incilTurK.com

 
 
 

 
 

 

 
 
 
 

 

Incil - Sevinc Getirici Haber

Incil
Thomas Cosmades Cevirisi


 

LUKA

SEVİNÇ GETİRİCİ HABER

(Tanrı’nın Mesih’i: İnsanoğlu)

 

Önsöz

Yazar Luka’ya yaklaşık 80 yılında esinlenen bu İncil parçası, Mesih inancının yüzeye gelmesini ve gelişmesini inceleyen yazarın sunduğu ilk yazıdır. İkincisi Habercilerin İşleri’dir. Yazma yeteneği çok güçlü olan bu doktor-tarihçi, Mesih’in insanlığın kurtarıcısı olarak dünyaya gelişini ve esinlediği inancın yayılışını kaleme aldı. Amacı okuyucunun imanına tarihsel temel ve kanıt sağlamaktı. Bunu önsözüyle belirtiyor ve yazılarını Teofilos adlı o günün ileri gelen bir kişioğluna sunuyor (1:1-4). Luka, Haberci Pavlos’a gezilerinde yol arkadaşlığı yapmış, onun deneyimlerini, görgülerini ayrıntılarıyla kaleme almış (Habercilerin İşleri 16:10; Koloseliler 4:14; Filimon 24; II.Timoteos 4:11), ilgi çekici yaklaşımla çeşitli yönlerini yazan bir aydındır. Tanrı’ca esinlenmiş olmanın yanı sıra tarih bilgisi geniş ve kanıtlıdır.

 

Luka İsa’nın yaşam ve hizmet öyküsünü dile getiriyor. Önündeki ana konuya nesnel açıdan eğilerek, okuyucuyu Mesih’in yeryüzündeki bedeni olan inanlılar topluluğunun (kilisenin) doğuşuna doğru götürüyor. İsa’yı yetkin insan olarak tanıtan Luka’nın temel konusu Rab’bin kurtuluş sağlayan Sevinç Getirici Haberi’dir (4:17-19; 19:10). Burada Tanrı insanlığı kurtarmaya gelen kurtarıcıdır (22:19,20). Engin yüreklileri yükselten, açları güzel şeylerle doyuran O’dur (1:52,53). Luka İsa’nın on dokuz mucizesine değinir.

 

Bu yazı şöyle özetlenebilir:

I.                   Giriş, İsa’nın yeryüzüne gelişi 1:1-4:13

II.                Kamu hizmetinin başlaması (özellikle Galile’de) 4:14-9:50

III.             Başlıca Perea’da geçen kamu hizmeti 9:51-19:28

IV.              İsa’nın çarmıha çakılmasıyla ilgili olaylar 19:29-23:55

V.                 İsa’nın dirilişinden sonraki olaylar 24:1-53

 

Giriş 1-4

1

Saygıdeğer Teofilos,

Aramızda tümlüğe gelen olayları birçok kişi sırasıyla anlatmayı amaç edinerek derlemeye koyuldu. 2Başlangıçtan beri tanrısal söze görgü tanığı ve hizmet edici bireylerin bize aktardıkları gibi, 3ilkinkilerden başlayarak tüm gelişimleri ayrıntılarıyla yakından izleyen biri durumunda, sırasıyla sana yazmak bana da uygun göründü. 4Öyle ki, eğitildiğin konularla ilgili gerçeği bilesin*.

 

TANRI MELEĞİ ARACILIĞIYLA BİLDİRİLEN İKİ DOĞUM: YAHYA İLE İSA

 

Zekeriya’ya Bildirilen Haber 5-25

 5Yahudiye kralı Herodes’in günlerinde, Abiya’nın rahipler sınıfından Zekeriya adında bir rahip [a] vardı. Eşi Elizabet, Harun kızlarındandı. 6Her ikisi de Tanrı önünde doğru kişilerdi. Rab’bin tüm buyrukları ve kuralları uyarınca kusursuz bir yaşam sürerlerdi. 7Ne var ki, çocukları olmamıştı. Çünkü Elizabet kısırdı; üstelik her ikisinin de yaşı ilerlemişti.

