Yeşu* onları dinginliğe kavuşturmuş olsaydı, Tanrı sonradan başka bir günden söz etmeyecekti. 9Demek ki, Tanrı halkına O’nun yedinci gün dinlendiği gibi bir dinginlik saklı duruyor. 10Çünkü O’nun dinginliğine giren kişi de işlerini bırakıp dinginliğe kavuşmuştur. Tıpkı Tanrı’nın kendi işlerini bütünleyip dinlendiği gibi.

 11Bu yüzden bizler de o dinginliğe girmek için çaba gösterelim. Böylece kimse aynı sıradan söz dinlemezliğe sürüklenmesin. 12Çünkü Tanrı’nın Sözü diridir, etkindir. İki ağızlı her kılıçtan daha keskindir. Can ile ruhun ayrıldığı yere dek –eklemlere iliklere varıncaya dek– delip böler, yüreğin düşüncelerini tasarılarını eleştirir. 13Tanrı’nın önünde hiçbir yaratık gizlenemez. Kendisine hesap vermekle sorumlu olduğumuz kişinin gözünde her şey tüm çıplaklığıyla belirgindir.

 

Yardımcımız: Göklerden Geçen Başrahip 14-16

 14Göklerden geçen yüce bir başrahibe, Tanrı Oğlu İsa’ya sahip olduğumuzu göz önünde tutarak, tanıklığımıza sımsıkı sarılalım. 15Çünkü başrahibimiz zayıflıklarımıza yakınlık duyamayan bir başrahip değildir. Tersine, her bakımdan bizim gibi denenmiş, ama günahsız kalmıştır. 16Onun için, kayra tahtına tam güvenle yaklaşalım. Öyle ki, yardıma gereksinim duyulan dönemde lütuf bulalım ve kayraya kavuşalım.

 

Başrahip Bu Hakkı Tanrı’dan Aldı 1-6

5

Çünkü her başrahip insanlar arasından seçilir. Tanrı doğrultusunda insanlar yararına günahlara karşı armağanlar, sunular getirmekle ilgili işlere atanır. 2Bilgisizlere, yoldan sapanlara karşı anlayışla davranabilir. Çünkü kendisi de insansal zayıflıkla kuşatılmıştır. 3Bu nedenle halk için olduğu gibi, kendisi için de günaha karşı sunu getirmek zorundadır. 4Hiç kimse başrahip olma onurunu kendi kendine almaz. Tıpkı Harun gibi, bu hizmete Tanrı tarafından çağrılır. 5Mesih de başrahip olmak için kendi kendini yüceltmedi. Bunu O’na kendisiyle konuşan Tanrı verdi:

 “Sen benim Oğlum’sun,

 Baba oldum sana bugün.”

   6Başka bir yerde de şöyle der:

 “Melkisedek düzenine göre*

 Sonsuzluk boyunca rahipsin sen.”

 

Yetkin Oğul, Yetkin Başrahip 7-10

 7İnsan bedenindeyken, İsa kendisini ölümden kurtarmaya gücü olan Tanrı’ya yüksek sesle bağırarak, gözyaşlarıyla dualar dilekler sundu. Tanrısayarlığı nedeniyle işitildi. 8Oğul olmasına karşın, çektiği işkencelerle buyruğa uymayı öğrendi. 9Yetkinliğe erdiğinde, buyruğuna uyan herkese sonsuz kurtuluş kaynağı oldu. 10Tanrı tarafından Melkisedek düzenine göre başrahip olarak adlandırıldı.

 

İSA MESİH’İN GÜVENİLİR BAŞRAHİPLİĞİ

 

Kulağı Ağır İşitenler 11-14

 11Bu konuda size söylenecek çok sözümüz var. Ama kulaklarınız işitmekte tembelleştiğinden, anlatabilmek güçtür. 12Şimdiye dek öğretmen olmanız gerekirdi. Gelgelelim Tanrı bildirilerinin ön saftaki öğelerini size yeniden öğretecek birine gereksiniminiz var. Katı yiyeceğe değil, süte gereksinim duyar oldunuz. 13Oysa sütle beslenen, doğruluk sözü konusunda görgüsüzdür. Çünkü çocuktur. 14Katı yiyecekse yetkinlere özgüdür. Onların anlayışı iyiyi kötüyü ayırt edebilme doğrultusunda eğitilmiştir.

