KORİNTOSLULARA II. MEKTUP
(Habercilik Yetkisi)
Önsöz
Haberci Pavlos ilk ziyaretinden 5-6 yıl sonra Korintos yörelerini
bir kez daha ziyaret etti ve orada üç
ay geçirdi (Habercilerin İşleri 20:2,3).
Sonra Makedonya’ya geçti. Korintos’taki
ruhsal çalkantılar yatışacağına yoğunlaşmıştı.
Daha önce Pavlos bu topluluğa başka
bir mektup daha yazmıştı (2:3,4). Mektubu
götüren Titos Korintoslular’ın duyduğu
acıyı ve derin üzüntüyü Pavlos’a bildirdi
(2:13; 7:5-7). Bunun üzerine Pavlos
Tanrı esinlemesiyle onlara bu mektubu
yazdı (7:5-16).
Birinci mektuptan yaklaşık bir yıl sonra (56 ya da 57 yılında)
yazılan bu mektup, Tanrı habercisinin
duygularını açığa vurmaktadır. Öbür
mektupta olduğu gibi burada da ölülerin
dirilişine değiniliyor (5:1-10), parasal
armağanların niçin ve nasıl verileceği
anlatılıyor (8. ve 9. bölümler). Pavlos
böylece Korintos’taki topluluğu Yeruşalim’deki
yoksul inanlılara yardım etme yolunda
isteklendiriyor (8:4,19,20; 9:1,12,13).
Tanrı habercisinin haberi yayarken karşılaştığı
çeşitli saldırıları ve baskıları dile
getiriyor (11 ve 12 bölümler).
Bu arada kendilerine haberci süsü vererek bildiriye ve gerçek
haberciye direnenlerin sahte davranışlarını
sergiliyor (11:13), kendisinin ön sıradaki
habercilerden geri kalmadığını belirtiyor
(11:5; 12:11), Tanrı’dan aldığı habercilik
yetkisini kanıtlıyor (3:1; 5:12; 7:2;
10:2,3; 11:5,6; 12:11; 13:3), hizmet
sunucusunun etkin bir resmini çiziyor,
Tanrı için çalışanın öz yapısını canlandırıyor
(13:4).
Bu mektup şöylece özetlenebilir:
I.
Haberci Pavlos’un deneyimleri 1:1-2:17
II.
Haberci Pavlos’un sınavlanan hizmeti 3:1-7:16
III.
Ruhsal armağanlar 8:1-9:15
IV.
Habercilik yetkisi 10:1-13:14
HABERCİNİN ÇETİN DENEYİMLERİ
Başlangıç ve Selam 1,2
Tanrı isteği uyarınca
Mesih İsa’nın habercisi Pavlos’tan ve
Timoteos kardeşten: Korintos’taki Tanrı
kilisesi topluluğuna ve onlarla birlikte
bütün Ahaya bölgesindeki kutsal yaşamlıların
toplamına. 2Babamız Tanrı’dan ve Rab İsa Mesih’ten
sizlere kayra ve esenlik olsun.
Tanrı Desteği Her Bunalıma Yeterlidir 3-11
3Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı ve Babası kutlansın. Sevecenlik Babası, her
avuntunun Tanrısı’dır O. 4Acılarımızın tümünde bizi avutur.
Öyle ki, Tanrı tarafından avutulan bizler,
aynı avuntuyla tüm acı çekenleri avutabilelim.
5Çünkü Mesih’in çektiği işkencelere
katılışımız nasıl artıyorsa, Mesih aracılığıyla
sağlanan avuntumuz da o oranda artıyor.
6Acı çekiyorsak, bu sizin avutulmanız
ve kurtulmanız yararınadır. Avutuluyorsak,
bu da sizin avutulmanız yararınadır.
Bizim çektiğimiz işkencelere benzer
işkenceleri sabırla karşılamak için
gerekli gücü oluşturan avuntu.. 7Size karşı sarsılmaz umut besliyoruz.