 8Kendi sınıfı görev yaptığı dönemde, Zekeriya Tanrı önünde rahiplik etmekteydi. 9Rahiplik töresi uyarınca, Rab’bin tapınağına girip buhur sunma sırası kura sonucunda ona düştü. 10Buhur yakıldığı sırada tüm halk topluluğu dışarıda dua ediyordu. 11Tanrı’nın bir meleği buhur sunağının sağında durarak Zekeriya’ya göründü.

 12Görmeyle karşılaşan Zekeriya’nın yüreği kalktı, içini korku sardı. 13Ama melek, “Korkma, Zekeriya” dedi. “Çünkü duan işitildi. Eşin Elizabet sana bir oğul doğuracak, adını Yahya [b] koyacaksın. 14Sana sevinç ve kıvanç getirecek. Onun doğumuna çok kişi sevinecek.

 15Çünkü Rab’bin önünde yüce bir insan olacak. ‘Şarap ve alkollü içki kullanmayacak.’ Daha annesinin karnındayken Kutsal Ruh’la dolacak.

 16İsrailoğulları’ndan birçoğunu Tanrı’ları Rab’be döndürecek.

 17‘O’nun önünde, ruh ve güç bakımından İlyas peygamber gibi yürüyecek; Babaların yüreklerini çocuklara, söz dinlemezleri doğru kişiler anlayışına döndürmek, Rab’be hazırlanmış bir halk yetiştirmek için..’”

 18Zekeriya meleğe sordu: “Bunu nasıl bileceğim? Kendim yaşlı bir insanım, eşimin yaşı da ilerledi.” 19Melek, “Ben Tanrı’nın katında duran Cebrail’im” diye yanıtladı, “Sana bunu söylemeye ve Sevinç Getirici Haber’i müjdelemeye gönderildim. 20Şu anda dilin tutulacak ve bunlar gerçekleşinceye dek hiç konuşamayacaksın. Çünkü saptanan vakitte yerine gelecek olan bu sözlerime iman etmedin.”

 21Halk Zekeriya’yı bekliyordu. Tapınağın kutsal bölümünde niçin böylesi uzun kaldığını merak ediyorlardı. 22Zekeriya dışarıya çıkınca onlara bir söz söyleyemedi. Onun tapınağın kutsal bölümünde bir görme görmüş olduğunu anladılar. Zekeriya onlarla işaretler kullanarak konuştu. Dili tutuk kaldı.  23Görev süresi son bulunca evine gitti.

 24Bir süre sonra eşi Elizabet gebe kaldı. Beş ay kendisini gizledi. 25“Rab durumumu gördü, insanlar arasında utancımı üzerimden kaldırma günlerinde bana bu işi uyguladı” diyordu.

 

Meryem’e İletilen Haber 26-38

 26Altıncı ay melek Cebrail Tanrı tarafından Galile’de Nasıra kentine, 27Davut soyundan Yusuf adlı biriyle nişanlı erden bir kıza gönderildi. Erden kızın adı Meryem’di. 28Melek ona geldi, “Selam, ey kayraya [c] kavuşan!” dedi. “Rab seninledir.” 29Meryem bu söze şaşırdı, böyle bir selamın ne anlam taşıyabileceğini düşünüp taşındı. 30Melek ona konuştu:  “Korkma, Meryem. Çünkü Tanrı’nın kayrasına kavuştun.

   31İşte gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını da İsa* koyacaksın.

     32O ulu olacak ve kendisine,

 En Yüce Olan’ın Oğlu denecek.

 Rab Tanrı O’na atası Davut’un tahtını verecek.

   33‘Yakup’un evi [d] üzerinde sonsuz çağlar boyu hükümran olacak.

 Hükümranlığının sonu hiç gelmeyecek.’”

 34Meryem meleğe sordu: “Bu nasıl olabilir ki? Çünkü hiçbir erkekle ilişkim olmadı.” 35Melek onu yanıtladı:

 “Kutsal Ruh senin üzerine gelecek,

 Yüce Olan’ın gücü sana gölge salacak;

 Bu nedenle, doğacak olan kutsal kişiye Tanrı Oğlu denecek.