 

İmandan Ayrılmaya Karşı Uyarı 1-12

6

Öyleyse, Mesih öğretiminin başlangıç ilkelerini bırakıp yetkinliğe erdirilelim. Ölü işlerden dönmekle, Tanrı’ya inanmakla ilgili temel konuları yeni baştan kurmaya koyulmayalım: 2Yıkanma töreleriyle ilgili öğretiyi, üzerine eller koyarak kutlu kılmayı, ölülerin dirilişi konusunu, sonsuz yargılamayı.. 3Tanrı izin verirse bunu da yapmaya hazırız.

 4Çünkü bir kez aydınlananları, göksel armağanı tadanları, Kutsal Ruh’a paydaş olanları, 5Tanrı Sözü’nün yararını, gelecek çağın güçlerini tadanları, 6sonra da düşüşe gidenleri yine günahtan dönme yenilenmesine eriştirmek olanaksızdır. Çünkü onlar Tanrı Oğlu’nu kendileri için yeniden çarmıha çakıyor, aşağılıyorlar. 7Toprak ardı ardına üzerine yağan yağmuru emer. Bundan sonra kimlerin yararına işlenmişse, onlara verimli ürünü sunarak Tanrı’dan kutluluk alır. 8Ama diken ve kengel verirse onaylanmaz. Onun lanetlenmesi yakındır, sonu ateşte yanmaktır.

 9Sevgili kardeşlerim, bunları söylememize karşın, kurtuluşu içeren konularda durumunuzun bundan daha üstün olduğuna kesinlikle inanıyoruz. 10Çünkü Tanrı adaletsiz değildir. Adı yararına gösterdiğiniz çalışmayı ve sevgiyi aldırmazlıkla karşılamaz. Sizler kutsal yaşamlılara hizmet sundunuz, yine de sunmaktasınız. 11Her birinizin sonuna dek aynı çabayı göstermenizi özlüyoruz. Böylece umutta tümlüğünüz gerçekleşsin. 12Öyle ki, tembelliğe düşmeyesiniz; tersine, imanla ve katlanışla vaatleri miras alanlara benzer olasınız.

 

Tanrı’nın Kesin Vaadi 13-20

 13Tanrı İbrahim’e vaatte bulunduğu zaman, ant içilecek daha üstün biri olmadığından, kendisi üzerine ant içerek 14şunu bildirdi:

 “Gerçekten seni kutladıkça kutlayacağım

 Ve soyunu çoğalttıkça çoğaltacağım.”

    15İbrahim katlanış göstererek bekledi, vaade erişti.

 16İnsanlar kendilerinden üstün biri üzerine ant içer. Ve her tartışmalarında ant son doğrulamadır. 17Tanrı da vaadin mirasçılarına kararının kesin değişmezliğini daha etkin biçimde kanıtlamak isteyince araya andı koydu. 18Böylece, değişmezliği kesinlikle bilinen iki kanıtla [c] Tanrı’nın yalan söyleyemeyeceği belgeleniyor. Kendisine sığınmış bulunan bizlerin bunlarda sağlam avuntu bularak, önümüzdeki umuda sarılmamız amaçlanıyor. 19Gemi demiri gibi, cana güvenlik ve sarsılmazlık sağlayan bir umuda sahibiz. Göklere, perdenin iç bölümüne atılan demirdir bu. 20Mesih önderimiz olarak oraya gitmiş, Melkisedek düzenine göre sonsuzluk boyunca başrahip niteliğini almıştır.

 

A.    ÜSTÜN BAŞRAHİPLİK

 

Soyu Bilinmeyen Melkisedek’in Üstünlüğü 1-10

7

Melkisedek’e gelince, Salem kralı, Ulu Tanrı’nın rahibiydi o. İbrahim krallara karşı yengi kazandıktan sonra geri dönerken, bu Melkisedek onu karşıladı ve kutlu kıldı. 2İbrahim ele geçirdiği tüm malların onda birini ona verdi. Melkisedek adının çevirisi ilkin DOĞRULUK KRALI, sonra Salem Kralı, yani ESENLİK KRALI’dır.

