incilTurK.com

 
 
 

 
 

 

 
 
 
 

 

Incil - Sevinc Getirici Haber

Incil
Thomas Cosmades Cevirisi


 

ROMALILARA MEKTUP

(Tanrı’nın Kayra İlkesi)

 

Önsöz

Birinci yüzyılda her yere dağılmış inanlılar topluluklarını ve topluluk liderlerini eğitmek, yüreklendirmek ve Mesih bağlılığında bağdaştırmak için genç kilise topluluklarına Tanrı esinlemesiyle yazılan mektupları okuruz İncil’de. Toplamı yirmi bir olan bu mektupların ana konusu Tanrı katında kişinin nasıl doğruluğa erişebileceği, bağlıların nasıl eğitileceği, toplulukların ne yolda yönetileceğidir. Bunlardan on üçünü yazmak için Tanrı haberci Pavlos’u seçti ve esinledi.

 

Önemi çok yüksek olan Romalılar Mektubu 58 yılında Pavlos’un üçüncü haber gezisi sırasında Korintos kentinden yazıldı. Mektup iki önemli kesime ayrılır: ÖĞRETİ (Bölüm 1-11), UYGULAMA (Bölüm 12-16). Ana konu insanın günahlılığıdır; İsa Mesih’e iman ederek doğrulukla donatılmak, Kutsal Ruh’la dolup Tanrı’yı hoşnut eden yaşamı yaşamaktır.

 

İlk kesimde karşımıza insanla ilgili üç konu çıkıyor: 1- Evrensel Suçluluk (1-3), 2- Kişisel Günahlılık (7:15-24); 3- Tanrısal Egemenlik (9:7-18). Mektubun ana konusu 1:16-17’de açıklanmaktadır. Eski Antlaşma’dan gelen bu köklü gerçek (bkz. Habakkuk 2:4). Galatyalılar’a Mektup 3:11 ve İbraniler’e Mektup 10:38’de de konu edilmekte, tanrıbilim öğretisinin temeli olarak belirtilmektedir.

 

Bu yazı şöylece özetlenebilir:

I.                   Herkes doğrulukla donatılmaya gereksinimli 1:1-3:20.

II.                Suçluluk kesindir, doğruluk kayrayladır 3:21-5:11.

III.             Adem’le birlik, Mesih’le birlik 5:12-7:25.

IV.              Tanrı tasarılarının bütünlenmesi 8:1-9:5.

V.                 Egemen Tanrı isteği uyarınca seçilenler 9:6-11:36.

VI.              Mesih’e imanın uygulanışı 12:1-16:27.

 

Özel Açıklama 1-7

1

Mesih İsa’nın uşağı, haberci[1] olmaya çağrılan, Tanrı’nın Sevinç Getirici Haberi’ni yaymaya atanan Pavlos’tan. 2Tanrı’nın peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yazılar’da önceden vaat ettiği Sevinç Getirici Haber. 3Bu Haber O’nun Oğlu Mesih’e ilişkindir. O, beden açısından Davut soyundan doğan, 4kutsallık ruhu açısından ölüler arasından dirilerek güçlülükle Tanrı Oğlu belirlenen Rabbimiz İsa Mesih’tir.

 5O’nun aracılığıyla kayra ve habercilik görevini aldık. O’nun adının yayılması için bütün uluslar arasında iman buyruğuna uymayı tanıtalım diye.. 6Sizler de bunların arasında İsa Mesih’in çağrılılarısınız. 7Roma’da bulunan hepiniz, Tanrı’nın sevdikleri, kutsal yaşam çağrılıları.. Sizlere Babamız Tanrı’dan ve Rab İsa Mesih’ten kayra ve esenlik gelsin.

 

Dua ve Teşekkür 8-12

 8En başta, hepiniz için İsa Mesih aracılığıyla Tanrıma teşekkür sunarım. Çünkü imanınız tüm dünyada yayılıyor. 9Oğlu’nun Sevinç Getirici Haberi’nde canla başla kendisine ruhsal hizmet sunduğum Tanrı tanığımdır: Hiç ara vermeden sizleri anıyorum. 10Tanrı isteğiyle yakın dönemde bir yoldan yanınıza gelebilmek için sürekli dua ediyorum. 11Bu isteğimin nedeni sizleri özlemiş olmamdır. Destek bulasınız diye sizlere ruhsal bir bağış sağlamak istiyorum. 12Öyle ki, siz de ben de imanımızda birbirimizi karşılıklı yüreklendirelim.

