incilTurK.com

 
 
 

 
 

 

 
 
 
 

 

Incil - Sevinc Getirici Haber

Incil
Thomas Cosmades Cevirisi


 

VAHİY (GÖKSEL AÇIKLAMA)

(Kuzu’nun Yengisi)

 

Önsöz

Kutsal Kitap’ın son yazısı (Apokalypsis: Açıklama, gösterme, bildirme) eskatologya* ile ilgilidir. Çağdaş okuyucuyu uğraştıran betimlemeler, simgeler, tanımlarla doludur. Bugün anlaşılması güç olan bu soyut açıklamalar, Vahiy’in yazıldığı dönemde okuyucunun kolaylıkla anlayabileceği bir yazı biçimidir.

 

Tanrı esinlemesiyle birinci yüzyılın sonlarında bu parçayı yazan kişi kendini Yuhanna diye tanıtır. Bu göksel açıklamanın içeriğini Tanrı İsa Mesih’e verdi. O da gönderdiği bir melek aracılığıyla uşağı Yuhanna’ya bildirdi (1:1,2). Konu kısa zamanda olacak olayları kapsamaktadır. Çağların sonuyla ilgili olduğundan, buna eskatologya* yazısı denir.

 

Bu yazı dirilip göklere yükselen Mesih’in Anadolu’daki yedi kilise topluluğunun meleğine (vaizine) gönderdiği yedi bildiriyle başlar (beşi uyarı, ikisi övgü). Okuyucu bundan sonra Tanrı’ya ve Kuzu’ya ilişkin görmelerle (4:1-5:14), ardından yedi mühürle, bunların açılmasında da yedi görmeyle karşılaşır (6:1-8:1).

 

Bunları yedi boru sesi ve boruların ötüşünde yedi görme izler (8:2-9:21; 11:15-19). Altıncıyla yedinci mühür ve boru sesi arasında olayların gelişimi anlatılırken değişik bir durumla yüz yüze geliriz (7:1-17; 10:1-11:14). Daha sonra Yuhanna gökte ulu bir görmeyle karşılaşır (12:1-8). Tanrı’ya karşı çıkan üç canavar (12:9-13:1-18), Sion Dağı’nda Kuzu’yla bağlıları (14:1-20), yedi altın tasta yedi büyük sıkıntıyı taşıyan yedi melek görür (15:1-16:21).

 

Ardından başka yargılamalar gelir (17:1-19:21). Kitap Kuzu’nun kesin yengisiyle son bulurken, bin yıllık Mesih hükümranlığı ve yeni gök, yeni yer, yeni Yeruşalim belirir (20:1-22:21). Kurulu düzende eşi benzeri görülmemiş, yüceden inen kendine özgü görkemli bir kent.

 

Giriş 1-3

1

 İsa Mesih’in açıklayışı [a] . Tanrı kısa zamanda olması gereken olayları uşaklarına göstersin diye bunu Mesih’e verdi. O da gönderdiği meleği aracılığıyla uşağı Yuhanna’ya bildirdi bunu. 2Yuhanna Tanrı Sözü’ne tanıklıkta bulundu. Ve İsa Mesih tanıklığına ilişkin gördüğü her şeye.. 3Bu peygamberlik sözlerini yüksek sesle okuyan, onda yazılı olanları dinleyenler hem de tutanlar mutludur. Çünkü vakit yakındır.

 

ASYA EYALETİNDEKİ YEDİ KİLİSE TOPLULUĞUNA YEDİ MEKTUP

 

Yazının Konusu 4-20

 4Yuhanna’dan Asya eyaletindeki yedi kilise topluluğuna: Şimdi Var Olan’dan, önceden Var Olan’dan, gelecek Olan’dan sizlere kayra ve esenlik olsun. Hem de, O’nun tahtı önündeki yedi Ruh’tan 5ve güvenilir tanık, ölülerin ilk-doğanı, yeryüzü hükümranlarının başkanı İsa Mesih’ten..

 Bizleri sevene, kanıyla günahlarımızdan özgür kılana.. 6Bizleri bir krallık yaptı O. Tanrı’sına ve Baba’sına rahipler oluşturdu. O’na çağlar [çağınca] yücelik ve güçlü egemenlik yaraşır. Amin.

