incilTurK.com

 
 
 

 
 

 

 
 
 
 

 

Incil - Sevinc Getirici Haber

Incil
Thomas Cosmades Cevirisi


 

SEVİNÇ GETİRİCİ HABER

MARKOS

 (Tanrı’nın Mesih’i: İnsana Hizmet Sunan)

 

Önsöz

İ.S. 55-60 yıllarında Tanrı esiniyle Roma’da yazılan bu İncil parçasında onu yazanın adı geçmiyor. Genel olarak bu kişinin Markos diye tanınan Yuhanna olduğu bilinir (Habercilerin İşleri 12:25). Markos öğrenci Petros aracılığıyla Mesih bağlısı oldu (I.Petros 5:13). Annesinin adı Meryem’di; ilk inanlılar dua etmek için onun evinde bir araya gelirdi (Habercilerin İşleri 12:12). Markos, Pavlos ve Barnabas’la birlikte ilk Haber Gezisi’ne katıldı (Habercilerin İşleri 12:25; 13:5).

 

Yazının birçok yerinde de görüldüğü gibi Markos, İsa’nın yaşamını ve işlerini belirgin güçle ve kesin yetkiyle hiç durmadan süren bir hizmet olarak belirtir. O’nun yetkisi öğretisinde, cinleri çıkarmasında, günahları bağışlamasında görülür. Olaylar geliştikçe bağlıları İsa’yı daha iyi anlar, O’na direnenlerin düşmanlığı ise artar. Markos İsa’nın on dokuz mucizesine değinerek, bunlara O’nun öğretisinden daha da geniş çapta yer ayırır.

 

Bu yazı şöylece özetlenebilir:

I.                   Hazırlayıcı olaylar 1:1-13

II.                Galile’de önceki hizmet 1:14-7:23

III.             Sur ve Sayda’yı ziyaret 7:24-30 

IV.              Kuzey Galile’de hizmet ve öğreti 7:31-9:50

V.                 Perea’daki hizmetin sonu, Yeruşalim’e yolculuk 10:1-52

VI.              İsa’nın çarmıha çakılışı ve dirilişiyle ilgili olaylar 11-16:8

VII.           Dirilen İsa’nın açıklanışı ve göklere yükselişi 16:9-20

 

KAMU HİZMETİNDEN ÖNCEKİ OLAYLAR

 

Yahya’nın Bildirisi 1-8

(Matta 3:1-12; Luka 3:1-18; Yuhanna 1:19-28)

1

[Tanrı Oğlu] İsa Mesih’e ilişkin Sevinç Getirici Haber’in [a] başlangıcı. 2Yeşaya peygamberde yazılı olduğu gibi:

“İşte önünden habercimi gönderiyorum.

O senin yolunu hazırlayacaktır.

 3Çölden bir ses yükseliyor:

‘Rab’bin yolunu hazırlayın,

O’nun geçitlerini düzleyin.’”

 4Vaftizci Yahya çöl ortasında belirdi; günahtan dönüp vaftiz edilme gereğini bildiriyordu. Günahların bağışlanmasıyla ilgiliydi bu. 5Tüm Yahudiye ülkesiyle Yeruşalim’de oturanların hepsi Yahya’ya koşuyor, günahlarını açıklayarak Ürdün Irmağı’nda onun eliyle vaftiz ediliyordu. [b]

 6Yahya deve kılından bir giysi kuşanmıştı; belinde de deri bir kemer vardı. Çekirge ve yaban balıyla karnını doyuruyordu. 7“Benden sonra benden daha güçlü olan geliyor” diyerek sözü yayıyordu. “Ben eğilip O’nun çarıklarının bağlarını çözmeye bile yeterli değilim. 8Ben sizleri su ile vaftiz ettim. O sizi Kutsal Ruh’la vaftiz edecektir.”