 

Özel Bilgi 13-15

 13Kardeşlerim, sizleri bilgisiz bırakmak istemem. Kaç kez yanınıza gelmeyi tasarladım ama şu ana dek engellendim. Öteki uluslar arasında olduğu gibi sizin aranızda da ürün toplamayı amaçladım. 14Yunanlılar’a* da Barbarlar’a da, akıllılara da aklı kıt olanlara da borçluyum. 15Bu nedenle Roma’da bulunan sizlere de Sevinç Getirici Haber’i müjdelemek için sabırsızlanıyorum.

 

Sevinç Getirici Haber’in Yeterliliği 16,17

 16Çünkü, Sevinç Getirici Haber’e bağlılığımdan utanç duymuyorum. Çünkü her iman edene kurtuluş sağlayan Tanrı gücüdür; ilkin Yahudi’ye hem de Yunanlı’ya. 17Çünkü Tanrı’nın insanı doğruluğa iletmesi Sevinç Getirici Haber’de açıklanır. İmana dayanan, imana ulaştıran doğruluktur bu. Tıpkı yazılı olduğu gibi, ‘Doğru kişi imanla yaşayacaktır.’

 

DOĞRULUĞA GENEL GEREKSİNİM

 

İnsanlığın Suçluluğu 18-32

 18Kötü tutumlarıyla gerçeğe set çeken insanların tüm tanrısaymazlığına ve kötülüğüne karşı Tanrı’nın öfkesi gökten açıklanır. 19Çünkü Tanrı’ya ilişkin ne varsa onlara belirgindir; Tanrı bunu onlara açıklamıştır.

 20O’nun göze görünmeyen nitelikleri –başlangıcı sonu olmayan gücü ve tanrılığı– dünyanın yaratılmasından bu yana yapılan işlerden anlaşılmakta ve açık açık görülmektedir. Öyle ki, hiç özürleri olmasın. 21Çünkü Tanrı’yı bilmelerine karşın, O’nu ne Tanrı olarak yücelttiler, ne de teşekkür sundular. Tam tersine, tasarılarında boş savlara kapıldılar ve anlayıştan yoksun akılları kapkaranlık oldu. 22Bilgelik taslarken akılsızlığa sürüklendiler. 23Ölümsüz Tanrı’nın yüceliğini ölümlü insanla, kuşlarla, dört ayaklı yaratıklarla ve sürüngenlere benzer canlılarla değiştirdiler.

 24Bu nedenle, Tanrı onları yüreklerinin tutkusunda iğrençliğe teslim etti. Bu işlerle kendi aralarında bedenleri aşağılansın diye. 25Onlar Tanrı’nın gerçeğini yalanla değiştirdiler; Yaratan’dan çok yaratığa tapındılar, ona hizmet sundular. Tanrı çağlar boyunca kutlansın. Amin.

 26Bunun için Tanrı onları edepsizlikle ilgili utandırıcı isteklere teslim etti. Kadınları, doğal ilişkiyi doğala ters düşen ilişkiye dönüştürdüler. 27Bunun gibi erkekleri de kadınla doğal ilişkiyi bırakıp isteklenmelerinde birbirlerini özleyerek yanıp tutuştular. Erkekler erkeklerle utanmazlık ettiler ve sapıklıklarına yaraşan karşılığı kendi varlıklarında buldular.

 28Tanrı’yı bilme aşamasına gelmeyi onaylamadıklarından, Tanrı onları uygunsuz işler yapmaları için onaylanmayan düşünceye teslim etti. 29Onların varlığında her tür bozukluk, aşağılık, açgözlülük, kötülük doldu taştı. Kincilik, adam öldürücülük, kavgacılık, düzenbazlık, bayağılık onları tepeden tırnağa dek sardı. Dedikoducular, 30başkalarını çekiştirenler, Tanrı’yı yerden yere vuranlar, onu bunu aşağı görenler, büyüklenenler, övünenler, uygunsuz işler düzenleyenler, ana baba sözü dinlemeyenler, 31düşüncesizler, sözünde durmayanlar, sevgi nedir bilmeyenler, sevecenlikten yoksun kişiler. 32Bu işleri yapanlara ölüm yaraşır diyen Tanrı’nın hak yargısını bilmelerine karşın, bunları salt yapmakla yetinmezler, üstelik yapanları da onaylarlar.