Çünkü işkencelerimize paydaş olduğunuz
gibi, avuntumuza da paydaş olduğunuzu
biliyoruz.
8Kardeşlerim, Asya bölgesinde çektiğimiz acıdan habersiz kalmanızı istemiyoruz.
Aşırı oranda –gücümüzün üstünde– sıkıntıya
düştük. Öylesine ki, yaşamaktan da umudu
kestik. 9Gerçekten ölüm yargısının üzerimizde
olduğunu düşündük. Ama kendimize değil,
ölüleri dirilten Tanrı’ya güvenelim
diye oldu bu. 10O bizleri böylesi ölümcül bir
deneyimden kurtardı; kurtaracaktır da..
Evet, kendisine umut besliyoruz, bizi
yine kurtaracaktır. 11Sizler de bizim için dua ederek
hizmetimize katılın. Öyle ki, birçok
kişinin yakarışıyla Tanrı’nın bize sağladığı
ruhsal bağış için pek çok kişi yararımıza
teşekkür sunsun.
OLAYLAR GÖZDEN GEÇİRİLİYOR
İlişkilerimiz Açıksözlü Oldu 12-14
12Övünç duyduğumuz, vicdanımızın da tanıklık ederek onayladığı şudur: Dünyada
ve özellikle sizlerin önünde kutsallıkla
ve tanrısal içtenlikle davrandık; bedensel
bilgelikle değil, tersine Tanrı kayrasıyla.
13Size okuyup anlayabileceğinizden başka bir şey yazmadık. Bunları tam olarak
anlayacağınızı umarım; 14nasıl ki, bir yere kadar bizi
de anlamış bulunuyorsunuz. Rab’bimiz
İsa’nın Günü’nde bizim övüncümüz siz
olduğunuz gibi, sizin övüncünüz de biz
olalım.
Tasarının Değişmesi Kararsızlık
Değildir 15-24; 2:1-4
15Buna güvenerek, çift yönlü yararınız olsun diye, önce yanınıza gelmeyi tasarladım.
16Makedonya’ya giderken de, oradan
dönerken de size uğrayayım dedim. Öyle
ki, beni Yahudiye’ye yolcu edebilesiniz.
17Bunu tasarlarken acaba kararsızlık
mı gösteriyordum? Yoksa tasarladıklarımı
bencilce mi tasarlıyordum? Bir yandan
“evet, evet” derken, öte yandan “hayır,
hayır” mı demekteydim? 18Tanrı güvenilir olduğu gibi, size söylediğimiz söz de “evet”le bileşik “hayır”
değildir. 19Çünkü bizler –ben, Silvanos ve
Timoteos– tarafından aranızda yayılan
Tanrı Oğlu Mesih İsa da “evet”le karışık
“hayır” değildir. Tam tersine, O “evet”i
yerine getirendir. 20Çünkü Tanrı’nın tüm vaatleri O’nda “evet”ini bulmuştur. Bu nedenle Tanrı’nın
yüceliği için Mesih aracılığıyla “Amin”
deriz. 21Bizleri sizinle birlikte Mesih bağlılığında pekiştiren ve mesheden Tanrı’dır.
22Bize mührünü basan da, güvence
olarak yüreklerimize Ruh’u veren de
O’dur.
23Canıma tanık olarak Tanrı’yı çağırırım ki, sizleri esirgemek istediğimden
Korintos’a gelmeyi doğru bulmadım. 24Bu, imanınıza egemen kesildiğimizden
değil, sevinciniz için çalışan iş ortakları
olmak istediğimizdendir. Çünkü imanınızda
sıkı duruyorsunuz.
Kaldı ki, içimden
karar verdim, sizi üzecek başka bir
ziyaret yapmayacağım. 2Çünkü sizi üzersem, üzdüğümden başka kim var beni mutlu edecek? 3Önceki mektubumu bunun için yazdım. Öyle ki, geldiğimde beni sevindirmesi
gereken kişilere bakarak üzülmeyeyim.