 36İşte akraban Elizabet, o da yaşlıyken bir oğula gebe kaldı. Kısır diye tanınan kadının altıncı ayıdır bu. 37Çünkü Tanrı katında olanaksız hiçbir şey yoktur.” 38Meryem, “İşte Rab’bin hizmetçisi!” dedi. “Sözüne göre bana dediğin gibi olsun.” Bunun üzerine melek onun yanından ayrıldı.

 

Meryem Yahya’nın Annesine Gidiyor 39-45

 39O günlerde Meryem Yahuda’nın dağlık bölgesindeki bir kasabaya gitmek üzere ivedilikle yola çıktı. 40Zekeriya’nın evine girip Elizabet’i selamladı. 41Elizabet, Meryem’in selamını duyunca karnındaki çocuk sıçradı. Elizabet Kutsal Ruh’la doldu. 42Yüksek sesle, “Sen kadınlar arasında kutlu olansın” diye bağırdı. “Karnının ürünü de kutludur. 43Rab’bimin annesi bana gelsin. Bu nasıl bir bağış? 44İşte selamının sesi kulaklarıma değer değmez karnımdaki çocuk kıvanç duydu ve sıçradı. 45Rab’bin kendisine bildirdiği sözlerin doğru çıkacağına iman eden kadın mutludur.”

 

Meryem’in ‘Yüceltme’ İlahisi [e] 46-56

  46Meryem bir ilahi söyledi:

 “Canım Rab’bi yüceltir

  47Ve ruhum kurtarıcım Tanrı’da kıvanç bulur.

  48Çünkü O, alçakgönüllü hizmetçisinin durumunu gördü.

 İşte bundan böyle bütün kuşaklar bana mutlu diyecek.

    49Çünkü güçlü Tanrı bana görkem işleri uyguladı. O’nun adı kutsaldır.

   50Acıyışı kuşaktan kuşağa kendisinden korkanların üzerindedir.

  51Bileğinin gücüyle egemenlik sağladı.

 Yüreklerinin tasarıları içinde büyüklenenleri darmadağın etti.

  52Güçlü kişileri tahtlarından aşağı indirdi. Engin yüreklileri yükseltti.

   53Açları güzel nesnelerle doyurdu, varlıklıları da bomboş gönderdi.

  54Acımasını anımsayarak uşağı İsrail’i destekledi.

   55Atalarımıza –İbrahim’e ve soyuna– verdiği bu söz sonsuz çağlar boyuncadır.”

 56Meryem yaklaşık üç ay Elizabet’le kaldı, sonra evine döndü.

 

Yahya’nın Doğumu 57-66

 57Elizabet’in doğurma vakti gelince dünyaya bir oğul getirdi. 58Komşularıyla akrabaları Rab’bin ona ne denli acıdığını duyunca kendisiyle birlikte sevindiler. 59Sekizinci gün çocuğu sünnet etmeye geldiler. Ona babası Zekeriya’nın adını koymak istediler. 60Ama annesi, “Hayır, adı Yahya konulacak” dedi. 61Onlar, “Hısımların içinde bu adı taşıyan kimse yok” dediler. 62Bunun üzerine çocuğa hangi adı koymak istediğini işaretle babasına sordular. 63Zekeriya bir taş tahta istedi ve, “Adı Yahya’dır” diye yazdı. Herkes şaşırıp kaldı. 64O anda Zekeriya’nın ağzı açıldı, dili çözüldü. Tanrı’yı yücelten sözler söyledi.

 65Tüm komşuları korku sardı. Bütün bunlar Yahudiye’nin tüm dağlık bölgesinde konuşulmaya başlandı. 66Olayı duyanların hepsi, “Acaba nasıl bir çocuk olacak bu!” diye meraklanıyorlardı. Çünkü Rab’bin eli gerçekten Yahya ileydi.

 

Zekeriya’nın ‘Kutlama’ İlahisi [f] 67-80

 67Yahya’nın babası Zekeriya Kutsal Ruh’la doldu ve peygamberlik sözleri söyledi: 

   68“İsrail’in Tanrısı Rab kutlu olsun.