 

Tanrı’nın Yansız Yargılaması 1-11

2

Bu nedenle ey yargı yürüten insan! Kim olursan ol hiç özrün yok. Çünkü başkasına yargı yürüttüğün konuda kendine karşı yargı yürütmektesin. Çünkü yargı yürüten sen, aynı işleri uygulamaktasın. 2Bunları yapanlara karşı Tanrı yargılamasının gerçek kapsamında uygulandığını biliyoruz. 3Bunları yapanlara karşı yargı yürüten, öte yandan aynısını kendisi yapan insan! Tanrı yargılamasından kaçıp kurtulacağını mı sanıyorsun sen? 4O’nun iyi yürekliliğinin, cezayı erteleyişinin, katlanışının ululuğunu mu küçümsüyorsun? Tanrı’nın iyi yürekliliğinin seni günahtan dönmeye yönelttiğini bilmezlikten mi geliyorsun?

 5Doğruluğa dayanan Tanrı yargılamasının evrene açıklanacağı öfkeli yargılama gününde, katılığına ve günahtan dönmeye yanaşmayan yüreğine yaraşır biçimde, kendine karşı öfke biriktiriyorsun sen. 6Tanrı herkese işlerine göre karşılık verecektir. 7Sabırla, yararlı işlerle yücelik, onur ve kalıcılık arayanlara sonsuz yaşam; 8öte yandan sürtüşmecilere, gerçeğe sırt çevirip düşüklüğü kucaklayanlara öfke ve kızgınlık uygulanacak. 9Kötülük işleyen herkes acı ve üzüntü çekecek: İlkin Yahudi hem de Yunanlı. 10Öte yandan yararlı işler yapan herkese yücelik, onur ve esenlik gelecek; ilkin Yahudi’ye, hem de Yunanlı’ya. 11Çünkü Tanrı insanlar arasında ayrım gözetmez.

 

Tanrı Yargılaması Saptanacaktır 12-16

 12Ruhsal yasayı bilmeden günah işleyenlerin tümü* ruhsal yasa öneme alınmaksızın mahvolacak. Ruhsal yasa kapsamında günah işleyenlerin tümü de ruhsal yasa yoluyla yargılanacak. 13Çünkü Tanrı katında doğru kişiler ruhsal yasanın duyucuları değildir. Tersine, doğrulukla donatılanlar ruhsal yasanın uygulayıcılarıdır. 14Çünkü ruhsal yasaya sahip olmayan uluslar[2], ruhsal yasaya ilişkin gerekleri kendiliklerinden uyguladıklarında, ruhsal yasaya sahip olmamalarına karşın, kendi kendilerine yasa görevi görürler. 15Bu insanlar tutumlarıyla, ruhsal yasaca[3] buyrulanların öz yüreklerinde yazılı olduğunu gösterirler. Vicdanları kendileriyle birlikte tanıklık eder. Birbiriyle çelişen düşünceleriyse ya onları suçlar ya da savunur. 16Tanrı insanların yaşamındaki gizli kapaklı sorunları O Gün İsa Mesih aracılığıyla yargılar. Benim Sevinç Getirici Haberim uyarınca uygular bunu.

 

Ruhsal Yasayı Bilenlerin Yargılanması 17-24

 17Gelelim sana Yahudi adını taşıyana, ruhsal yasaya güvenene, Tanrı’yı bilmekle övünene, 18ruhsal yasanın ışığında eğitildiğinden O’nun isteğini tanıyana, üstün değerleri onaylayana. 19Görmeyenlerin yöneticisi olduğuna güven besleyene, karanlıkta yürüyenlere ışık verene, 20akılsızların eğitmenine, bilgisizlerin öğretmenine. Ruhsal yasada bilgi ve gerçeğin özüne sahip olana. 21Başkasına öğreten sen, kendine öğretmez misin? Çalmamak konusunda sözü yayan sen, kendin çalar mısın? 22Evlilik dışı cinsel bağlantıya girme diyen sen, evlilik dışı cinsel bağlantıya girer misin? Yalancı tanrılardan iğrenen sen, tapınak yağmacılığı eder misin*? 23Ruhsal yasayla övünen sen, ruhsal yasaya karşı suç işleyerek Tanrı’yı yermektesin. 24Kitap’ta yazılı olduğu gibi, ‘Çünkü Tanrı’nın adı uluslar arasında sizin yüzünüzden kötülenmektedir.’

 

Yüzeysel Bilgi mi, Yüreksel Uygulama mı? 25-29

 25Eğer ruhsal yasayı uyguluyorsan, sünnet gerçekten yararlıdır. Ama ruhsal yasaya karşı suç işleyen biriysen, sünnetli olman sünnetsizlikle eşit tutulur. 26Çünkü ruhsal yasanın kurallarını uygulayan sünnetsiz kişinin sünnetsizliği sünnetlilik sayılmaz mı?