Tümünüze güvenim tamdır. Sevincim hepinizin
sevincidir. 4Önceki mektubumu size derin acıyla,
yüreğim parçalanarak, çok gözyaşı dökerek
yazdım. Amacım sizi üzmek değildi. Tam
tersine, size beslediğim sevgiyi –aşkın
sevgiyi– bilmenizi sağlamaktı.
Suçundan Acı Duyanı Bağışlayın
5-11
5Her kim üzüntü nedeni olduysa, üzüntüyü bana değil, bir bakıma –sorunu gereğinden
çok büyütmeyeyim– hepinize çektirdi.
6Böyle birine çoğunlukça uygulanan bu ceza yeterlidir. 7Şimdi ise tam tersini yapın; onu bağışlayıp avutun. Böylece aşırı üzüntüye
kapılıp çökmesin o kişi. 8Bunun için size öğütlerim: Ona
karşı sevginizi açıkça gösterin. 9Önceki mektubu yazmamın nedeni
buydu. Öyle ki, sizleri deneyeyim, her
konuda söz dinleyip dinlemediğinizi
bileyim. 10Her kimi bağışladıysanız, ben
de bağışlarım. Her neyi bağışlarsam
–eğer bir şeyi bağışlamışsam– Mesih’in
önünde sizin için yapıyorum bunu. 11Gözlenen amaç, şeytanın bize karşı
işine yarayan ortamı elde etmemesidir.
Kuşkusuz, onun düzenlerinden bilgisiz
değiliz.
Mesih Bilgisinin Güzel Kokusunu
Saçanlar 12-17
12Mesih’in Sevinç Getiririci Haberi’ni yaymak için Troas’a geldiğimde, Rab tarafından
bana bir kapı açıldı. 13Kardeşim Titos’u bulamayınca,
ruhum tedirgin oldu. Bu nedenle, onlardan
ayrılıp Makedonya’ya doğru yola çıktım.
14Mesih bağlılığında bizi her zaman yenginin geçit töreninde ilerleten ve O’nun
bilgisinin güzel kokusunu aracılığımızla
her yerde yayan Tanrı’ya şükürler olsun.
15Çünkü gerçekten, kurtulanlar arasında
da mahvolanlar arasında da Mesih’in
güzel kokusunu Tanrı’ya saçanlar bizleriz.
16Mahvolanlara ölümün öldürücü kokusu,
kurtulanlara yaşamın yaşatıcı kokusu.
Böylesi bir yükümlülüğe kim yeterlidir?
17Birçokları gibi, Tanrı Sözü’nü
pazara çıkarmadık biz. Tam tersine,
Tanrı’nın gönderdiği bireyler olarak
Tanrı önünde Mesih bağlılığında temiz
yürekle konuşuyoruz.
Tanrısal Bilgeliğin Canlı Örnekleri 1-6
Yeni baştan kişisel
değerimizi saptamaya mı çalışalım? Ya
da bazıları gibi size tanıtma mektupları
mı sunalım? Yoksa sizlerden tanıtma
mektupları mı isteyelim? 2Sizsiniz mektubumuz; yüreklerimize yazılı, tüm insanlarca bilinip okunan.
3Hizmetimiz sonucunda oluşan bir Mesih mektubu olduğunuzu sergilemektesiniz.
Kalemle değil, diri Tanrı’nın Ruhu’yla
yazılan bu mektup taş levhalara yazılmadı;
yüreğin etten levhalarına yazıldı.
4Tanrı doğrultusunda Mesih aracılığıyla duyduğumuz güven böyledir. 5Kendi başımıza yeterlilik taslayacak kadar yeterli saymıyoruz kendimizi. Yeterliliğimiz
Tanrı’dandır. 6Yeni Antlaşma’nın hizmet görücüleri
olmamız için Tanrı bize yeterlilik verdi.
Bu Antlaşma yazılı bir belgeyle değil,
Ruh’la ilgilidir. Çünkü yazılı belge
ölüme yol açar, oysa Ruh yaşam verir.