 

İsa’nın Ürdün Irmağı’nda Vaftizi, Çölde Denenmesi 9-13

(Matta 3:13-4:1; Luka 3:21,22; 4:1-13)

 9O sırada İsa, Galile bölgesinin Nasıra kentinden geldi ve Yahya’nın eliyle Ürdün Irmağı’nda vaftiz edildi. 10İsa sudan çıkar çıkmaz, göklerin yarıldığını ve Ruh’un güvercin gibi üzerine indiğini gördü. 11Göklerden bir ses duyuldu:

 “Sen benim sevgili Oğlum’sun;

 Senden hoşnutum.”

 12Ruh O’nu hemen çöle yöneltti. 13İsa kırk gün çölde kalarak şeytan tarafından denendi. Yabanıl hayvanlarla bir arada  kaldı. Melekler O’na hizmet etti.

 

GALİLE’DE KAMU HİZMETİ

 

İsa Dört Balıkçıyı Öğrenciliğe Çağırıyor 14-20

(Matta 4:12-22; Luka 4:14,15; 5:1-11)

 14Yahya’nın tutuklanmasından sonra İsa, Galile’ye gelip Tanrı’nın Sevinç Getirici Haberi’ni yaydı.

 15“Vakit doldu, Tanrı’nın hükümranlığı [c] yaklaştı; günahtan dönün, Sevinç Getirici Haber’e iman edin” diyordu.

 16İsa, Galile Denizi’nin kıyılarında dolaşırken, Simon’la kardeşi Andreas’a rastladı. Denize ağ atıyorlardı; çünkü balıkçıydılar. 17İsa onlara, “Ardım sıra gelin” dedi. “Sizi insan avcısı yapacağım. [d] 18Onlar da hemen ağlarını bırakıp O’nun ardı sıra gittiler. 19Oradan biraz ileriye doğru gidince Zebedi’nin oğlu Yakup’la kardeşi Yuhanna’ya rastladı. Teknede ağları onarıyorlardı. 20İsa hemen onları çağırdı. Babaları Zebedi’yi yanındaki emekçilerle teknede bırakıp İsa’nın ardı sıra gittiler.

 

İsa Kötü Ruhu Çıkarıyor 21-28

(Luka 4:31-37)

 21Kafernahum’a vardılar. İsa Şabat [e] günü dosdoğru sinagoga [f] girdi, öğretmeye başladı. 22Öğretisine şaşırıp kaldılar. Çünkü onlara yetki sahibi biri gibi öğretiyordu. Dinsel yorumculara benzemiyordu.

 23Sinagogta kötü ruha tutulmuş bir adam vardı. 24“Bizden ne istiyorsun, Nasıralı İsa?” diye bağırdı. “Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum: Tanrı’nın Kutsalı’sın.”

 25İsa onu payladı: “Daha fazla konuşma; onun bedeninden çık!” 26Kötü ruh adamı sarstı, yüksek sesle haykırarak ondan çıktı. 27Herkes şaşırdı. “Bu nasıl iştir?” diyerek aralarında tartıştılar. “Yepyeni bir öğreti. Kötü ruhlara bile yetkiyle buyruk veriyor. Onlar da buyruğuna uyuyor.” 28İsa’nın ünü hemen Galile çevresinde her yere yayıldı.

 

İsa Birçok Hastayı İyileştiriyor 29-34

(Matta 8:14-17; Luka 4:38-41)

 29İsa sinagogtan ayrılıp Yakup ve Yuhanna’yla birlikte dosdoğru Simon ile Andreas’ın evine gitti. 30Simon’un kaynanası ateşler içinde hasta yatıyordu. Durumunu hemen İsa’ya bildirdiler. 31İsa yaklaşıp kadını elinden tuttu ayağa kaldırdı. Kadının ateşi düştü, hem de onlara hizmet etti.

 32O akşam güneş battıktan sonra, bütün hastaları ve cine tutulmuşları O’na getirdiler. 33Tüm kent halkı kapının önünde toplanmıştı. 34İsa çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle hastalık çeken birçok kişiyi sağlığa kavuşturdu; bir sürü cini çıkardı. Cinlere tek söz söyletmiyordu. Çünkü cinler O’nun kim olduğunu biliyorlardı.