 7İşte bulutlarla geliyor. Her göz O’nu görecek; bedenini delenler de O’nu görecek. Evet, yeryüzündeki tüm ırklar O’nun için dövünecek. Amin.

 8“Alfa ve Omega* Ben’im” diyor Rab Tanrı, Şimdi Var Olan,

önceden Var Olan ve gelecek Olan Evrensel Egemen [b] .

 9Ben Yuhanna, İsa’yla ilgili acıda, O’nun hükümranlığında ve sabrında sizlerle ortak olan kardeşiniz, Tanrı Sözü’ne ve İsa’nın tanıklığına bağlılığım nedeniyle Patmos denen adadaydım. 10Rab’bin Günü* Ruh yönetiminde dalınca geldim ve gerimden boru sesi gibi güçlü bir ses duydum. 11Şöyle diyordu: “Gördüklerini kitaba yaz ve yedi kentteki kilise topluluklarına gönder: Efesos’a, İzmir’e, Bergama’ya, Tiyatira’ya, Sardis’e, Filadelfiya’ya, Laodikya’ya.”

 12Benimle konuşanın kim olduğunu görmek için arkaya döndüğümde, yedi altın şamdan gördüm. 13Şamdanların orta yerinde İnsanoğlu’na benzeyen biri duruyordu. Ayaklarına dek uzanan bir giysi giymişti. Göğsüne altın bir kuşak sarılıydı.

 14Başı, saçları yün gibi ak, kar gibi bembeyazdı. Gözleri ateş alevine benziyordu. 15Ayakları ocakta ateşle arıtılmış tunç-gümüş alaşımı gibiydi. Sesi çağlayan suların sesini anımsatıyordu. 16Sağ elinde yedi yıldız tutuyordu. Ağzından iki ağızlı keskin bir kılıç çıkıyordu. Yüzü, tüm etkinliğiyle parlayan güneş gibiydi.

 17O’nu görünce ölü gibi ayaklarının dibine serildim. Sağ elini üstüme koyarak, “Korkma, İlk ve Son Ben’im” dedi. 18“Diri Olan da Ben’im. Öldüm ve işte çağlar çağı diriyim. Ölümün ve ölüler ülkesinin [c] anahtarları benim elimdedir. 19Şimdi gördüklerini, olanları ve bundan sonra olacakları yaz.   20Sağ elimde gördüğün yedi yıldızla yedi altın şamdanın gizi şudur: Yedi yıldız yedi kilise topluluğunun melekleridir [d] . Yedi şamdan da yedi kilise topluluğudur.”

 

Sevgisi Azalan Kilise Topluluğuna 1-7

2

“Efesos’taki kilise topluluğunun meleğine yaz. Yedi yıldızı sağ elinde tutan, yedi altın şamdanın ortasında yürüyen şu sözleri bildiriyor: 2‘Yaptıklarını, emeğini, sabrını ve kötü kişilere göz yummadığını biliyorum. Kendilerine haberci süsü vermelerine karşın haberci olmayanları sınayıp onları yalancı bulduğunu biliyorum. 3Sabrın bütündür; adıma bağlılığın nedeniyle gösterdiğin dayananıklığı, yorulmazlığı da biliyorum.

 4“‘Ama senden yakındığım bir sorun var: Başlangıçtaki sevginden ayrıldın. 5Onun için, nerelerden düştüğünü anımsa, günahından dön ve başlangıçta yaptığın işleri yap. Ters durumda günahından dönmezsen sana geleceğim ve şamdanını yerinden kaldıracağım.

 6“‘Ama sağlıklı bir özelliğin belirgindir: Nikolacılar’ın* işlerinden iğreniyorsun. Ben de onlardan iğreniyorum. 7Kulağı olan, Ruh’un kilise topluluklarına ne dediğini işitsin.Yengi kazanana Tanrı’nın cennetindeki yaşam ağacının ürününden yeme yetkisini vereceğim.’”