 27Öyleyse, bedence sünnetsiz olan ama ruhsal yasayı uygulayan birey, Kitap’ta yazılanları bilmene ve sünnetli olmana karşın, ruhsal yasa önünde suç işleyen seni yargılayacaktır. 28Çünkü kişi ne dıştan öyle görünmekle Yahudi olabilir, ne de bedence dıştan sünnetli görünmekle sünnetli olabilir. 29Tam tersine, gerçek Yahudi iç yaşamda böyle davranan, yüreği sünnet edilmiş insandır. Yasa’da yazılanlarla değil, ruhla yöneltilendir. Onun övgüsü insanlardan değil, Tanrı’dandır.

 

Her Durumda Doğru Olan Tanrı 1-8

3

Öyleyse, Yahudiler’in taşıdığı özellik nedir? Ya da sünnetliliğin yararı ne olabilir? 2Her bakımdan çoktur. Her şeyden önce, Tanrı sözleri Yahudiler’e emanet edilmiştir. 3İçlerinden bazıları güvenilmezliğe kaydıysa ne olmuş? Onların güvenilmezliği Tanrı’nın güvenilirliğini geçersiz mi kılar? Hiçbir zaman! 4Herkes yalancı olsa bile, Tanrı gerçek olmalı. Kitap’ta yazılı olduğu gibi:

 “Böylece sözlerinde doğru çıkasın.

 Yargıya oturduğunda üstünlüğünü kanıtlayasın.”

 5Ama eğer kötülüğümüz Tanrı adaletini tanıtlıyorsa, buna ne demeli? Yoksa öfkeli yargısını uygulayan Tanrı adaletsiz mi davranıyor? (İnsansal görüşle söz söylüyorum.) 6Hiçbir zaman! Böyle olsaydı, Tanrı dünyayı nasıl yargılayabilirdi?

 7Ama eğer benim yalancılığımdan ötürü, Tanrı’nın gerçekliği O’nun yüceliği yararına bollukla artıyorsa, niçin şu ana dek bir günahlı durumunda yargılanıyorum? 8Buna göre, “Kötülük yapalım ki bundan iyilik çıksın” diye mi sav yürüteceğiz? Bazı kimseler böyle asılsız sözler ettiğimizi ileri sürerek bize kara çalıyor. Bunları yayanlar hak ettikleri kapsamda yargılanacaktır.

 

Her Can Doğruluktan Yoksundur 9-20

 9Öyleyse, biz Yahudiler ötekilerden üstün kişiler miyiz? Kesinlikle hayır! Çünkü bütün insanların –Yahudiler’in de, ulusların da– günah egemenliğinde bulunduğunu daha önce kanıtladık.

 10Kitap’ta yazılı olduğu gibi:

 “Doğru olan yok, tek kişi bile..

 11Anlayışla davranan yok,

 Tanrı’yı arayan yok.

 12Tümü yolu sapıttı, toplamı yararsız oldu.

 İyilik yapan yok, tek kişi bile.

 13Boğazları açık gömüttür,

 Dilleriyle kandırırlar.

 Dudaklarının altında engerek zehiri var.

 14Ağızları ilenme ve acı sözle taşar.

 15Ayakları kan dökmeye koşar.

 16Geçtikleri yollar yıkım ve dert dolu.

 17Bilmezler barış yolunu.

 18Yok gözlerinde Tanrı korkusu.”

 19Şimdi biliyoruz ki, ruhsal yasada söylenen her şey yasa altında bulunan kişilere söylenmiştir; her ağız kapansın ve tüm dünya Tanrı önünde suçlansın diye. 20Çünkü hiçbir insan ruhsal yasada sıralanan uygulamalarla Tanrı katında doğrulukla donatılmayacaktır. Çünkü ruhsal yasa bireyi ancak günahı bilme kavramına getirir.