 

İsa Tanrı Bildirisini Galile’de Yayıyor 35-39

(Luka 4:42-44)

 35Sabah çok erken, alaca karanlıkta kalkıp herkesten ırak bir yere gitti ve orada dua etti. 36Simon’la beraberindekiler O’nu izlediler. 37Bulduklarında kendisine, “Herkes seni arıyor” dediler. 38İsa, “Başka yere gidelim” dedi. “Yakın kasabalara; oralarda da sözü yaymam gerek. Çünkü bunun için geldim.” 39Sinagoglarında sözü yayarak ve cinleri çıkararak tüm Galile bölgesini dolaştı.

 

İsa Cüzamlıyı Paklıyor 40-45

(Matta 8:1-4; Luka 5:12-16)

 40Bir cüzamlı İsa’ya yaklaştı. Diz çökerek, “Eğer istersen beni pak kılabilirsin” dedi. 41İsa acı duyarak elini uzattı, ona dokundu. “İstiyorum, pak kılınasın” dedi. 42O anda adam cüzamından paklandı. 43İsa onu kesinlikle uyararak hemen yanından gönderdi: 44“Kimseye bir şey söylemeyesin. Ama git, kendini rahibe [g] göster. Pak kılındığına ilişkin onlara tanıklıkta bulunmak için Musa’nın buyurduğu sunuyu sun.”

 45Ama adam koşup her şeyi yaymaya ve haberi bildirmeye koyuldu. Öyle ki, İsa artık bir kente açıkça giremez oldu. Kent dışında ırak yerlerde kalıyordu. Her yönden koşarak O’na geliyorlardı.

 

İsa Günahları Bağışlıyor, İnmeliyi İyileştiriyor 1-12

(Matta 9:1-8; Luka 5:17-26)

2

Aradan birkaç gün geçtikten sonra İsa Kafernahum’a dönünce O’nun evde olduğu duyuldu. 2Öylesi çok insan toplandı ki, eve sığamaz oldular. Kapının önünde bile durulacak yer kalmamıştı. İsa onlara sözü bildiriyordu. 3Dört kişi geldi; İsa’ya bir inmeliyi  getirmişlerdi. 4Kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar. Bunun üzerine İsa’nın bulunduğu yerin damını deldiler. Bu deliği genişletip inmeliyi yattığı döşekle birlikte aşağı indirdiler. 5İsa onların imanını görünce inmeliye, “Oğul, günahların sana bağışlandı” dedi.

 6Dinsel yorumculardan bazıları orada oturuyor, derinden derine kafa yoruyorlardı: 7“Bu adam niçin böyle konuşuyor? Sövüyor. Tanrı’dan başka kim günahları bağışlayabilir ki?”

 8O anda İsa onların neye kafa yorduklarını ruhunda bilerek, “Niçin bunlara kafa yorup duruyorsunuz?” dedi. 9“Hangisi daha kolaydır? İnmeliye, ‘Günahların sana bağışlandı’ demek mi yoksa, ‘Kalk, döşeğini kaldır ve yürü’ demek mi? 10Öyleyse, İnsanoğlu’nun [h] yeryüzünde günahları bağışlamaya yetkili olduğunu bilmeniz gerekir..” Ardından İsa inmeliye döndü, 11“Sana diyorum kalk, döşeğini kaldır ve evine git” dedi.

 12Adam kalktı hemen döşeğini kaldırıp herkesin gözü önünde çıkıp gitti. Hepsi de şaşırıp kaldı. Tanrı’yı yücelterek, “Böylesini hiç görmedik” dediler.

 

İsa Levi’yi Çağırıyor 13-17

(Matta 9:9-13; Luka 5:27-32)

 13İsa yine deniz kıyısına gitti. Tüm topluluk O’na geliyor, O da onlara öğretiyordu.  14İsa bir yoldan geçerken, Alfeos oğlu Levi’nin gümrük yerinde oturduğunu gördü. O’na, “Ardım sıra gel” dedi. O da kalkıp İsa’nın ardı sıra gitti.

