incilturk

 
 
 

 
 

 

 

 


 


 

"Tek amacı İsa Mesih'i açıklamak olan Kutsal Yazı olmaksızın bir şey bilmiyoruz ve Tanrı'nın varlığı ve kendi varlığımızla ilgili olarak yalnız karanlık ve karışıklık görüyoruz." Blaise Pascal

(Fransız matematikçi, filozof ve yazar; 1623-1662)
Daha önceki bölümlerde Kutsal Kitap'a yöneltilen haksız eleştiri ve saldırıları Kutsal Kitap'a göre ayrıntılı bir şekilde cevaplandırdık. Onun tümüyle Tanrı'dan gelen mükemmeliğini göstermeye çalıştık.

Bu bölümde Kutsal Kitap'ın oluşması, metni, doğruluğu, dağıtımı, içeriği ve bildirisi bakımından olağanüstülüğünü ve eşsizliğini ortaya koymayı amaçlıyoruz. Ayrıca Kutsal Kitap'ı daha önce hiç okumamış kimselere ne kadar değerli bir hazineden yoksun kaldıklarını göstermek istedik.

1- Kutsal Kitap'ın Oluşması

Bir yazılar koleksiyonu

Kutsal Kitap bir araya getirilen kutsal yazılardan oluşur. İki ana kısma ayrılır: İsa Mesih'ten önce yazılan kısma Eski Ahit ya da Eski Antlaşma denir ve İsa Mesih'in doğumundan sonra yazılan kısma Yeni Ahit ya da Yeni Antlaşma adı verilir.

İsrail halkı ,Tanrı'nın Kutsal Kitap'ı kaleme almak için seçtiği bir araçtır. Bu halk aracılığıyla, Kutsal Kitap'ın Tanrı'nın esinlemesi altında yazıldığını kanıtlayan olağanüstü yazılar insanlığa sunulmuştur.

Eski Antlaşma

İbraniler adıyla da tanınan İsrailliler tarihlerinin hangi döneminde kutsal yazıları kaleme almaya başladılar? Kutsal Kitap'ın ilk beş kısmı, İsa'dan önce yaklaşık 14. yüzyılda yaşamış olan Musa peygamber aracılığıyla yazılmıştı. Tanrısal açıklamanın (vahiy) başlangıcı Musa'ya Sina dağında Tanrı'dan doğrudan doğruya gelen emirlerdi.1 Yasa anlamına gelen Tevrat adı bu ilk beş kısımdan kaynaklanmaktadır.

Tanrı, Musa'dan sonra, bin yıl süreyle peygamberler aracılığıyla vahyini açıklamaya devam etti. İsrail tarihinin bu uzun döneminde Eski Antlaşma'nın geri kalan kısımları meydana geldi. Eski Antlaşma, yasalar, tarihler, kutsal şiirler ve peygamberliklerle ilgili kısımlara bölünebilir. Kutsal Kitap'ın bu birinci ana bölümünün hemen hemen tümü İbranice olarak yazılmıştır. Bazı küçük parçalar İbranice'ye yakın bir dil olan Aramice'de kaleme alınmıştır.

Yeni Antlaşma

Büyük İskender'den sonra, İsa dönemindeki Filistin üç yüzyıldan beri Yunan uygarlığının etkisinde bulunuyordu. Romalıların ülkeyi ele geçirmesinden sonra bile resmi dil Yunanca kaldı. Bu nedenle Yeni Antlaşma (İncil) İsa Mesih'in dirilişi ve göğe çıkışından sonra havarileri tarafından Eski Yunanca olarak kaleme alındı. Yeni Antlaşma'yla Tanrısal vahiy tamamlanmış oldu.

Çeviriler ve Türkçe Kutsal Kitap.

İsa Mesih ve havarilerinin çağında dünyada en yaygın dil Yunanca olduğundan, o çağın kilise topluluğunun okuduğu Kutsal Kitap Yunanca idi. İsa Mesih'ten yaklaşık iki yüzyıl önce Mısır'ın İskenderiye Kentindeki Yahudiler Eski Antlaşma'yı İbraniceden Yunancaya çevirmişlerdi. "Septuagint" adıyla tanınan bu ünlü çeviri, havarilerin Yunanca'da kaleme aldığı Yeni Antlaşma'yla birlikte ilk çağ kilisesinin kullandığı Kutsal Kitap'tı.