 

Baskı Altında Yıpranan Kilise Topluluğuna 8-11

 8“İzmir’deki kilise topluluğunun meleğine yaz. İlk ve Son Olan, ölüp dirilen şu sözleri bildiriyor:

 9“‘Çektiğin acıyı ve yoksulluğu biliyorum. Yine de zenginsin. Kendilerine Yahudi süsü verenlerin sana sövüp saydığını da biliyorum. Oysa Yahudi olmamaları bir yana, onlar şeytanın sinagogudur [e] . 10Çekeceğin işkencelerden korkma. Bak, denenesiniz diye şeytan aranızdan bazılarını cezaevine atacak. On gün süreyle acı çekeceksiniz. Ölüme dek güvenilir ol, sana yaşam tacını vereceğim. 11Kulağı olan, Ruh’un kilise topluluklarına ne dediğini duysun. Yengi kazanan ikinci ölümden zarar görmeyecek.’”

Ödün Veren Kilise Topluluğuna 12-17

 12“Bergama’daki kilise topluluğunun meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıcı olan şu sözleri bildiriyor:

 13“‘Nerede oturduğunu biliyorum. Şeytanın tahtı olan yerdesin. Adıma sımsıkı bağlısın. Tanığım, güvenilir inanlım Antipas’ın, şeytanın oturduğu yerde, aranızda öldürüldüğü günlerde bile bana imanını yadsımadın.

 14“‘Ama senden yakındığım birkaç sorun var. Orada Balaam’ın öğretisini tutan bazı kişilere yataklık etmektesin. O Balaam ki, yalancı tanrılara kesilen sunuları yesinler, rasgele cinsel ilişkiye girsinler diye İsrailoğulları’nı nasıl suç işlemeye sürükleyeceğini Balak’a öğretti. 15Tıpkı bunun gibi, senin aranda da Nikolacılar’ın öğretisini tutanlar var. 16Bunun için, günahından dön. Yoksa, tez elden sana geleceğim ve ağzımın kılıcıyla onlara karşı savaşacağım. 17Kulağı olan, Ruh’un kilise topluluklarına ne dediğini duysun. Yengi kazanana saklı manna’*dan vereceğim. Ona beyaz bir taş da vereceğim. Bu taşın üzerinde, onu alandan başka hiç kimsenin bilmediği yeni bir ad yazılıdır.’”

 

Bir Yandan Düzenli, Öte Yandan Düzensiz Kilise Topluluğuna 18-29

 18“Tiyatira’daki kilise topluluğunun meleğine yaz. Gözleri ateşin alevi, ayakları tunç-gümüş alaşımı gibi olan Tanrı Oğlu şu sözleri bildiriyor: 19‘Yaptıklarını, sevgini, imanını, hizmetini ve sabrını biliyorum.

 “‘Üstelik sonraki işlerin öncekilerden üstün. 20Ama senden yakındığım bir sorun var. Çünkü, kendisine peygamber süsü verip uşaklarıma rasgele cinsel ilişkiye girmeyi ve yalancı tanrılara kesilen sunuları yemeyi öğreterek onları kandıran Yezebel adlı kadını hoş görüyorsun. 21Günahından dönsün diye kendisine bir süre tanıdım; ama o rasgele cinsel ilişkilerinden dönmek istemiyor. 22Bak, onun yaptığı işlerden dönmezlerse ona yatakta acı çektireceğim [f] ; kendisiyle cinsel uygunsuzluk yapanları da çok büyük acıya düşüreceğim. 23Bu kadının çocuklarını [g] ise kırıp geçireceğim. O zaman tüm kilise toplulukları yüreğin isteklerini ve aklın düşüncelerini araştıran ben olduğumu ve her birinize yaptıklarınıza yaraşır karşılığı vereceğimi anlayacak.

 24“Öte yandan, ‘Tiyatira’da geriye kalanlarınıza, bu öğretiyi benimsemeyenlere konuşuyorum. Onların, şeytanın derin gizleri dediği öğretiye sırt çeviren sizlere bildiriyorum: Üzerinize başka yük yüklemiyorum.

 25“‘Yalnız, sizlerde olanı ben gelinceye dek sıkı tutun. 26Yengi kazanana ve sonuna dek işlerimi benimseyene uluslar üzerinde yetki vereceğim. 27Toprak kapları kırarcasına, demir asayla güdecek onları. 28Bu yetki Babam’dan benim aldığım yetki gibidir. Üstelik Çobanyıldızı’nı da vereceğim o insana. 29Kulağı olan, Ruh’un kilise topluluklarına ne dediğini işitsin.’”