 15İsa Levi’nin evinde sofraya oturdu. Gümrük vergisi toplayanlarla günahlılardan oluşan büyük bir topluluk İsa’yla ve öğrencileriyle birlikte sofradaydı. Çünkü O’nu izleyenlerin sayısı yüksekti. 16Ferisiler’in dinsel yorumcuları, O’nun günahlılar ve gümrük vergisi toplayanlarla birlikte yemek yediğini görünce, öğrencilerine sordular: “Niçin gümrük vergisi toplayanlarla ve günahlılarla birlikte yemek yiyor O?” 17İsa bunu duyunca onlara, “Sağlamlara değil, hastalara doktor gerekir” dedi. “Ben doğru kişileri değil, günahlıları çağırmaya geldim.”

 

Oruç Sorunu Aydınlatılıyor 18-22

(Matta 9:14-17; Luka 5:33-39)

 18Yahya’nın öğrencileriyle Ferisiler oruç tutuyordu. Bazı kişiler İsa’ya yaklaşıp, “Neden Yahya’nın öğrencileriyle Ferisiler’in öğrencileri oruç tutuyor da senin öğrencilerin oruç tutmuyor?” diye sordu. 19İsa onları yanıtladı: “Güvey [i] kendileriyle birlikteyken, yakınlarının oruç tutması beklenir mi? Güvey onlarla birlikte oldukça oruç tutamazlar. 20Ama güveyin onlardan alınacağı günler gelecek; işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.

 21“Hiç kimse eski bir giysiye yeni bir kumaş parçası yamamaz. Çünkü yamarsa, yama tüm giysiyi parçalar –yeni parça eski kumaşı yırtar– ve daha beter bir yırtık oluşur. 22Yine hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara koymaz. Bunu yaparlarsa şarap tulumları yırtar. Hem şarap telef olur, hem de tulumlar yırtılır. Hayır, yeni şarabı yeni tulumlara koyarlar.”

 

Tanrısal Saygı mı, Töresel Alışkı mı 23-28

 (Matta 12:1-8; Luka 6:1-5)

 23İsa bir Şabat günü [j] buğday tarlaları arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda yürürken başakları koparıyorlardı. 24Ferisiler İsa’ya, “Bak” dediler. “Niçin Şabat günü yasal olmayanı yapıyorlar?”

 25İsa yanıtladı: “Davut’la yanındakilerin karınları acıkıp yemeğe gereksinim duyduklarında ne yaptıklarını hiç okumadınız mı?  26Abiatar’ın rahipliği döneminde nasıl Tanrı Evi’ne girip ‘kutsal sunu ekmeklerini’ yediğini. Oysa o ekmeği yemeye yalnız rahipler yetkili değil miydi? Üstelik Davut ekmeği yanındakilere de verdi.”

 27İsa sözlerini şöyle sürdürdü: “Şabat günü insan yararına saptandı, insan Şabat günü yararına değil. 28Bu durumda İnsanoğlu Şabat gününün de Rab’bidir.”

 

İsa’nın Saptadığı ve Duyurduğu Kural 1-6

(Matta 12:9-14; Luka 6:6-11)

3

İsa yine sinagoga girdi. Orada eli kupkuru kesilmiş bir adam vardı. 2Şabat günü adamı sağlığa kavuşturup kavuşturmayacağını görmek için gözlerini O’na diktiler. Amaçları O’nu suçlu çıkarmaktı. 3İsa eli kupkuru kesilmiş adama, “Buraya gel” dedi. 4Sonra onlara döndü: “Şabat günü iyilik yapmak mı, yoksa kötülük yapmak mı yasaldır? Can kurtarmak mı, yoksa can almak mı?” Onlar tek söz söylemedi.

 5İsa, öfkeyle onları tepeden tırnağa süzdükten sonra yüreklerinin katılığına üzülerek adama, “Elini uzat” dedi. O da uzattı; eli sapasağlam oldu.

 6Ferisiler Herodesçiler’le [k] birlikte hemen dışarı çıkıp İsa’yı ortadan kaldırmak için birbirleriyle danıştılar.