 

Doğruluk Yolu Tektir 21-31

 21Ama şimdi ruhsal yasa olmaksızın Tanrı’nın insanı doğruluğa eriştirmesi belirmiştir; hem ruhsal yasanın hem de peygamberlerin tanıklığı budur. 22İsa Mesih’e iman yoluyla iman aşamasına varanların tümünü Tanrı’nın doğruluğa eriştirmesidir bu. Çünkü hiçbir ayrım yoktur. 23Çünkü tümü günah işledi ve Tanrı’nın yüceliğinden yoksun kalmaktadır. 24Onlar karşılık ödemeksizin Tanrı’nın kayrasından yararlanarak, Mesih İsa’da sağlanan kurtulmalık aracılığıyla doğrulukla donatılırlar. 25Tanrı İsa’yı –kanına iman edenlerin benimsemesi için– günahları gideren bağışlamalık olarak sundu. Bu, Tanrı adaletinin kesinlikle açıklanması içindi. Çünkü daha önce işlenmiş günahlara göz yumarak cezayı ertelemişti. 26Böyle davranmasının nedeni, adaletinin şimdiki dönemde açıklanması içindir: Hem kendi doğruluğu, hem de İsa’ya iman edeni doğrulukla donattığı kanıtlansın diye..

 27Öyleyse övünmek nerede kalıyor? Dışlanıyor. Hangi ilke uyarınca oluyor bu dışlama? Yasa’da buyrulan işler nedeniyle mi? Hayır, iman ilkesi uyarınca. 28Çünkü insan ruhsal yasada sıralanan işler olmaksızın, salt iman ederek doğrulukla donatılır düşüncesi üzerinde duruyoruz.

 29Yoksa Tanrı yalnız Yahudiler’in Tanrısı mı? Ulusların da Tanrısı değil mi? Hiç kuşkusuz ulusların da Tanrısı’dır. 30Tanrı bir olduğuna göre sünnetlileri de, sünnetsizleri de imanlarından ötürü doğrulukla donatacak. 31Bu ne demektir? İman yoluyla ruhsal yasayı geçersiz mi kılıyoruz? Hiçbir zaman! Tam tersine, ruhsal yasayı pekiştiriyoruz.

 

İbrahim Doğruluğunu Nasıl Sağlayabildi? 1-8

4

Öyleyse, atamız İbrahim’in beden açısından yararı ne olmuştur? diye sorabiliriz. 2Eğer İbrahim yaptığı işlerden ötürü doğrulukla donatıldıysa, övünmek için bir dayanağı vardır; ama Tanrı doğrultusunda değil. 3Çünkü Kutsal Yazı ne buyuruyor?

 “İbrahim Tanrı’ya iman etti

 ve bu ona doğruluk sayıldı.”

 4İş yapana yaraşan karşılık armağan niteliğinde değil, ücret yükümlülüğünde hesaplanır. 5Buna karşı, tanrısaymazı doğrulukla donatan Tanrı’ya iman edenin imanı doğruluk yerine sayılır; yaptığı işler değil. 6Nasıl ki Davut da, Tanrı’nın işler olmaksızın doğru saydığı insana özgü mutluluğu şöyle anlatır:

  7“Ne mutlu kötülükleri bağışlanan, günahları örtülen kişilere!

 8Ne mutlu Rab’bin kendisine günah saymadığı insana!”

 

İbrahim’in Doğruluğu: Sünnetsiz Durumdayken 9-12

 9Öyleyse bu mutluluk yalnız sünnetlileri mi, yoksa sünneti olmayanları da mı kapsar? Çünkü İbrahim’in imanı kendisine doğruluk yerine sayıldı diyoruz. 10Nasıl oldu da bu böyle sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, yoksa sünnetsiz durumdayken mi? Hayır. Sünnet olduktan sonra değil tam tersine, sünnetsiz durumdayken sayıldı. 11İbrahim daha sünnetsizken, sünnet simgesini imandan doğan doğruluğun mührü olarak aldı; sünnetsiz olmalarına karşın iman edenlerin tümüne ruhsal baba olsun diye. Böylelikle onlara da doğruluk sayılması amaçlandı. 12Bunun yanı sıra sünnetlilere de baba oldu o. Salt sünnetli oldukları için değil, babamız İbrahim’in sünnetsizken taşımakta olduğu imanın izlerinde yürüdükleri için.

 

İbrahim’in Doğruluğu: Ruhsal Yasadan Önce 13-17

 13İbrahim’e ya da soyuna, dünyanın mirasçıları olma vaadi ruhsal yasa aracılığıyla değil, imandan doğan doğruluk aracılığıyla sağlandı. 14Çünkü ruhsal yasa uyarınca yaşayanlar Tanrı’dan miras alsaydı iman boşa çıkar, vaat da geçersiz olurdu. 15Çünkü ruhsal yasa tanrısal öfkeye neden olur. Oysa ruhsal yasanın olmadığı yerde suç da yoktur.