Bu Hizmetin Görkemi Musa’nınkinden
Üstündür 7-11
7Taşlar üzerine işlenen ölüm oluşturucusunun gördüğü hizmet
yücelikle geldi. Yok olan bu yücelik
Musa’nın yüzünü öylesine parlattı ki,
İsrailoğulları O’nun yüzüne bakamaz
oldu. 8Buna karşı Ruh’un gördüğü hizmet ne denli üstün yücelikle belirir! 9Çünkü eğer kişiyi suçlu çıkarmaya hizmet eden yasa yücelikle geldiyse, doğruluğa
hizmet edenin yüceliği bundan kat kat
aşkındır. 10Gerçekten bu olayda üstün yüceliği olanın önünde, bir vaktiler yücelik taşıyan
yüceliğini yitirmiştir. 11Geçici olan yücelikle geldiyse,
kalıcının yüceliği ondan kat kat üstündür.
Hizmetimiz Belirgindir 12-18
12Böylesi bir umudumuz olduğu içindir ki, çok atılgan davranmaktayız. 13Yüzüne örtü örten Musa’nın durumu gibi değildir durumumuz. İsrailoğulları
geçici parlaklığın son bulmasını görmesin
diye Musa yüzünü örttü. 14Kaldı ki, onların anlayışı katılaşmıştır. Çünkü bugüne dek, Eski Antlaşma
okunurken aynı örtü akıllarından kaldırılmamaktadır.
Çünkü bu örtü ancak Mesih aracılığıyla
giderilir. 15Oysa bugüne dek Musa’nın yazıları
her ne vakit okunacak olsa, onların
yüreği üzerine örtü çekilmiştir. 16Ama birey Rab’be dönünce örtü kaldırılır.
17Rab Ruh demektir. Rab’bin Ruhu’nun bulunduğu yerde özgürlük vardır. 18Hepimiz açılmış yüzle, Rab’bin yüceliğini aynada yansıtırcasına, bir yücelikten
bir yüceliğe geçerek, aynı görünüme
dönüştürülüyoruz. Ruh olan Rab’bin etkisidir
bu.
Ruhsal Hizmetimiz Karanlıkta Işığı
Yansıtmaktır 1-14
İşte bu nedenledir
ki, Tanrı’nın acıdıkları durumunda,
bu ruhsal hizmeti görürken bezginliğe
düşmüyoruz. 2Utanç verici gizli kapaklı davranışları
kaldırıp atmış bulunuyoruz. Ne kurnazlıkla
beliriyoruz, ne de Tanrı Sözü’nü kandırıcılıkla
lekeliyoruz. Tam tersine, gerçeği sergileyerek
Tanrı önünde kendimizi her insanın vicdanına
tanıtıyoruz. 3Eğer yaydığımız Sevinç Getirici Haber’in üstü örtülüyse, mahva gidenler için
üstü örtülü kalmaktadır. 4Tanrı’nın görünen kişiliği olan Mesih’in
yüceliğiyle ilgili Sevinç Getirici Haber’in
ışığı onların üzerine doğmasın diye,
bu çağın tanrısı imanı olmayanların
akıllarını körleştirdi. 5Çünkü biz kendi kendimizi değil, Rab olarak Mesih İsa’yı yayıyoruz. Kendimize
gelince İsa adına sizin uşaklarınızız.
6Çünkü, “Karanlıkta ışık parlasın” diyen Tanrı yüreklerimizde parladı. Mesih’in
kişiliğinde, Tanrı bilgisinin yüceliğini
içeren ışıkla bizi aydınlatmayı gerçekleştirdi.
7Bu gömüyü toprak kaplarda taşıyoruz. Öyle ki, aşırı oranda açıklanan güç bize
değil, Tanrı’ya özgü olsun. 8Her yönden acı çekiyor ama ezilmiyoruz.
Şaşkınlıktan sarsılıyor ama umudumuzu
yitirmiyoruz. 9Saldırılar altındayız ama yalnız bırakılmıyoruz. Yere seriliyor ama mahvolmuyoruz.