 

Deniz Kıyısındaki Topluluk 7-12

(Matta 12:15,16; Luka 6:17-19)

 7İsa öğrencileriyle birlikte deniz kıyısına çekildi. Galile’den büyük bir topluluk O’nun ardı sıra gitti. Yahudiye’den, 8Yeruşalim’den, İdumea’dan, Ürdün’ün karşı yakasından, Sur ile Sayda yöresinden büyük topluluklar yapmakta olduğu işleri haber alarak O’na geldiler. 9İsa kalabalıkta ezilmemek için, öğrencilerine bir kayık hazırlamalarını buyurdu. 10Pek çok kişiyi sağlığa kavuşturdu. Öyle ki, hastalığı olan herkes O’na dokunabilmek için üzerine üşüşüyordu. 11Kötü ruhlar O’nu görünce önünde yere düşüp, “Sen Tanrı’nın Oğlu’sun” diye bağırıyorlardı.

 12İsa, kim olduğunu açıklamasınlar diye onları sert biçimde paylıyordu.

 

On İki Öğrencinin Seçilmesi 13-19

(Matta 10:1-4; Luka 6:12-16)

 13İsa bir dağ yamacına çıktı [l] . İstediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da gittiler. 14Kendisiyle birlikte kalacak, sözü yaymaya gönderebileceği on iki kişi atadı. [Onları Haberciler diye adlandırdı.] 15Onlara cinleri kovma yetkisini verdi. 16[Atadığı on iki kişi şunlardır:] Petros diye adlandırdığı Simon, 17Zebedi’nin oğlu Yakup’la kardeşi Yuhanna –onlara Gök Gürlemesi’nin Oğulları anlamına gelen Boanerges adını verdi– 18Andreas, Filippos, Bartolomeos, Matta, Tomas, Alfeos’un oğlu Yakup, Taddeos, Partizan [m] Simon 19ve İsa’yı ele veren Yahuda İşkariyot.

 

Tanrı’nın Ruhu Aracılığıyla Cinleri Çıkarıyor 20-30

(Matta 12:22-32; Luka 11:14-23; 12:10)

 20İsa bundan sonra bir eve girdi. Yeniden toplanan kalabalık yüzünden yemek yemeye bile olanak bulamadılar. 21Yakınları bunu duyunca, O’nu bulmak için sokağa döküldü. Çünkü kendinden geçtiğini söylüyorlardı. 22Yeruşalim’den gelen dinsel yorumcular da, “O’nu Beelzebul tutmuş” diyorlardı. “Cinlerin başkanı aracılığıyla cinleri çıkarıyor.”

 23İsa onları yanına çağırdı, simgesel yoldan, “Şeytan şeytanı nasıl dışarı atabilir?” diye sordu. 24“Kendi içinde ikiye bölünen bir krallık ayakta duramaz. 25Kendi içinde ikiye bölünen bir ev de ayakta duramaz. 26Şeytan da kendine karşı ayaklandı ve ikiye bölündüyse ayakta duramaz. Tam tersine, sonu gelmiştir. 27Hiç kimse güçlü bir adamın evine girip mallarını yağma edemez. Ancak güçlü kişiyi bağlarsa ondan sonra evini yağma edebilir.

 28Doğrusu size derim ki, her tür günah ve ağızdan çıkan her sövgü ademoğullarına bağışlanacaktır. 29Ama her kim Kutsal Ruh’a karşı söverse sonsuzluk boyunca bağışlanmayacaktır. O kişi sonsuzluk boyunca günah sorumluluğu altındadır.” 30Çünkü onlar İsa’da kötü ruh var diye söz etmekteydiler.

 

İsa’nın Annesiyle Kardeşleri 31-35

(Matta 12:46-50; Luka 8:19-21)

 31İsa’nın annesiyle kardeşleri gelip dışarıda durdu. Adam gönderip İsa’yı çağırttılar. 32Topluluk O’nun çevresinde oturmuştu. Gönderilenler, “Annenle kardeşlerin dışarıda seni soruyor” dedi.

 33İsa, “Annemle kardeşlerim kimdir?” diyerek konuştu. 34Sonra çevresinde oturanlara göz gezdirdi. “İşte annemle kardeşlerim” dedi. 35“Tanrı’nın isteğini kim uygularsa kardeşim, kız kardeşim, annem odur.”