 Çünkü halkının arasına geldi ve onlara kurtulmalık sağladı.

  69 Uşağı Davut’un evinden bizlere güçlü bir kurtarıcı [g] yükseltti.

  70Çok öncelerden kutsal peygamberlerinin ağzından,

   71Düşmanlarımızdan ve bize kin besleyenlerin tümünün elinden bizi kurtaracağını,

 72Atalarımıza acıyıp kutsal antlaşmasını anımsayacağını bildirdi.

 73Bize neler sağlayacağına ilişkin atamız İbrahim’e ant içti.

  74Düşmanlarımızın elinden kurtulup korkusuzca kendisine tapınmamızı,

 75O’nun önünde yaşamımızın tüm günlerinde kutsal ve doğru olmamızı sağlayacağına

 ant içti.

   76Sen de ey çocuk, Yüce Olan’ın peygamberi diye çağrılacaksın.

 Çünkü Rab’bin önünden O’nun yollarını hazırlamaya gideceksin;

 77O’nun halkına, günahlarının bağışlanması için kurtuluş bilgisi vermeye..

 78Tanrımız’ın sınırsız acımasıyla yücelerden üzerimize gün ışığı doğacak,

 79Karanlıkta ve ölümün gölgesinde oturanlara parlayacak,

  Ayaklarımızı barış yoluna doğrultacak.”

 80Çocuk Yahya gelişiyor ruhça güçleniyordu. İsrail’e açıklanacağı güne dek çöllerde kaldı.

 

İsa’nın Doğumu 1-7

(Matta 1:18-25)

2

O günlerde Kayser Avgustus’tan, tüm dünyanın sayımını amaçlayan yazılı bir buyruk çıktı. 2Bu ilk sayım Kirinius’un Suriye valiliği döneminde oluyordu. 3Herkes sayıma katılmak üzere kendi kentine gitti. 4Yusuf da Galile’nin Nasıra kentinden Yahudiye’de Davut’un kentine, Beytlehem diye bilinen yere gitti. Çünkü Davut’un soyundan ve aile kuşağındandı. 5Amacı çocuk bekleyen nişanlısı Meryem’le birlikte sayıma katılmaktı. 6Onlar oradayken Meryem’in doğurma vakti geldi. 7İlk oğlunu dünyaya getirdi. O’nu kundağa sarıp hayvan yemliğine yatırdı. Çünkü handa kendilerine yer bulamamışlardı.

 

Göksel Topluluğun ‘Tanrı’ya Görkem’ İlahisi [h] 8-20

 8Bu bölgede gece kırda nöbetleşerek sürülerini gözleyen çobanlar vardı. 9Rab’bin meleği onlara göründü ve Rab’bin görkemi çevrelerinde parladı. Büyük bir korkuyla sarsıldılar. 10Melek onlara, “Korkmayın” dedi. “İşte size tüm insanlığı ilgilendiren çok sevindirici haberi müjdeliyorum. 11Çünkü bugün size Davut’un kentinde bir kurtarıcı doğdu. Rab olan Mesih’tir O. 12Belirtiyi size bildiriyorum: Hayvan yemliğinde yatan, kundağa sarılı bir bebek bulacaksınız.” 13O anda, Tanrı’yı öven göksel bir topluluk meleğin yanında yer alarak hamtlar sundu:

 14“En yücelerdeki Tanrı’ya yücelik,

 Yeryüzünde O’nu hoşnut eden insanlara esenlik..”

 15Melekler yanlarından ayrılıp göğe çekilince, çobanlar birbirlerine, “Haydi gelin” dediler. “Beytlehem’e varalım, Rab’bin bize açıkladığı bu olayı görelim.” 16Koşarak geldiler; Meryem’i, Yusuf’u ve yemlikte yatan bebeği buldular. 17Olayı görünce çocuğa ilişkin kendilerine açıklanan haberi yaydılar. 18Tüm duyanlar çobanların anlattıklarına şaşıp kaldı. 19Öte yandan Meryem bütün bunları yüreğinde saklıyor, derin derin düşünüyordu. 20Çobanlar kendilerine açıklandığı gibi, duydukları gördükleri her şey için Tanrı’yı yücelterek ve överek geri döndüler.