 16Bu nedenle tüm İbrahim soyuna kayra aracılığıyla sağlanması için, vaat imana dayanmaktadır; yalnız ruhsal yasaya bağlı olanlara değil, İbrahim’in imanına bağlı olanlara da. Çünkü o hepimizin ruhsal babasıdır. 17Kitap’ta yazılmış olduğu gibi: “Seni birçok ulusun babası kıldım.” İbrahim ölüleri yaşama kavuşturan, var olmayanı var eden Tanrı’nın önünde iman etti.

 

İman Edenlerin Parlak Örneği: İbrahim 18-25

 18İbrahim umutsuzluğa karşın umutla birçok ulusun babası olacağına iman etti. Yazılı olduğu gibi: “Senin soyun böyle olacaktır.” 19Bedeninin ölü denebilecek durumunu –yaklaşık yüz yaşındaydı– ve Sarah’nın çocuk doğuramayacak durumda olduğunu düşündüğünde imanı sarsılmadı. 20Tanrı’nın vaadi konusunda imansızlık edip kuşkuya düşmedi. Tam tersine, imanda güçlenerek Tanrı’ya yücelik sundu. 21O’nun vaat ettiğini uygulamaya da gücü yettiğine kesinlikle güvendi. 22Bu nedenle, imanı kendisine doğruluk olarak sayıldı.

 23Kaldı ki, ‘kendisine sayıldı’ sözleri yalnız İbrahim için yazılmış değildir. 24Bu sözler bizler için de yazılmıştır. Rabbimiz İsa’yı ölüler arasından diriltene iman eden bizler için de iman doğruluk sayılacaktır. 25İsa, bizim suçlarımız için ölüme teslim edildi ve doğruluğumuz için ölümden dirildi.

 

Mesih’e İman Edenin Doğruluğu 1-11

5

 Bu nedenle, iman sonucu doğrulukla donatılmış olarak, Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı’nın önünde barış gönencindeyiz. 2İman ederek içinde bulunduğumuz bu kayraya O’nun aracılığıyla girme hakkına kavuştuk. Kavuşacağımız Tanrı yüceliğinin umuduyla da övünç duyuyoruz. 3Üstelik acılarımızda bile övünç duyuyoruz. Çünkü acının sabrı oluşturduğunu biliyoruz. 4Sabır, denenmeden geçildiğini gösterir, denenme de umudu oluşturur. 5Bu umut utanç getirmez. Çünkü Tanrı’nın sevgisi bizlere verilen Kutsal Ruh aracılığıyla yüreklerimizde dolup taşmaktadır.

 6Çünkü biz daha güçten yoksunken, gerekli dönemde Mesih tanrısaymazlar yerine öldü. 7Doğru kişi yerine başka birinin ölmesini düşünmek güçtür. Yararlı insanın yerine belki başka biri ölme yürekliliğini gösterebilir. 8Ama biz daha günahlıyken Mesih bizim yerimize öldü. Tanrı bize sevgisini bununla kanıtlıyor. 9İsa’nın kanı aracılığıyla şu anda doğrulukla donatılmışsak, O’nun aracılığıyla Tanrı’nın gelecek olan öfkeli yargısından kurtuluş bulacağımız daha da kesindir. 10Biz düşmanken Oğlu’nun ölümü aracılığıyla Tanrı’yla barıştırıldığımız göz önünde tutulsun. Ama barıştırılmış ortamda Mesih’in yaşamı aracılığıyla kurtuluş bulacağımız daha da kesindir. 11Hem yalnız bu kadar da değil. Rab’bimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı bağlılığında övünç duymaktayız. O’nun aracılığıyla şimdi barışsal kayrayla donatıldık.

 

Günahın Sonucu, Tanrı’nın Armağanı 12-19

 12Bu nedenle bir tek insan yüzünden günah nasıl dünyaya girdiyse, günah yüzünden de ölüm dünyaya girdi. Böylece bütün insanları ölüm biçip geçti. Çünkü tümü günah işledi. 13Ruhsal yasa verilmeden önce de günah dünyadaydı. Ne var ki, ruhsal yasanın bulunmadığı yerde günah öneme alınmaz. 14Ama ölüm Adem’in gününden Musa’nın gününe dek egemenliğini sürdürmüştür. Adem benzeri suçluluk sınırını aşarak günah işlememiş olanlar üzerinde de..