 

Ekinci Simgesi1-9

(Matta 13:1-9; Luka 8:4-8)

4

İsa yine Galile Denizi kıyısında öğretmeye başladı. Çok büyük bir topluluk çevresini sarınca, O’nun denizde bir kayığa geçip oturması gerekti. Tüm topluluk deniz kıyısında toplanmıştı. 2İsa simgesel öykülerle onlara birçok konuyu öğretiyordu. Öğretişinde şunları anlatmaktaydı:

 3“Dinleyin. Bir ekinci tohum ekmeye çıktı. 4O ekerken, tohumların kimi yolun kenarına düştü, kuşlar inip onu yedi. 5Başka bir tohum ise kayalık bir yere düştü. Orada bol toprak olmadığından hemen filizlendi. Çünkü toprağın derinliği yoktu. 6Güneş doğunca kavruldu, kökten yoksun olduğundan kuruyup gitti. 7Başka tohumsa dikenlerin arasına düştü, dikenler gelişip onu boğdu; ürün vermedi. 8Başkaları da verimli toprağa düştü, büyüyüp gelişti. Otuz kat, altmış kat, yüz kat ürün verdi.”

 9İsa konuşmasını, “İşitecek kulağı olan işitsin” diyerek sona erdirdi.

 

Simgelerden Çıkan Anlam 10-12

(Matta 13:10-17; Luka 8:9,10)

 10Topluluk dağılınca, kendisiyle birlikte bulunanlar ve On İkiler İsa’dan simgesel öykülerle ilgili bilgi istedi. 11İsa onları yanıtladı: “Tanrı hükümranlığının gizi sizlere sağlanmıştır. Ama onlara –dışta bulunanlara– her şey simgesel öykülerle açıklanır.  12Öyle ki,

 “‘Çok görsünler ama kavramasınlar.

 Çok dinlesinler ama anlamasınlar.

 Olmaya ki, dönüp de bağışlansınlar.’”

 

Ekinci Simgesinin Anlamı 13-20

(Matta 13:18-23; Luka 8:11-15)

 13İsa onlara, “Bu simgesel öyküyü anlamıyor musunuz?” dedi. “Öyleyse simgelerin tümünü nasıl anlayacaksınız? 14Ekinci Tanrı Sözü’nü eker. 15Yol kenarındakiler sözün ekildiği kişileri simgeler. Bunlar sözü duyar duymaz şeytan gelip kendilerine ekilen sözü taşır götürür. 16Kayalıklara ekilenler ise sözü işitir işitmez hemen sevinçle ona sarılanlardır. 17Ne var ki, kökleri olmadığından gelmeleriyle gitmeleri bir olur. Sonra Kutsal Söz konusunda acı ya da saldırıyla karşılaşınca hemen kösteklenirler.

 18“Dikenler arasına ekilenlere gelince, bunlar sözü işitenlerdir. 19Ne var ki, dünya kaygıları, zenginliğin aldatıcılığı ve çeşitli istekler araya girerek sözü boğar ve söz verimsiz kalır. 20Verimli toprağa ekilenler ise sözü duyup benimseyenlerdir. Otuz kat, altmış kat, yüz kat ürün verir.”

 

Şamdanda Yanan Işık 21-25

(Matta 5:15; 10:26; Luka 8:16-18)

 21İsa onlarla konuşmasını şöyle sürdürdü: “Odaya ışık getirildiğinde onu buğday ölçeğinin ya da yatağın altına mı koyarlar? Onun yeri şamdan değil midir? 22Açıklanmayacak gizli kapaklı bir olgu yoktur. Ne de açığa çıkarılmayacak gözden gizli bir konu vardır. 23İşitecek kulağı olan işitsin.”

 24İsa, “İşittiğinize dikkat edin” dedi. “Hangi ölçüyle ölçerseniz aynı ölçüyle ölçüleceksiniz; hem üstüne de eklenecektir. 25Çünkü kendisinde bulunana daha da çok verilecek, ama bir şeyi olmayandan elindeki bile alınacaktır.”