Kuzey Afrika'daki kilise toplulukları, Yunanca değil, Romalıların etkisi altında Latince konuştuklarından, Yeni Antlaşma'yı Latinceye çevirdiler. Bu çeviri Jerom adlı bilgin tarafından yaklaşık M.S. 400 yılında İbranice ve Yunancaya göre düzeltildi. Jerom daha sonra Eski Antlaşma'yı yeniden çevirdi. Bu Latince Kutsal Kitap "kalabalık" anlamına gelen "vulgus" sözcüğüne dayanarak, "herkesçe tanınan" anlamındaki "Vulgat" adını almıştı. O çağda Kutsal Kitap Süryanice ve Kıpticeye de çevrildi.

Bu çağda İncil'den bir iki parça Orta Asya'daki Türk dillerine de çevrildi. "Türkçeye ilk çeviri Sultan IV. Mehmet'in baştercümanı Ali Bey tarafından yapıldı. Bu çeviri 1666 yılında bütünlendi".2 Basılmak üzere Hollanda'ya götürüldü ama basılmadı. Ali Bey'in kaleminden çıkan metin Leyden Üniversitesi kitaplığındadır. "Bu çeviriye dayanan ilk Türkçe Yeni Antlaşma 1819'da 5000 nüsha olarak basıldı. Tüm Kutsal Kitap ise 1827'de yayınlandı".3

Türkçe Kutsal Kitap'ın Tarihçesi.

Ali Bey'in çevirisi Arap yazısına benzeyen Osmanlı yazısıyla yazıldı. Türkçe konuşan ama Ermeni yazısını kullananlar için ayrı bir çeviri 1819 yılında basıldı. Bu çevirinin Yeni Antlaşma kesimi 1831 yılında, tümü ise 1843 yılında gözden geçirilerek yayınlandı. Bu çevirinin Osmanlı yazısıyla basılması önerilince uygun görülmedi. Yeni Antlaşma ve Mezmurlar'ın yeni bir çevirisi Osmanlı yazısıyla yayınlandı (1866-1868). On yıl sonra içinde yabancı uzmanlar da olan, Şükri Efendi ve Ahmed Efendi adlı iki Türk'ün ve Keyfi Efendi adlı bir Kürt'ün de bulunduğu bir kurul tüm Kutsal Kitap'ı gözden geçirdi. Bu çalışmanın ürünü hem Osmanlı hem de Ermeni alfabesinde basıldı. Bu çeviri 1885 yılında yeniden düzenlendi.

Osmanlı İmparatorluğunda Türkçe konuşup Yunan alfabesini kullanan bir topluluk vardı. Onlar için Ali Bey'in çevirisinin Yeni Antlaşma bölümü 1826 yılında Yunan alfabesiyle yayınlandı. 1839 yılında Kutsal Kitap'ın tümü Yunan alfabesiyle yayınlandı. Bu eser 1854 ve 1871 yıllarında yeniden gözden geçirildi. 1884 yeni bir çeviri Yunan alfabesiyle basıldı. 1905 yılında üç ayrı Türkçe çeviri yerine aynı çeviri Osmanlı, Ermeni ve Yunan alfabeleriyle yayınlandı.

Dil devrimi gerçekleşince yeni alfabeyle yazılan bir Kutsal Kitap çevirsi zorunluydu. 1929 ile 1941 yılları arasında yapılan çalışmanın sonucunda bugün kullanılan çeviri gerçekleşti. 1987 yılında özel bir kurulun çalışmasıyla "Müjde" başlığı altında İncil'in çağdaş Türkçe çevirisi yayınlandı. 1988 yılının sonunda da Kitabı Mukaddes Şirketi'nin İncil'in Yunancadan çağdaş Türkçeye çevirisi yayınlandı.
 2- Kutsal Kitap'ın Doğruluğu

"Dünya ne denli ilerlerse ilerlesin, insan bilgisinin tüm dalları son aşamaya geliştirilsin, bütün eğitimin temeli olan Kutsal Kitap'ın yerini hiçbir şey tutamaz."Goethe

(Alman şair)

Şimdiye dek Tanrı'nın açıklaması (vahiy) olan Kutsal Kitap'ın metninin yüzyıllar boyunca doğru olarak iletildiğini saptadık.