 

Ölü Kilise Topluluğuna 1-6

3

“Sardis’teki kilise topluluğunun meleğine yaz. Tanrı’nın yedi Ruhu’nu ve yedi yıldızı kendinde bulunduran şu sözleri bildiriyor:

 “‘Yaptıklarını biliyorum. Sanki yaşıyormuşsun gibi bir adın var, oysa ölüsün.

  2“‘Uyan. Geriye kalmış ve ölmeye yüz tutmuş her ne varsa onları güçlendirmeye bak. Çünkü Tanrım’ın önünde yaptıklarını doruğa ermiş bulmadım. 3Bu nedenle, aldığın öğretiyi nasıl duyduğunu anımsa. Onu benimse ve günahından dön. Eğer uyanmazsan, hırsız gibi geleceğim. Ve hangi saatte üzerine geleceğimi bilmeyeceksin.

 4“‘Ama Sardis’te giysilerini kirletmemiş birkaç insanın var. Onlar benimle birlikte ak giysilerle dolaşacak. Çünkü yaraşıklı kişilerdir.  5Yengi kazanan böyle ak giysiler kuşanacak. Adını yaşam kitabından silmeyeceğim. Onun adına Babam’ın ve meleklerinin önünde açıkça tanıklık edeceğim. 6Kulağı olan, Ruh’un kilise topluluklarına ne dediğini duysun.’”

 

Önünde Açık Kapı Bulunan Kilise Topluluğuna 7-13

 7“Filadelfiya’daki kilise topluluğunun meleğine yaz. Kutsal olan, gerçek olan, Davut’un anahtarını kendinde bulunduran şu sözleri bildiriyor: O’nun açtığını kimse kapatamaz, kapadığını da kimse açamaz.

 8“‘Yaptıklarını biliyorum. İşte önüne açık bir kapı koydum. Onu kimse kapatamaz. Gücünün az olduğunu biliyorum. Buna karşın, sözümü sıkı tuttun ve adımı yadsımadın. 9Şeytanın sinagoguna bağlıyken kendilerine Yahudi süsü verenlere bak gör, ne edeceğim. Onlar Yahudi değiller; dedikleri yalan. Gör bak, onları ayaklarının dibine gelip eğilme ve seni sevdiğimi anlama zorunda bırakacağım. 10Çünkü sabra ilişkin sözümü tuttun. Yeryüzünde yaşayanları denemek için tüm dünyaya gelecek olan denenme saatinde ben de seni koruyacağım.

 11“‘Tez geliyorum. Sende bulunanı sıkı tut, kimse tacını almasın. 12Yengi kazananı Tanrım’ın tapınağında direk yapacağım, gayrı yerinden hiç oynamayacak. Tanrım’ın adıyla Tanrım’ın kentinin adını yazacağım onun üzerine. Gökten, Tanrım’dan inen yeni Yeruşalim kentinin adıdır bu. Bunun yanı sıra, benim yeni adımı da yazacağım. 13Kulağı olan, Ruh’un kilise topluluklarına ne dediğini duysun.’”

 

Kendini Beğenmiş Kilise Topluluğuna 14-22

 14“Laodikya’daki kilise topluluğunun meleğine yaz. Güvenilir ve gerçek tanık, Tanrı yaratışının başı ve Amin şu sözleri bildiriyor:

 15‘Yaptıklarını biliyorum. Ne soğuksun, ne sıcak. Keşke ya soğuk, ya da sıcak olsaydın. 16Ama ne soğuk ne sıcak, sadece ılık olduğundan seni ağzımdan kusacağım. 17Çünkü şöyle diyorsun: «Zenginim, zenginleştim, hiçbir şeye gereksinimim yok.» Ama düşkün, acınılacak durumda, yoksul, gözü görmez, çıplak olduğunu bilmiyorsun. 18Seni öğütlerim: Benden ateşte denenmiş altın satın al ki zenginleşesin. Benden ak giysiler satın al ki kuşanasın. Öyle ki, çıplaklığının utancı görünmesin. Benden göz merhemi satın al ki, gözüne sürüp göresin. 19Sevdiklerimi paylar, sıkıdüzene koyarım. Bu nedenle çok çaba göster, günahından dön. 20İşte bak, kapıda durup çalıyorum. Her kim sesimi duyup kapıyı açarsa, onun yanına gireceğim. Ben onunla, o da benimle birlikte akşam yemeği yiyeceğiz.