 

Çocuğa İSA Adı Konuyor 21

 21Çocuğun sünneti için gerekli sekiz gün dolunca, anne karnına düşmeden önce melek aracılığıyla bildirildiği gibi O’na İsa [i] adı verildi.

 

Çocuk İsa Tapınak’ta 22-28

 22Musa’nın ruhsal yasasına göre paklanma günü gelince, Yusuf’la Meryem çocuğu Yeruşalim’e Rab’be sunmaya götürdüler. 23Rab’bin ruhsal yasasında, “İlk doğan her erkek Rab için kutsal sayılacaktır” diye yazılı olduğundan,  24bir çift kumru ya da iki güvercin yavrusu sunmaya gelmişlerdi. Bu, Rab’bin ruhsal yasasında belirtilmiştir.

 25Yeruşalim’de Simeon adında bir adam vardı. Doğru ve tanrısayar biriydi o. İsrail’in avunç bulacağı günü beklemekteydi. Kutsal Ruh onun üzerindeydi. 26Rab’bin Mesih’ini görmeden ölmeyeceği Kutsal Ruh aracılığıyla kendisine bildirilmişti. 27Simeon Ruh yönetiminde tapınağa geldi. Anneyle baba ruhsal yasanın gereğini uygulamak üzere çocuk İsa’yı tapınağa getirdiklerinde 28Simeon O’nu kucağına aldı; Tanrı’ya yücelikle yüklü sözler söyledi:

 

Simeon’un ‘Gayrı Bırak Ayrılayım’ İlahisi [j] 29-38

 29“Ey egemen Rab, verdiğin söz uyarınca gayrı uşağını esenlikle bu yaşamdan

 ayırabilirsin.

 30Çünkü gözlerim kurtarışını gördü.

 31Tüm insanlığın önünde hazırladığın bu kurtarış uluslara

 32Tanrı açıklamasını sağlayan ışık ve halkın İsrail’e yüceliktir.”

 33Annesiyle babası çocuk için bildirilen sözlere şaştılar.

 34Simeon onları kutsayarak çocuğun annesi Meryem’e, “İşte bu çocuk İsrail’de birçoklarının düşmesi ve kalkması içindir” dedi. “Hem de ona karşı konuşulacak bir belirtidir. 35Bir kılıç senin canını da delip geçecek*. Öyle ki, birçok kişinin yüreğindeki düşünceler açığa çıksın.”

 36Orada Anna adında bir peygamber de bulunuyordu. Fanuel’in kızıydı kendisi. Aşer oğulları kuşağından çok yaşlı bir kadın. Kızlığından sonra eşiyle yalnızca yedi yıl yaşamıştı. 37Seksen dört yıldır da duldu. Tapınaktan hiç ayrılmaz, gece gündüz oruçla duayla Tanrı’ya tapınırdı. 38Anna o saatte yaklaşıp Tanrı’ya şükrederek, Yeruşalim’in kurtuluşunu gözleyen herkese İsa’dan söz etti.

 

Nasıra’ya Dönüyorlar 39-40

 39Anneyle baba, Rab’bin yasası uyarınca gereken her şeyi yaptıktan sonra, Galile’ye, kendi kentleri Nasıra’ya döndüler. 40Çocuk bilgiyle dolarak gelişiyor, güçleniyordu. Tanrı iyiliği O’nun üzerindeydi.

 

İsa’nın Bilgeliği 41-52

 41İsa’nın anası babası [k] her yıl Passah Kutlayışı’nda [l] Yeruşalim’e giderlerdi. 42İsa on iki yaşına girince, kutlama töresi uyarınca kente çıktılar [m] . 43Orada gerektiği kadar kaldılar. Geri dönmek için yola koyulduklarında çocuk İsa Yeruşalim’de kaldı. Anasıyla babası bunu bilmiyorlardı. 44O’nun yolcular arasına katıldığını sanmışlardı. Bir günlük yol yürüdükten sonra, akrabalarla tanışlar arasında kendisini aradılar. 45Bulamayınca, O’nu aramak için gerisin geriye Yeruşalim’e döndüler. 46Üç gün sonra O’nu tapınakta öğretmenler arasında oturur buldular. Onların dediklerini dinliyor, kendilerinden sorular soruyordu. 47O’nu dinleyenlerin tümü anlayışına ve verdiği yanıtlara şaşırıyordu.