Şimdi başka bir sorun ortaya çıkabilir: Bu kitabın bildirdikleri doğru mudur? Tarihsel, coğrafi ya da başka konularda yanlışlıklara rastlasaydık, Kitap'ın tanrısal kökeni ve esinlemesinden kuşku duyacaktık. Tanrı gerçeğin Tanrısı'dır: O'nun yazdırdıkları gerçek olmalı.

Burada ele alınması gereken iki konu vardır: (a) Arkeolojinin tanıklığı (b) Yerine gelmiş olan ve günümüzde yerine gelmekte olan Kutsal Kitap peygamberlik sözleri.

Kutsal Kitap'ın doğruluğu ile arkeoloji.

İsrail devletinin kurulduğu 1948 yılından bu yana sürekli olarak, ülkede arkeolojik çalışmalar yapılmaktadır. Ortadoğunun tüm ülkelerinde "tel" adıyla tanınan höyükler bulunur.Bunlar üst üste kurulmuş birkaç kentin kalıntılarından oluşan tepelerdir. İsrail'de kazılmamış "tel"lerin sayısı fazla olduğundan arkeoloji araştırmaları daha uzun bir süre devam edeceğe benzemektedir.

Arkeoloji; paleografi (eskiyazıbilim), epigrafi (yazıtbilim), filoloji (dilbilim), semantik (anlambilim), numistik, papiroloji ve sijillografi gibi bilim dallarının yanı sıra potasyum-argon, karbon 14, termo-luminesans v.b. tekniklere dayanan bir bilimdir. Yardımcı bilimleriyle birlikte arkeoloji sayesinde eski uygarlıklar hakkında bilgimiz vardır. Kutsal Kitap'taki tarihsel olaylarda adı geçen uygarlıklarla ilgili olarak arkeoloji aracılığıyla daha ayrıntılı bilgi elde edebilmekteyiz. Bu da olayları daha iyi anlamamıza yardımcı olmaktadır.

Efsane, mi gerçek mi?

Kutsal Kitap'ın Tekvin kısmında anlatılan tarihe ait bazı arkeolojik çalışmaları inceleyelim. Bir kısım yorumcular, Kutsal Kitap'ta anlatılan çoğu olayları efsane olarak kabul eder. Onlara göre İbrahim, İshak, Yakup ve Yusuf'u anlatan öyküler, birer dinsel efsaneden başka bir şey değillerdi.

Arkeolojik araştırmalar sayesinde bu görüşün asılsız olduğu kanıtlanmıştır. 1902 yılında Susa'da de Morgan tarafından bulunan Hammurabi'nin dikili taşı, 1925 ile 1933 yılları arasında Irak'taki Yorgan Tepe'de Edward Chiera'nın yönetimindeki müze ve üniversite ekiplerince ortaya çıkarılan ve sayısı yirmi bine ulaşan Nuzi levhaları, ve Louvre Müzesinin eski yönetmeni Andre Parrot'un 1933 ile 1956 yılları arasında Fırat Irmağı yakınlarındaki çalışmalarla bulunan Mari kral kitaplığının levhaları sayesinde o çağın toplumsal, hukuksal ve siyasal uygarlığıyla ilgili geniş bilgiye sahibiz. İbrahim'in mirasçısını değiştirmesi,4 Esav'ın ilk oğulluk hakkını Yakup'a satması5, Yakup'un eşlerini elde etmek için yıllarca çalışması6, Laban'ın ilahlarının Rahel tarafından çalınması7 ve başka birçok ayrıntının çağın uygarlığına uygun olduğu belgelenmiştir. Orta doğunun kumları altından çıkarılan bilgilerle doğrulanmaktalar. Mari'de Kutsal Kitap'ta bulunan adlara benzer Nahur (Nahor), Sarug (Seruc) adlarının yanı sıra İbrahim adına benzeyen adlar yazılar arasında görülmüştür.Arkeolojik bulgular Kutsal Kitap'taki kişilerden söz etmemekle birlikte , bu adların ataların yaşadığı çağ ve ülkelerde yaygın olduğunu kanıtlar.