 21“‘Yengi kazanana benimle birlikte tahtımda oturma hakkı vereceğim. Tıpkı benim de yengi kazanıp Babam’la birlikte O’nun tahtında oturduğum gibi. 22Kulağı olan, Ruh’un kilise topluluklarına ne dediğini duysun.’”

 

BÜYÜK GÜN AÇIKLANIYOR

 

Gökte Beliren Görme 1-11

4

Bundan sonra baktım ve işte gökte açık bir kapı gördüm. Benimle konuşan, boru sesine benzeyen ilk sesi duydum. “Buraya gel!” dedi. “Bundan sonra olması gerekenleri göstereceğim sana.” 2Hemen Ruh yönetiminde dalınca geldim. Gökte duran bir taht ve tahtta oturan birini gördüm. 3Tahtta oturan yeşime, kırmızımsı akik taşına benziyordu. Tahtın çevresinde zümrüt gibi bir gökkuşağı vardı. 4Bu tahtı yirmi dört başka taht kuşatıyordu. Tahtlarda ak giysiler kuşanmış yirmi dört İhtiyar oturuyordu. Başlarında altın taçlar vardı. 5Tahttan şimşek parıltıları, sesler, gök gürlemeleri çıkıyordu; önünde alev saçan yedi meşale yanıyordu. Bunlar Tanrı’nın yedi ruhudur. 6Tahtın önündeki billur gibi deniz sanki camdandı.

 Tahtın önünde ve çevresinde, önleri arkaları gözlerle dolu dört yaratık duruyordu. 7İlk yaratık aslana benziyordu, ikinci yaratık danaya. Üçüncü yaratığın insan yüzüne benzer bir yüzü vardı. Dördüncü yaratık ise uçan bir kartala benziyordu. 8Dört yaratıktan her birinin altışar kanadı vardı; içleri de dışları da gözlerle doluydu. Gece gündüz durmak dinlenmek bilmeden sesleniyorlardı:

 “Kutsal, kutsal, kutsal Rab Tanrı, Evrensel Egemen.

 Önceden Var Olan, şimdi Var Olan ve gelecek Olan.”

 9Dört yaratık tahtta oturana, çağlar çağı diri Olan’a yücelik, onur ve teşekkür sununca, 10yirmi dört İhtiyar tahtta oturanın önünde yere kapanır, çağlar çağı diri Olan’a tapınırlar. Taçlarını tahtın önünde bırakarak şu ezgiyi söylerler:

   11“Rabbimiz ve Tanrımız!

 Yüceliği, onuru, gücü almak sana yaraşır.

 Çünkü her şeyi sen yarattın.

 Her şey senin isteğin uyarınca var oldu ve yaratıldı.”

 

Gelecek Olayların Mühürlü Kitabı ve Kuzu 1-10

5

Tahtta oturanın sağ elinde bir kitap gördüm. İçi, arkası yazılıydı ve yedi mühürle mühürlenmişti. 2Güçlü bir melek gördüm. Yüksek sesle ilan ediyordu:

 “Kitabı açmaya ve mühürlerini çözmeye yaraşan kimdir?” 3Ne gökte, ne yeryüzünde, ne de yeraltında kitabı kimse açamadı, içine bakamadı. 4Acı acı ağladım. Çünkü kitabı açmaya da, içine bakmaya da yaraşan biri bulunamamıştı. 5İhtiyarlar’dan biri bana, “Ağlama!” dedi. “Bak, Yahuda soyunun aslanı, Davut’un kökü, kitabı ve yedi mührünü açmak için yengi kazandı.”