 48Onlar O’nu görünce şaşırdılar. Annesi, “Çocuğum, neden bunu bize ettin?” dedi. “Bak, babanla ben kaygı içinde seni arıyoruz.” 49İsa, “Nasıl olur da beni ararsınız?” dedi. “Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor musunuz*?” 50Gelgelelim, onlar kendilerine söylediklerinden bir anlam çıkaramadı.

 51İsa onlarla birlikte yola koyuldu. Nasıra’ya gelip kendilerine bağımlı oldu. Annesi bütün sözleri yüreğinde tutuyordu. 52İsa bilgice ve boyca gelişiyor, Tanrı ve insanlar önünde iyilik buluyordu.

 

KAMU HİZMETİNE BAŞLAMADAN ÖNCEKİ OLAYLAR

 

Yahya’nın Bildirisi 1-20

(Matta 3:1-12; Markos 1:1-8; Yuhanna 1:19-28)

3

Kayser Tiberius’un imparator oluşunun on beşinci yılında, Pontios Pilatus Yahudiye ülkesinde valiydi. Herodes Galile’de ülkenin dörtte birini, kardeşi Filippos İturea ve Trahonitis kesiminde ülkenin dörtte birini, Lisanias da Abilin’de ülkenin dörtte birini yönetmekteydi. 2Hanna ile Kayafas’ın başrahipliği döneminde, Zekeriya oğlu Yahya’ya çölde Tanrı sözü geldi.

 3Yahya Ürdün Irmağı çevresindeki tüm bölgeyi dolaşarak günahların bağışlanması için günahtan dönüp vaftiz edilme gereğini yayıyordu. 4Yeşaya peygamberin sözlerini içeren kitapta yazılı olduğu gibi:

 “Çölden bir ses yükseliyor:

 ‘Rab’bin yolunu hazırlayın,

 O’nun geçitlerini düzleyin.

   5Her koyak doldurulacak.

 Dik tepe ve tümsek hep alçaltılacak.

 Eğrilikler büğrülükler düzene bürünecek.

 İnişli çıkışlı yerler dümdüz yola dönüşecek.

  6Ve her can Tanrı’nın kurtarışını görecek.’”

 7Yahya’nın eliyle vaftiz edilmeye koşan toplulukları o,  “Engerekler soyu!” diye kınadı. “Gelecek öfkeden kaçmanızı size kim öğütledi? 8Günahlarınızdan döndüğünüzü kanıtlayan ürünler getirin. Kendi kendinize, ‘Atamız İbrahim’dir’ demeye koyulmayın. Çünkü size diyorum ki, Tanrı İbrahim’e şu taşlardan çocuklar yükseltebilir. 9İşte balta şimdiden ağaçların kökü dibinde duruyor. İyi ürün vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.”

 10Topluluklar kendisine, “Öyleyse ne yapmalıyız?” diye sordu. 11Yahya yanıtladı: “İki kat üst giysisi olan olmayana versin. Yiyeceği olan da aynısını yapsın.”

12Vergi parası toplayanlar [n] da vaftiz edilmeye geldi. Yahya’ya, “Öğretmen, ne yapmalıyız?” diye sordular. 13Yahya yanıtladı: “Size buyrulandan daha çok para toplamayın.”

 14Bu kez askerler, “Ya biz ne yapmalıyız?” diye sordu. Yahya, “Kimsenin malını yağmalamayın, kimseyi yalan yere suçlamayın” diye onları öğütledi. “Size verilen geçim parasıyla yetinin.”

 15Halk umutlanıp beklemekteyken herkes Yahya için, “Acaba Mesih bu mu?” diye içinden soruşturuyordu. 16Yahya hepsini şu sözlerle yanıtladı: “Ben sizi suyla vaftiz ediyorum. Ama benden güçlü olan geliyor. Ben O’nun çarıklarının bağını çözmeye bi