M.Ö. 9. yüzyılda yaşamış olan İsrail kralı Yehu'yu ele alalım. Kutsal Kitap'taki II. Krallar kısmı onunla ilgili çok şey anlatır. Kutsal Kitap bu kralın Asur kralı 3. Şalmaneser'e haraç vermek zorunda kaldığını bildirmez. Ama 1850 yılında Nineve kalıntılarından çıkarılan ve Londra'daki Britanya Müzesi'nde korunan siyah dikili taş, İsrail kralı Yehu'nun efendisi 3. Şalmaneser'in önünde eğildiğini gösterir. Bundan başka, böyle bir belgenin ortaya çıkarılışından sonra hiç kimse Kral Yehu'nun, Asur İmparatorluğu'nun, 3. Şalmaneser'in ya da başkenti Nineve'nin var oluşunu yadsıyamaz. Oysa Voltaire Nineve'nin hayali bir kent olduğunu öne sürmüştü! Eğer Voltaire'in, Rich, Botta, Layard, Rassan, Smith ve başkalarının, yaşadığı dönemden yaklaşık yüz yıl sonra yapacakları kazılardan haberi olsaydı, ortaya çıkaracakları yapıları, sarayları, binlerce levhayı, yüzlerce metrelik kabartmayı görseydi daha ölçülü konuşurdu!

Bu kabartmalardan biri, Lakiş kent halkının Sanherib tarafından sürgüne götürülmesini gösterir. Yahuda bölgesindeki Lakiş kentinin kuşatılmasına Kutsal Kitap'ta II. Krallar 18:13-14 ayetlerinde ve Lakiş halkının sürgüne götürülmesine Yeremya 34:7 ve Mika 1:13'de değinilir. Bilmediğimiz şey, bu sürgünün ayrıntıları ve onu uygulayanların zalimliğidir. Arkeoloji bu yönü aydınlatmakla değerini kanıtlamıştır.

Kutsal Kitap boyunca anlatılan olayların tarihsel doğruluğunu pekiştiren arkeolojik buluşlarla ilgili bol örnekler verilebilir. Bu, arkeolog ve eski yazı uzmanlarının Kutsal Kitap'taki her olayla ilgili bir buluş yapmış oldukları anlamına gelmez. Ama kesin olarak diyebiliriz ki, Kutsal Kitap'ın ana tarihsel olayları dolaylı olsa bile arkeoloji tarafından birçok kez doğrulanmıştır. Profesör Albright aynı görüşü şu sözlerle savunur: "Arkeolojinin Kutsal Kitap'ın tarihsel doğruluğunu tam olarak saptadığına kuşku yoktur."

Kutsal Kitap peygamberliklerinin gerçekleşmesi

Eski Antlaşma'nın büyük bir kısmı, İsrail halkını Baallar ve Aşeralar gibi yalancı tanrılara hizmet etmek için bıraktıkları gerçek Tanrı'ya döndürmek amacıyla söylenmiş peygamberlerin bildirilerinden oluşur.

Ama Kutsal Kitap'ta başka tür peygamberlikler de vardır: Bunlar gelecekte neler olacağını haber veren önbildirilerdir. Böylece, Kenan ülkesini almaları, Mısır'da bulunmaları, Babil'e sürgün gitmeleri, sürgünden dönmeleri8 gibi İsrail tarihinin büyük aşamaları önceden bildirilmiştir. Bunların yanı sıra, Nineve9, Babil10, Sur11 ve Petra, Yeni Antlaşma'da Kafernaum ve M.S. 70 yılında yıkılan Kudüs gibi belirli kentlerin saldırıya uğrayıp yıkılmalarıyla ilgili önbildiriler vardır.

Peygamberlerin sadece çağlarının siyasal gelişmeleriyle ilgili önsezi yeteneğini taşıyan kişiler olduğunu varsaymak olanaksızdır. (Kutsal Kitap'taki önbildirilerin Tanrı'nın geleceği bildirmesi olduğunu kabul etmeyen kimi Tanrıbilimcilerin öne sürdüğü açıklama gerçi budur.) Çünkü bu önbildirilerin bu denli ayrıntılı olarak doğru çıkmaları, insanlar tarafından gerçekleştirilmeleri olanakdışı bir iştir.