 6Tahtın ve dört yaratığın ortasında dikilen, çevresi İhtiyarlar’la kuşatılmış bir Kuzu gördüm. Boğazlanmış izlenimini veriyordu. Yedi boynuzu yedi gözü vardı. Bunlar Tanrı’nın tüm yeryüzüne gönderilen yedi ruhudur. 7Kuzu geldi, tahtta oturanın sağ elinden kitabı aldı. 8Kuzu kitabı alınca, dört yaratıkla yirmi dört İhtiyar O’nun önünde yere kapandı. Her birinde birer harp vardı; aynı zamanda buhur dolu altın taslar vardı.. Buhurlar kutsal yaşamlıların dualarıdır. 9İhtiyarlar yeni bir ezgi söylüyordu:

 “Kitabı almaya, mühürlerini açmaya yaraşan sensin.

 Çünkü boğazlandın ve kanınla Tanrı’ya

 Her soydan, her dilden, her halktan, her ulustan insanlar satın aldın.

   10Onları Tanrımız’a bir krallık yaptın, rahipler kıldın.

 Onlar yeryüzünde hükümranlık sürecek.”

 

Gökteki Topluluğun Ezgisi 11-14

 11Bir baktım; tahtın, yaratıkların ve İhtiyarlar’ın çevresinde pek çok meleğin sesini duydum. Sayıları milyonları buluyordu. Binlerce ve binlerce. 12Yüksek sesle şöyle diyorlardı:

 “Boğazlanan Kuzu gücü, zenginliği, bilgeliği, güçlülüğü,

 onuru, yüceliği, kutluluğu almaya yaraşandır.”

 13Gökteki, yeryüzündeki, yeraltındaki ve denizdeki her yaratığın ve bunlardaki her varlığın dediğini duydum:

 “Tahtta oturana ve Kuzu’ya çağlar çağı kutluluk, onur,

 yücelik ve güçlü egemenlik olsun.”

 14Dört yaratık, “Amin” dedi. İhtiyarlar yere kapanıp tapındı.

 

KUZU YEDİ MÜHRÜ ÇÖZÜYOR

 

Birinci Mühür: Yengi Kazanan Atlı 1,2

6

Kuzu yedi mühürden birini açınca baktım, dört yaratıktan birinin gök gürlemesini ansıtan bir sesle, “Gel!” dediğini duydum.

 2Baktım, beyaz bir at belirdi. Binicisinin elinde bir yay vardı. Kendisine bir taç verildi. Yengi ardına yengi kazanmaya gitti.

 

İkinci Mühür: Savaşan Atlı 3,4

 3Kuzu ikinci mührü açınca ikinci yaratığın, “Gel!” dediğini duydum. 4Al renkte başka bir at çıkageldi. Binicisine yeryüzünden barışı kaldırma ve birbirlerini boğazlasınlar diye insanları ayartma yetkisi verildi. Kendisine bir de büyük kılıç verildi.

 

Üçüncü Mühür: Kıtlık, Pahalılık Getiren Atlı 5,6

 5Kuzu üçüncü mührü açınca, üçüncü yaratığın, “Gel!” dediğini duydum.

 Baktım, kara yağız bir at belirdi. Binicisinin elinde bir terazi vardı. 6Dört yaratığın ortasında sese benzer bir açıklama duydum: “Bir günlük yiyeceğe yeter buğday bir dinara*, üç günlük yiyeceğe yeter arpa bir dinara. Ama zeytinyağına, şaraba el sürme.”

 

Dördüncü Mühür: Ölüm Getiren Atlı 7,8

 7Kuzu dördüncü mührü açınca, dördüncü yaratığın, “Gel!” dediğini duydum.

 8Baktım, solgun bir at belirdi. Binicisinin adı ‘Ölüm’dü. Ölüler ülkesi de onu izliyordu. Onlara yeryüzünün dörtte biri üzerine yetki verildi; insanları kılıçla, kıtlıkla, salgınla ve yerin yırtıcı hayvanlarıyla öldürsünler diye..

 

Beşinci Mühür: Ruhsal Tanıklıkları İçin Ölenlerin İniltisi 9-11

 9Kuzu beşinci mührü açınca, Tanrı Sözü ve ruhsal tanıklıkları için ölenlerin canlarını sunağın altında gördüm. 10Yüksek sesle bağırdılar: “Ey egemen Rab! Kutsal ve gerçeksin sen. Yeryüzünde yaşayanları ne zaman yargılayacak, onlardan kanımızın öcünü ne zaman alacaksın?”