 3Onun ne babası ne anası ne de soyu var. Doğduğu gün bilinmiyor. Ne de öldüğü gün biliniyor! Ama Tanrı Oğlu gibi, sürekli olarak rahip kalır o. 4Onun ne denli yücelik taşıdığını bir düşünün. Atamız İbrahim elde ettiği değerlerin en güzellerinden onda birini ona verdi. 5Levioğulları’ndan rahiplik görevini alanlar ruhsal yasa uyarınca halktan –yani kendi kardeşlerinden– ondalık toplamak için buyruk almışlardır. Onların da İbrahim soyundan geldiği unutulmasın.

 6Öte yandan, Levililer’in soyundan gelmeyen Melkisedek İbrahim’den ondalık aldı ve vaatlere sahip olan İbrahim’i kutlu kıldı. 7Büyüğün küçüğü kutlu kıldığı hiçbir durumda tartışılamaz. 8Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor; öbüründeyse, yaşadığına tanıklık edilen kişi ondalık alıyor*. 9Bu ortamda halktan ondalık alan Levioğulları ataları İbrahim aracılığıyla ondalık ödemiştir diyebiliriz. 10Çünkü Melkisedek onunla karşılaştığında Levi daha atası İbrahim’in bedenindeydi.

 

Birinci Rahiplik Sonrakini Gereksiz Kıldı 11-19

 11Ruhsal yasa halka Levililer’in rahiplik ettiği düzende verildi. Eğer Levililer soyundan rahiplikle yetkinliğe ermek olanağı bulunsaydı, Melkisedek düzeni uyarınca bambaşka bir rahip çıkmasına ne gerek kalırdı? Niçin Harun düzeni uyarınca bir rahip atanmasın? 12Bu durumda, rahiplik düzeni değişince ruhsal yasanın da değişmesi zorunludur. 13Çünkü kendisi için bunlar söylenen kişi bambaşka bir soydandır. Bu soydan hiç kimse sunak hizmetinde bulunmadı. 14Rabbimiz’in Yahuda soyundan geldiği belirgindir. Musa bu soydan rahipler yetişeceğine ilişkin hiçbir söz söylememiştir.

 15Melkisedek’e benzer başka bir rahibin ortaya çıkmasıyla konu daha da açıklığa kavuşuyor. 16Bu kişi yersel yasa kuralları uyarınca değil, yok edilemeyen yaşam gücüyle yetişti. 17Çünkü Kutsal Söz’de kendisine şöyle tanıklık edildi:

 “Melkisedek düzenine göre

 Sonsuzluk boyunca rahipsin sen.”

 18Güçsüzlüğü ve yararsızlığı nedeniyle, daha önce gelen buyruk boşa çıkarılıyor. 19Çünkü ruhsal yasa hiçbir şeyi yetkinliğe erdiremedi. Bunun yerine üstün bir umut getiriliyor. İşte bununla Tanrı’ya yaklaşıyoruz.

 

Tanrı Mesihi’ni Antla Atadı 20-25

 20Üstün bir umut, çünkü araya ant girmeksizin verilmedi. Önceki rahipler ant içilmeden rahipliğe getirildi. 21Ama İsa kendisine şu sözü bildirenin andıyla geldi:

 “Rab ant içti ve kararından dönmeyecek.

 Sonsuzluk boyunca rahipsin sen.”

 22Bununla İsa üstün bir antlaşmanın güvencesi oldu. 23Öncekiler sayıca çoktu, birbiri ardından rahiplik ederlerdi. Çünkü ölüm onların sürekliliğini önlerdi. 24Ama İsa sonsuzluk boyunca sürekliliği nedeniyle, hiçbir zaman değişmeyen rahipliği varlığında taşıyor. 25İşte bunun içindir ki O’nun kişiliğinde Tanrı’ya gelenleri, bütünlüğü kapsayan sonuçlamayla kurtarmaya güçlüdür. Çünkü