İsa'nın önceden bildirilişi

İsa Mesih'in birinci gelişini önceden bildiren Kutsal Kitap'ın önbildirileri çok ayrıntılı olarak gerçekleştiler (Bkz. sayfa 267-268'deki liste). Eski Antlaşma, vaadedilen Mesih'in hangi İsrail soyundan doğacağını yaklaşık M.Ö. 1500 yılında, ve Yahudiye'nin hangi kentinde dünyaya geleceğini M.Ö. 700 yılında açık bir şekilde önceden bildirmiştir. Bunun yanı sıra bir bakireden doğacağı (M.Ö. 700 yılında) Mısır'a sığınıp oradan döneceği (M.Ö. 750 yılında) bir de nasıl öleceği (M.Ö. 1000 yılında)12 ayrıca anlatılmıştır. Çakıldığı çarmıhın dibinde giysilerinin paylaşılacağı ve giysileri için kura çekileceği Mezmur 22:18'de doğumundan 1000 yıl önce bildirilmiştir. Eğer bir kimse bu önbildirilerden İsa'nın vaadedilen Mesih ve dünyanın Kurtarıcısı olduğunu anlayamazsa, bunun asıl nedeni onun Mesih'i reddedip O'na gelmek istememesidir.

Yoksa uyduruldu mu?

Bazıları İsa Mesih'in İncil'deki yaşamının Eski Antlaşma'daki önbildirilere göre uydurularak yazıldığını iddia etmişlerdir. Halbuki bu önbildiriler o kadar ayrıntılı verilmiştir ki buna uygun bir yaşam yazılmış olsa bile tarihsel olarak bunu ispatlamak ve o zamandaki yüzlerce insanın tanıklığını yok saymak mümkün olamazdı. İsa'dan 700 yıl önce yaşamış olan Yeşaya Peygamberin Mesih'le ilgili gerçekleşen "kabrini kötülerin yanında yaptılar (belirlediler) ama ölümünde zengin adamla beraberdi" (Yeşaya 53:9) önbildirisini örnek olarak inceleyebiliriz. Sırf bu ayete bakarak bunun önceden nasıl gerçekleşeceği tahmin edilemezdi. Fakat olay gerçekleşince bunun nasıl olacağı ortaya çıktı.

Önbildiride iki olay vardır:

1. "Kabrini kötülerin yanında yaptılar (belirlediler)" - Romalılar çarmıha gerilen suçluların cesetlerini Kudüs dışındaki bir çöp yığınına atıyorlardı. Normalde İsa'nın cesedi de oraya atılacaktı.

2."Ve ölümünde zengin adamla beraberdi" - Ama İsa'nın gizli öğrencisi olan Yusuf adında zengin bir Aramatyalı, Roma valisi Pilatus'tan cesedin kendisine verilmesi için izin aldı ve yeni yaptırmış olduğu kendi kabrine yatırdı.

Böylece 700 yıl önceki bu önbildiri gerçekleşmiş oldu. Biz sadece bu önbildirilerden bir ayeti örnek olarak verdik.

Bu peygamberlikleri anlama yolu.

Kutsal Kitap'ın tüm peygamberlik sözleri hemen yorumlanabilecek türden değildir. Kutsal Kitap okuru, peygamberlik sözlerini birbirleriyle dikkatli bir biçimde karşılaştırmalıdır. Bir ayet veya bir bölümde birbirinden ayrı iki olay önceden bildirilebilir. Örneğin: Matta 24'te İsa, "Tapınak ne zaman yıkılacak?", "Mesih'in ikinci gelişiyle ilgili belirti nedir?" ve "Çağın sonuyla ilgili belirti nedir?" diye üç ayrı soruya cevap verir. İlk iki soruda belirtilen olaylar arasında 1900 seneden çok bir sürenin geçeceğini şu anda biliyoruz çünkü tapınak M.S. 70 yılında yıkıldı ve İsa Mesih'in ikinci gelişi gerçekleşmedi.

Bu nedenle henüz Mesih İnanlıları gelecekle ilgili önbildiriler bazı tarikatların davrandığı gibi kesin tarihler belirlememelidir. Buna çarpıcı bir örnek Allah'ın Çocukları'nın, İsa'nın 1993'de geleceğini bildirmeleridir. Daha önce de Yehova Şahitleri'nin eski Başkanı Rutherford, İsa Mesih'in 1914 yılında geleceğini ilan etmişti. Oysa bu tarihte, 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı çıktı. Böyle olunca, tarikat İsa Mesih'in gözle görülür gelişini "göklerde tahta oturtulmasına" dönüştürdü. Aslında Yeni Antlaşma'ya göre İsa Mesih'in tahta oturması dirilişinden kırk gün sonraki Tanrı katına yükselişinde oldu (Elçilerin İşleri 2:32-36).