 11Onların her birine ak giysiler verildi ve kendilerine kısa bir süre daha dinlenmeleri bildirildi: Onlar gibi öldürülecek olan hizmet arkadaşlarının ve kardeşlerinin sayısı tümleninceye dek..

 

Altıncı Mühür: Tanrı’nın Korkutucu Öfkesi 12-17

 12Kuzu altıncı mührü açınca baktım, güçlü bir deprem oldu. Güneş kara kıldan dokunmuş bir torbaya dönüştü. Dolunay da kan kırmızısı oldu. 13Göğün yıldızları yeryüzüne saçıldı. Bu, güçlü rüzgârla sarsılan incir ağacının üzerindeki ham incirleri fırlatması gibiydi. 14Gökler dürülen bir kitap tomarı gibi kayboldu. Her dağ her ada yerinden kaldırıldı.

 15Yeryüzünün hükümranları, ileri gelenleri, komutanları, zenginleri, güçlüleri, kölesi özgürü mağaralara ve dağların kovuklarına saklandı. 16Dağlara kayalara, “Üzerimize yıkılın” dediler. “Tahtta oturanın yüzünden ve Kuzu’nun öfkesinden bizi gizleyin. 17Çünkü onların öfkesinin büyük günü geldi. Kim buna dayanabilir?”

 

İsrailoğulları’ndan 144.000 Kişi Mühürleniyor 1-8

7

Bundan sonra yeryüzünün dört köşesinde duran dört melek gördüm. Bunlar yere, denize, ağaca rüzgâr esmesin diye, yeryüzünün dört yönüne doğru esen rüzgârları zorla tutuyorlardı. 2Sonra Gündoğusu’ndan çıkan başka bir melek gördüm. Diri Tanrı’nın mührünü taşıyordu. Kendilerine yeri ve denizi kırıp geçirme yetkisi verilen dört meleğe yüksek sesle bağırdı: 3“Tanrımız’ın uşaklarının alnına mühür vurmamızı bekleyin. O vakte dek yeri, denizi, ağaçları kırıp geçirmeyin.” 4Alınlarına mühür vurulanların sayısını duydum. İsrailoğulları’nın tüm soylarından yüz kırk dört bin kişiydi:

   5Yahuda soyundan on iki bin kişi mühürlendi.

 Ruben soyundan on iki bin kişi,

 Gad soyundan on iki bin kişi,

   6Aşer soyundan on iki bin kişi,

 Naftali soyundan on iki bin kişi,

 Manasse soyundan on iki bin kişi,

    7Simeon soyundan on iki bin kişi,

 Levi soyundan on iki bin kişi,

 İssakar soyundan on iki bin kişi,

     8Zebulun soyundan on iki bin kişi,

 Yusuf soyundan on iki bin kişi,

 Benyamin soyundan on iki bin kişi mühürlendi.

 

Kurtulanların Sayısı Hesaba Gelmez 9-17

 9Bu olaylardan sonra baktım, kimsenin sayamayacağı oranda büyük bir topluluk gördüm: Her ulustan, her soydan, her halktan, her dilden.. Tahtın ve Kuzu’nun önünde duruyorlardı. Ak giysiler kuşanmışlardı. Ellerinde hurma dalları tutuyor 10ve yüksek sesle bağırıyorlardı:

 “Kurtarış tahtta oturan Tanrımız’a

 ve Kuzu’ya özgüdür.”

 11Bütün melekler tahtın, İhtiyarlar’ın, dört yaratığın çevresinde duruyordu. Tahtın önünde yüzüstü yere kapanıp Tanrı’ya tapındılar.

 12“Amin, kutluluk, yücelik, bilgelik, şükür, onur, güç ve güçlülük çağlar çağı Tanrımız’ındır” diyorlardı.

 13Sonra, İhtiyarlar’dan biri bana dönerek, “Kimdir bu ak giysiler kuşanmış bireyler?” diye sordu. “Nereden geldiler?”