10İsa’nın ölümünü her an bedenimizde
taşıyoruz. Öyle ki, İsa’nın yaşamı da
bedenimizde açıklansın. 11Çünkü biz yaşayanlar her zaman İsa için ölüme sunuluyoruz. Öyle ki, İsa’nın
yaşamı da ölümlü bedenimizde açıklansın.
12Ve ölüm bizde, yaşamsa sizlerde yetkiyle iş görsün. 13Kutsal Söz’de yazılı olduğu gibi aynı iman ruhuyla donatıldık:
“İman ettim, bu nedenle konuştum.”
Biz de iman ediyoruz ve bu nedenle konuşuyoruz.
14Rab İsa’yı dirilten Tanrı’nın
bizleri de İsa’yla birlikte diriltip
sizlerle bir arada kendi önünde durduracağını
biliyoruz.
Geçici Yaşamda Gözlerimiz Sonsuz
Olana Dönük 15-18; 5:1-5
15Çünkü her şey yararınızadır. Öyle ki, kayra daha bol sayıda insana ulaştıkça,
Tanrı yüceliği yararına sunulan teşekkürü
de artırsın. 16İşte bunun içindir ki, bezginliğe düşmüyoruz. Her ne kadar dıştan görünen
varlığımız yıpranmaktaysa da, içteki
varlığımız gün günden tazelenmektedir.
17Çünkü şu gelip geçici hafif acılar, bizde ne sınırı ne de kısıtlaması olan
sonsuz yücelik doluluğunu oluşturmaktadır.
18Gözlerimizi görülenlere değil, görülmeyenlere dikiyoruz. Çünkü görülenler
geçicidir; görülmeyenlerse sonsuzdur.
Bizi bir çadır gibi
içinde barındıran bu yersel evimiz yıkılacak
olursa, Tanrı’dan sağlanan bir yapımız
–elle kurulmamış, göklerde hiç sonu
olmayan evimiz– bulunduğunu biliyoruz.
2Gerçekten, göksel konutumuzla
kuşatılmayı özleyerek buradaki evde
inleyip duruyoruz. 3Öyle ki, bu konutu kuşandığımızda çıplak kalmış olmayalım. 4Çünkü şimdiki çadırda barınan bizler sıkıntı içinde inleyip duruyoruz; bedenden
soyunmak istediğimizden değil, yeni
beden kuşanmak istediğimizden. Öyle
ki ölümlü olan, yaşam tarafından yutulsun.
5Bizleri öngörülen bu duruma hazırlayan Tanrı’dır. O bize güvence olarak Ruh’u
verdi.
Ölümün Sonucu, Rab ile Olmak 6-10
6Bu nedenle, her an güven duyuyoruz ve bedende barındığımız sürece Rab’ten
ırak olduğumuzu biliyoruz. 7Çünkü gözün gördüğüyle değil,
imanla yaşıyoruz. 8Bunun yanı sıra güven duyuyoruz;
bedenden ırakta bulunmayı, Rab’bin yanında
barınmayı yeğliyoruz. 9Böylece, ister barınağımızda olalım, ister ırakta bulunalım Rab tarafından
beğenilmeyi amaçlıyoruz. 10Çünkü hepimiz Mesih’in yargı kürsüsü
önüne çıkmak zorundayız. Öyle ki, herkes
bedendeyken yaptığı iyi ya da kötü işlerin
karşılığını alsın.
Barıştırma Görevi 11-21
11Rab korkusunun ne olduğunu bildiğimizden, insanları inandırmaya çalışıyoruz.
Ama ne olduğumuzu Tanrı bilir. Umarım
vicdanınız da biliyordur bunu. 12Sizlere kendimizi yeni baştan
beğendirmeye çalışmıyoruz. Tam tersine,
bizlerle övünebilesiniz diye size elverişli
ortamı hazırlıyoruz. Öyle ki, övünmelerinin
nedeni erdemli yürek değil, yüzeysel
görünüş olanları yanıtlayabilesiniz.