Sonuç

Hem arkeolojinin hem de yerine gelen önbildirilerin oluşturduğu bol kanıt sayesinde Kutsal Kitap'ın olağanüstü doğruluğu kör kör parmağım gözünedir. İşte bu nedenle Kutsal Kitap'ta Rab, sahte peygamberlere ve ilahlara şöyle meydan okuyor:

 

"Davanızı ileri sürün, RAB diyor; kuvvetli delillerinizi ortaya koyun, Yakubun Kıralı diyor. Ortaya koysunlar, ve olacak şeyi bize bildirsinler; önceki şeyler nedir, bildirin de onları düşünelim, ve onların sonunu bilelim; yahut gelecek şeyleri bize işittirin. Bundan sonra gelecek şeyleri bize bildirin de, ilâhlar olduğunuzu bilelim; evet, iyilik edin, yahut kötülük edin de etrafımıza bakınalım, ve hep birden görelim. Onu başlangıçtan kim bildirdi ki bilelim? ve önceden kim bildirdi ki: Doğrudur, diyelim? Evet, bildiren yok; evet, işittiren yok; evet, sözlerınizi işiten yok."(Yeşaya 41:21-26)

"Bunları size şimdiden bildiriyorum. Öyle ki, saati gelince bunları size söylediğimi hatırlayasınız."(Yuhanna 16:4)

Bununla ilgili olarak şunu belirtelim ki yukarıda ve aşağıdaki listede gösterdiğimiz önbildiriler Kutsal Kitap'a özgü bir kanıt türüdür. Kuran'ı bu şekilde doğrulayan açık bir şey yoktur.

Kutsal Kitap'tan İsa Mesih'in tamamladığı ve tamamlayacağı peygamberliklerin listesi:

Mesih'le İlgili
Peygamberlikler
Eski Antlaşma'daki
Önceden Bildiri
Yeni Antlaşma'daki
Gerçekleşme
Mesih'in Doğumuyla ilgili:
Kadın'ın soyundan doğuş
Tek. 3:15
Mat.1:20
Gal. 4:4
Bakire-kızdan doğuş
Yeşa. 7:14
Mat.1:18-25
Lu.1:26-35
İbrahim'in soyu
Tek. 22:18
Mat. 1:1
Gal. 3:16
İshak'ın soyu
Tek. 26:4
Mat. 1:2
Luk. 3:34
Yakup'un soyu
Say.24:17
Mat. 1:2
Luk. 3:33
Yahuda oymağından
Tek. 49:10
Mika 5:2
Mat. 1:2
Luk. 3:33
İbr. 7:14
Esin 5:5
Yesse'nin soyu
Yeşaya 11:1
Mat. 1:6
Luk. 3:32
Davut'un soyu
II. Sam. 7:12
Yer. 23:5
Mat. 1:1
Rom.1:3 2.
Tim. 2:8
Beytlehem'de doğuş
Mika 5:2
Mat. 2:1-11
Luk. 2:4-7


Mesih'in Kimliğiyle ilgili:

Yaradan olarak dünyaya
Mika 5:2
Mez. 102:25
Yuh. 1:1; 8:58 Kol.1:17
girmeden önceki varlığı
Yeşa. 9:6 44:6 48:12
İbr. 1:8-12
Esi. 1:17
Rab olarak çağrılır
Mez. 110:1
Yer. 23:6
Mat. 22:43-45
Luk. 2:11
Adını İmanuel koyarlar
Yeşaya 7:14
Mat. 1:23
Peygamber olur
Tesniye 18:18
Yuh. 6:14
Elç. 3:22-26
Hem kral, hem de kahin olur
Mez. 110
Zek. 6:11-13
Yuh. 1:49
İbr. 7 Esin. 19:16
Kutsal Ruh'ça meshedilir
Yeşaya 11:2 42:1 61:1
Lu. 4:1,14-21
Elç. 10:38
Tanrı için gayreti
Mezmur 69:9
Yuh. 2:15-17

Mesih'in Göreviyle ilgili:

Öncüsü, O'ndan önce gelir Yeşa. 40:3
Mal.3:1
Mar. 1:1-9
Yuh. 1:23
Görevi Galile'de başlar Yeşa. 9:1 Mat. 4:12-17
Mucizeler yapma görevi Yeşa. 61:1 Luk. 7:18-23
Elç. 2:22
Benzetmelerle öğretişi Mez. 78:2 Mat. 13:34-35
Kendi tapınağına gelir Mal. 3:1 Mat. 21:12
Yuh. 2:13-16
Kudüs'e eşeğin üzerinde giriş Zek.9:9 Mat.21:6-11
Lu. 19:35-37