 Adem gelişi beklenen kişinin bir betimidir. 15Ne var ki, tanrısal bağış Adem’in suç işlemesine benzemez. Çünkü eğer bir tek kişinin suç işlemesiyle bunca insana ölüm yargısı geldiyse, Tanrı kayrasının ve armağanının bunca kişi yararına bollukla dağıtılması daha da kesindir. Buysa bir tek insanın –İsa Mesih’in– kayrasıyla oldu.

 16Tanrısal armağan o tek kişinin günahına koşut değildir. Çünkü bir tek insanın suçu sonucunda saptanan yargı suçlu çıkarılma oldu. Tanrısal bağış ise bunun tersine, bir sürü suçtan sonra doğru çıkarılmayı sağladı. 17Suçun bir tek insan tarafından işlenerek ölüm egemenliğini getirdiği ve bunun o tek kişi aracılığıyla bütünlendiği önümüzdedir. Ama kayra bolluğunu ve doğruluk armağanını alanların, bir tek kişi –İsa Mesih– aracılığıyla yaşamda egemenlik sürecekleri daha da kesindir.

 18Demek ki, bir tek insanın suçluluğu yüzünden suçlu çıkarılma nasıl bütün insanları içerdiyse, buna koşut olarak bir tek insanın doğru çıkarma eylemiyle yaşam doğruluğu bütün insanları kapsamıştır. 19Çünkü bir tek insanın buyruğa uymazlığıyla nasıl birçokları günahlı kılınmışsa, buna koşut olarak bir tek insanın buyruğa uymasıyla da birçokları doğru kılınacaktır.

 

Kayranın Ruhsal Yasaya Üstünlüğü 20,21

 20Ruhsal yasa suçluluğun artması için araya girdi. Ama günahın arttığı yerde kayra da her ölçüyü aşan bir artışla çoğaldı. 21Öyle ki, günah nasıl ölüm yoluyla egemenlik sürdüyse, Rab’bimiz İsa Mesih aracılığıyla sonsuz yaşamı getiren kayra da doğrulukla egemenlik sürsün.

 

GÜNAH SORUNU

 

Mesih’in Ölümüyle Sağlanan Üstünlük 1-11

6

Öyleyse ne diyeceğiz? Kayra çoğalsın diye günah işlemeyi sürdürecek miyiz? 2Hiçbir zaman! Günaha karşı ölmüş olan bizler bundan böyle nasıl günah içinde yaşayabiliriz? 3Yoksa Mesih İsa’yla bir olmaya vaftiz edilen bizlerin, O’nun ölümüyle bir olmaya vaftiz edildiğimizi bilmiyor musunuz? 4Çünkü vaftiz yoluyla O’nunla birlikte ölüme gömüldük. Öyle ki, Baba’nın görkemli gücüyle Mesih nasıl ölüler arasından dirildiyse, biz de günlerimizi yepyeni bir yaşamda geçirebilelim.

 5Çünkü ölümünün benzerliğinde O’nunla birleştiysek, dirilişinin benzerliğinde de birleşmemiz doğaldır. 6Eski insan benliğimizin O’nunla birlikte çarmıha çakıldığını biliyoruz; günah tutsaklığındaki beden ortadan kaldırılsın, bundan böyle günaha tutsaklık etmeyelim diye. 7Çünkü ölmüş kişi günahtan özgür kılınmıştır. 8Eğer Mesih’le birlikte öldüysek, O’nunla birlikte yaşayacağımıza da imanımız vardır.

 9Mesih’in ölüler arasından dirilmiş olduğunu ve yeniden ölmeyeceğini biliyoruz. Artık O’nun üzerinde ölümün egemenliği kalmamıştır. 10Öldüğü ölüm, sadece bir kez olmak üzere günaha karşı ölümdü; şimdi yaşadığı yaşamı ise Tanrı için yaşıyor. 11Tıpkı bunun gibi, sizler de kendinizi günah karşısında ölü, Mesih İsa bağlılığında Tanrı karşısında diri kişiler sayın.

 

Mesih’in Dirilişi: Özgürlüğün Kanıtı 12-14

 12Bundan böyle günah ölümlü bedeninizde egemenlik kurmasın; öyle ki, bedenin tutkularına uymayasınız. 13Ne de bedeninizin parçalarını kötülük araçları olarak günaha sunun. Bunun yerine, ölüler arasından yaşama kavuşmuş kişiler olarak kendinizi Tanrı’ya sunun. Bedeninizin parçalarını da doğruluk araçları niteliğinde Tanrı’ya yararlı kılın. 14Çünkü günah sizlere egemen kesilmeyecektir. Çünkü ruhsal yasa altında değil, kayra altındasınız.