13Kendimizden geçmişsek, Tanrı’nın yüceliği içindir bu. Aklımız başımızdaysa,
bu da yararınızadır. 14Mesih’in sevgisi bizi dürterek
etkiliyor. Çünkü şu yargıya varıyoruz:
Biri herkesin yararına öldüyse tümü
ölmüştür. 15O herkesin yararına öldü. Öyle
ki, yaşayanlar bundan böyle kendileri
için değil, onlar yararına ölüp dirilen
için yaşasın.
16İşte onun için, bundan böyle hiç kimseyi insansal açıdan tanımıyoruz. Her
ne kadar Mesih’i insan görünüşüyle tanıdıysak
da, bundan böyle bu açıdan tanımıyoruz.
17Çünkü her kim Mesih bağlılığındaysa
yeni bir yaratıktır. Eskisi geçip gitti,
işte yepyeni oldu. 18Bunların tümü Tanrı’dandır; Mesih aracılığıyla bizi kendisiyle barıştıran
ve bizlere barıştırıcılık hizmetini
veren Tanrı’dan. 19Denecek olan şudur: Tanrı Mesih’in kişiliğinde insanların suçlarını saymayarak
dünyayı kendisiyle barıştırıyordu. Bize
de barıştırıcılık sözünü verdi. 20Bu nedenle Mesih adına elçilik
ediyoruz. Tanrı bizim aracılığımızla
yakarırcasına dileğini duyuruyor; biz
de Mesih adına yalvarıyoruz: Tanrı’yla
barışın. 21Tanrı günah nedir bilmeyeni yerimize günah kıldı. Öyle ki, Mesih bağlılığında
Tanrı’nın doğruluğu olalım.
Bu Hizmet Çetin Ama Görkemlidir
1-13
Tanrı’yla iş ortaklığı
yapan bizler sizlere öğütleriz: Tanrı
kayrasını boşu boşuna kabul etmiş olmayın.
2Çünkü O şöyle der:
“Kabul ettiğim zaman seni işittim,
Kurtuluş gününde sana yardım ettim.”
İşte kabul edilen
zaman şimdidir; işte kurtuluş günü bugündür.
3Hizmetimiz kınanmasın diye hiçbir konuda, hiç kimsenin yoluna engel koymuyoruz.
4Tam tersine, Tanrı’nın hizmet
görücüleri olarak kendimizi her bakımdan
beğeninize sunuyoruz: Sabır bolluğunda,
acılarda, sıkıntılarda, üzüntülerde,
5itilip kakılmalarda, cezaevlerinde,
kargaşalıklarda, emeklerde, uykusuzluk,
açlık durumlarında, 6suçsuzlukta, gerçeği kavramakta, katlanışta, iyi yüreklilikte, Kutsal Ruh’ta,
ikiyüzlülükten arı sevgide, 7gerçek sözünü bildirmekte, Tanrı
gücünde, sağ elde sol elde*
doğruluğun silahlarıyla. 8Onurla ve onursuzlukla, iyi ya
da kötü ünle, aldatıcı sanılırken gerçeğe
bağlılıkla, 9bilinmeyen ama çok iyi bilinen, ölmekte sayılan ve işte yaşayan, sıkıdüzene
sokulan ama ölüm yargısının altından
kalkan, 10üzgün ama her an sevinçli, yoksul ama niceleri varlıklı kılan, hiçbir şeyi
olmayan yine de her şeye sahip olan.
11Ey Korintoslular, sizlerle açık konuşuyoruz, yürek açıklığıyla sesleniyoruz.
12Sizleri çember içine alan biz değiliz, siz kendinizi çembere
alıyorsunuz. 13Kurala yaraşır biçimde oynayalım.
Çocuklarla konuşur gibi konuşuyorum:
Kendi tutumunuz da yürek açıklığıyla
olsun.