 

Mesih İnanlısı: Doğruluk Tutsağı 15-23

 15Öyleyse, ruhsal yasa altında olmayıp kayra altında olduğumuz için günah mı işleyelim? Hiçbir zaman! 16Bilmiyor musunuz ki, kimin buyruğuna uymak amacıyla kendinizi uşak olarak sunarsanız, buyruğuna uyduğunuz efendinin uşağı olursunuz; ya ölüme sürükleyen günahın, ya da doğruluğa ulaştıran söz dinleyiciliğin.. 17Ama Tanrı’ya şükürler olsun. Çünkü bir vakitler günahın uşağı olan sizler, artık teslim olduğunuz öğretiye gönülden boyun eğmiş bulunuyorsunuz.

 18Günahtan özgür kılınarak doğruluğun uşakları oldunuz. 19Doğal yapınızın güçsüzlüğü yüzünden, insansal ölçüler uyarınca konuşuyorum: Bir vakitler bedeninizin parçalarını nasıl iğrençliğe, bir kötülükten öbür kötülüğe uşak olarak sundunuzsa, şimdi de kutsallığa yükselten doğruluğun uşakları olarak sunun. 20Çünkü günahın uşağıyken, doğruluktan özgürdünüz.

 21Şu anda utanç duyduğunuz işlerden o dönemde sanki ne ürün topladınız? Onların sonucu ölümdür. 22Ama şimdi günahtan özgür kılındınız. Tanrı’nın uşağı oldunuz. Bundan topladığınız ürün yaşam kutsallığıdır; sonucu ise sonsuz yaşamdır. 23Çünkü günahın karşılığı ölümdür. Tanrı’nın bağışı ise Rabbimiz Mesih İsa aracılığıyla sonsuz yaşamdır.

 

RUHSAL YASA – YAŞAM RUHUNUN YASASI

 

Ruhsal Yasa Belirli Bir Süre İçindir 1-6

7

Ruhsal yasayı tanıyanlara söylüyorum kardeşlerim: Ruhsal yasanın insan üzerindeki egemenliğinin, insanın yaşam süresiyle kısıtlı olduğunu bilmiyor musunuz? 2Örneğin, evli bir kadın kocası yaşadığı sürece ona yasayla bağlıdır. Ama kocası ölürse, onu kocasına bağlayan yasadan özgür kılınır. 3Şöyle ki, kocası yaşarken başka bir erkeğe varırsa evlilik dışı cinsel bağlantıya girmiş sayılır. Oysa kocası ölürse bu yasadan özgürdür; başka bir erkeğe varsa da evlilik dışı cinsel bağlantıya girmiş olmaz.

 4Kardeşlerim! Tıpkı bunun gibi, ölen Mesih’in bedeni aracılığıyla sizler de ruhsal yasa karşısında öldünüz. Artık başkasına –ölüler arasından dirilene– varmakta özgürsünüz. Bundaki amaç Tanrı’ya ürün getirenler olmamızdır. 5Bizler bedenin utandırıcı istekleri uyarınca yaşamaktayken, ruhsal yasanın etkilediği günahtan doğan utandırıcı istekler bedenimizin parçalarında ölüme yaraşan ürünü oluşturuyordu. 6Ama şimdi tutsak kılındığımız bağ karşısında ölmüş olduğumuzdan, ruhsal yasadan özgür kılındık; yazılı yasanın eski yolunda değil, Ruh’un yeni yolunda hizmet sunalım diye.

 

Ruhsal Yasa: Günahın Aynası 7,8

 7Bundan nasıl bir sonuç çıkaracağız? Ruhsal yasanın günahlı olduğunu mu? Hiçbir zaman! Ne var ki, ruhsal yasa olmadan günahın ne olduğunu bilemezdim. Eğer ruhsal yasa, göz dikmeyeceksin dememiş olsaydı, göz dikmenin kötü bir eylem olduğunu bilmeyecektim. 8Günah buyruk aracılığıyla elverişli ortamı buldu ve içimde göz dikmenin her çeşidini oluşturdu. Çünkü ruhsal yasa olmadıkça günah ölüdür.

 

Günahı Ölüme Götüren Ruhsal Yasa 9-13

 9Bir zamanlar ruhsal yasasız yaşıyordum. Ama buyruk gelince günah canlılık buldu, 10ben de öldüm. Böylece yaşama götürmesi gereken buyruk beni ölüme sürükledi. 11Çünkü günah buyruk aracılığıyla elverişli ortamı bularak beni kandırdı ve buyruk aracılığıyla