İnanlı Olmayanlarla Evlenmeyin 14-18; 7:1
14İnanlı olmayanlarla aynı boyunduruk altına girmeyin. Çünkü doğruluk kötülükle
ne paylaşabilir? Ya da ışık karanlıkla
nasıl paydaş olabilir? 15Mesih Belial ile bağdaşabilir
mi hiç? Ya da inanlı inansızla anlaşabilir
mi? 16Tanrı tapınağı yalancı tanrılarla uyuşabilir mi? Çünkü biz diri Tanrı’nın
tapınağıyız. Tanrı’nın bildirdiği gibi:
“Onların arasında konut kuracağım hem de aralarında
yürüyeceğim.
17Onların Tanrısı olacağım, onlar
da halkım olacak.
Onun için Rab, ‘Aralarından çekilin ve ayrılın’
diye buyuruyor.
18‘Kirli olana dokunmayın, ben de
sizi kabul edeceğim.
Size Baba olacağım, siz de bana oğullar kızlar
olacaksınız.’
Evrensel Egemen Rab buyuruyor.”
Bu vaatler bizlerle
ilgili olduğu içindir ki sevgili arkadaşlar,
kendimizi her tür beden ve ruh kirliliğinden
arıtalım; Tanrı korkusuyla kutsallığı
yetkinliğe eriştirelim.
Önceki Mektubun Acısı Unutulsun 2-16
2Yüreğinizi açın bize. Kimseye haksızlık etmedik, kimseyi ayartmadık, kimseden
çıkarımız için yararlanmadık. 3Bunu sizi yargılamak için söylemiyorum. Çünkü daha önce dediğim gibi, birlikte
ölmek ve birlikte yaşamak için yüreklerimizdesiniz.
4Size sınırsız güvenim var. Sizlere ilişkin övüncüm coşkundur, avuncum taşkındır.
Tüm acılarımız içinde büyük sevinç duymaktayım.
5Makedonya’ya vardığımızda bedenimiz rahatlık nedir bilmedi. Tersine, her yönden
acı çekiyorduk: Dışta çatışmalar, yürekte
korkular. 6Ama engin yüreklileri avutan Tanrı, Titos’un gelmesiyle bizleri avuttu. 7Salt onun gelişiyle değil, sizde bulduğu avuntuyla da avunduk. Bizi özlediğinizi,
yas tutup dövündüğünüzü, bana ilişkin
çabanızı bildirdiğinde sevincim kat
kat arttı. 8Bu nedenle mektubumla sizi üzdüysem
de pişmanlık duymuyorum. Gerçi o mektubun
bir süre için sizleri üzdüğünü görerek
pişmanlık duymadım da değil. 9Ama şimdi sevinçliyim; üzüldüğünüz için değil, üzüntünüzün günahtan dönmenize
yol açtığı için. Çünkü Tanrı’nın özlediği
ölçüde üzüldünüz. Öyle ki, bizden ötürü
hiçbir zarara uğramadınız. 10Çünkü Tanrı’nın özlediği ölçüde üzülmek günahtan dönmeyi sağlar. Bu da pişmanlığa
düşürmeyen kurtuluşa yöneltir. Oysa
dünyasal üzüntü ölüme yol açar. 11Şimdi görünüz, Tanrı’nın özlediği kapsamda üzülmek derininizde ne denli çaba
oluşturdu. Kendinizi arıtmak için nasıl
canla başla didindiniz, nasıl öfkelendiniz,
nasıl korktunuz, nasıl özlem duydunuz,
nasıl gerçeğin saptanışını kovaladınız,
nasıl adaletin hakkını aradınız. Karşınızdaki
sorunda her bakımdan suçsuzluğunuzu
kanıtladınız. 12Şunu bildireyim; sizlere yazdıysam
bunu ne haksızlık işleyeni, ne de haksızlığa
uğrayanı gözönünde tutarak yaptım. Bizleri
kapsayan çabanızın Tanrı katında kendinize
belirgin olması için böyle davrandım.
13Avuntumuzun nedeni budur.
Avuntumuzun yanı sıra, Titos’un sevinci bizi daha
da çok sevindirdi. Çünkü hepiniz de
onun ruhunu dinlendirdiniz. 14Eğer bu konuda sizlerle övündüysem
onun karşısında utanç duymuş değilim.
Hayır. Sizlere söylediğimiz her şey
nasıl gerçekse, bu ilişkide Titos’a
övünmemizin gerçekliği de kanıtlanmıştır.
15Hepinizin buyruğa uyduğunu, kendisini korkuyla ve titreyişle kabul ettiğinizi
anımsadığında, bağrının derininde size
ayırdığı yer daha da genişledi. 16Seviniyorum. Çünkü her konuda
size ilişkin büyük güvenim var.
RABBE SUNULAN ARMAĞANLAR
Mesih Bağlısının Özelliği: Vericilik 1-9
Kardeşlerim, Makedonya’daki
kilise topluluklarına uzatılan Tanrı
kayrasını size bildirmemiz gerekir.
2Denenmelerin yol açtığı acıların
ortasında hem sevinçlerinin bolluğu
hem de yoksulluklarının aşırılığı, bu
insanların engin yürekli eliaçıklığında
dolup taştı. 3Tanıklık ediyorum: Kutsal yaşamlılara yalnız güçleri yettiğince değil güçlerinin
çok üstünde, gönül hoşluğuyla 4hizmet etmek için bize içtenlikle yalvardılar. Onlara bağış göndermek ve paydaşlık
etmek için dilekte bulundular. 5Umduğumuzdan da ileri gittiler: Kendilerini ilkin Rab’be, sonra da Tanrı isteği
uyarınca bize adadılar. 6Öyle ki, Titos’u öğütlememiz gerekti.
Aranızda başladığı bağış hizmetini,
sizi bu bağışta bulunmaya isteklendirerek
doruğuna eriştirsin diye..
7Her bakımdan –imanda, sözde, bilgide, her tür çabada ve bize beslediğiniz
sevgide– gelişmektesiniz. Bunların yanı
sıra, bağış konusunda da gelişin. 8Sizlere buyruk vereyim diye söylemiyorum bunu, ama başkalarının çabası aracılığıyla
sevginizin katışıksızlığını sınamak
için söylüyorum.
9Çünkü Rab’bimiz İsa Mesih’in kayrasını biliyorsunuz. O zenginken sizin yararınıza
yoksul oldu. Öyle ki, O’nun yoksulluğuyla
siz zengin olasınız.
Başladığınız İşi Sonuçlayın 10-15
10Bu konuda sizi öğütlerim. Çünkü bunun size yararı vardır. Bir yıl önce başlayıp
yalnız yapmayı değil, vaktinden önce
bitirmeyi de özlediğiniz işi 11şimdi sonuca bağlayın. Böylece içtenlikle yapmayı tasarladığınız işi olanağınız
oranında sona erdirin. 12Çünkü içtenlikle hazır olmak,
olanaklar dışında değil olanaklar sınırında
kabul edilir. 13Başkalarını rahat bırakmak, öte yandan sizleri rahatsız etmek gözetilmiyor.
Tam tersine eşitlik gözetiliyor. 14Şu dönemde sizdeki doluluk onların
yoksunluğunu karşılamalı. Öyle ki, onların
doluluğu da sizin yoksunluğunuzu karşılasın.
Böylelikle eşitlik sağlansın. 15Kutsal Söz’de yazılı olduğu gibi:
“Çok toplayanınki aşırı oranda bollaşmadı,
Az toplayanınkiyse bundan geride kalmadı.”
Titos’la İki Kardeş Mektubu Getiriyor 16-24
16Titos’un yüreğine sizler için gösterdiğimiz çabanın aynısını koyan Tanrı’ya
şükürler olsun. 17Çünkü Titos yalnız öğüdümüzü dinlemekle
kalmadı, çabasını daha da ileri götürerek
kendi isteğiyle yanınıza gelmek için
bizden ayrıldı. 18Sevinç Getirici Haber’e ilişkin
yararlı