Mesih'in Acıları ve Ölümüyle ilgili:

Emirden 483 yıl sonra olur
Dan. 9:25-26
Neh. 2
M.S.33 İsa öldürüldü
Arkadaşı O'na ihanet eder
Mez. 41:9
Mat. 10:4;
26:49-50
30 parça gümüşe satılır
Zek.11:12-13
Mat. 26:15;
27:3-10
Öğrencileri O'nu terk eder
Zek.13:7
Mar. 14:27,50
Sövüldüğünde ağzını açmaz
Yeşaya 53:7
Mat. 27:12 I.
Pet. 2:21-23
Vurulur ve tükürülür
Yeşa. 50:6
Mat. 26:67
Luk. 22:63
Onunla alay edilir
Mez. 22:7-8
Mat. 27:39-43
Günahlarımız için yaralanır
Yeşa. 53:5
Mat. 27:26 I.
Pet. 2:24-25
Elleri ve ayakları delinir
Mez. 22:16 Zek. 12:10
Luk. 23:33
Yuh. 20:25,27
Hırsızlarla haça gerilir
Yeşa. 53:12
Luk. 22:37 Mar.15:27-28
Düşmanları için şefaat eder
Yeşa. 53:12
Luk. 23:34
Kendi cemaatı O'nu reddeder
Yeşa. 53:3
Yuh. 1:11;
19:14-15
Neden yokken nefret edilir
Mez. 69:4 Yeşaya 49:7
Yuh. 10:31-32; 15:25
Elbiseleri için kumar oynanır
Mez. 22:18
Yuh. 19:23-24
Susayınca öd ve sirke verilir
Mez. 22:15;
69:21
Yuh. 19:28-30
Mat. 27:34
Terk edilmesinin feryadı
Mez. 22:1
Mat. 27:46
Ruhunu Tanrı'ya teslim eder
Mez. 31:5
Luk. 23:46
Kemikleri kırılmaz
Çık. 12:46
Mez. 34:20
Yuh. 19:33
Kalbi yarılır
Mez. 22:14
Yuh. 19:34
Böğrü mızrakla delinir
Zek.12:10
Yuh. 19:34-37
Öğleyin bir karanlık çöker
Amos 8:9
Mat. 27:45
Bir zenginin mezarına gömülür
Yeşaya 53:9
Mat. 27:57-60


Mesih'in Ölümden Dirilişi, Yüceltilmesi ve İkinci gelişiyle ilgili:

Ölümden dirilir
Mez. 16:10
Yeş. 53:10
Mat. 28:6
Lu. 24 Yu. 20
Elç. 2:23-32
I.Kor. 15
Göklere yükselir
Mez. 68:18
Luk. 24:50-51
Elç. 1:9
Tanrı'nın sağına yüceltilir
Mez. 110:1
Yeş. 52:13
Elç. 2:33-36
İb. 1:3,13
Yahudiler için "sürçme taşı"
Mez. 118:22
Yeş. 8:14
I.Pet. 2:7
Rom. 9:30-33
Uluslara "Işık" ve "kurtuluş"
Yeşaya. 49:6
Elç. 13:47-49; 26:23
Tanrı'yla barıştırır
Yeşaya 57:19
Ef. 2:17-18
Topluluğunun "baş taşı" olur
Yeş. 28:16
Mz. 18:22
I.Pet. 2:5-7
Ef. 2:20
Dünyayı yargılamayı gelir
Zek.12:10; 14:3-4
Esin. 1:7; 19:11-21
Tanrı'nın egemenliğini kurar
Mez. 2
Dan. 7:13-14
Mat. 25:31
Es. 1:7; 20:4


3 - Kutsal Kitap'ın Dağıtımı

"Tanrısal bilgelikle aydınlatılan tüm insansal bilgeliği içine alan bir kitap var ki şimdiki kuşak ona KİTAP, KUTSAL KİTAP der. Köylere İnciller ekilsin, her hanede bir Kutsal Kitap olsun." Victor Hugo

(Fransız şair ve oyun yazarı, 1802-1885)

En çok okunan kitap?

Birkaç yıl önce Kuzey Fransa'nın önemli günlük gazetelerinden birinde dünyanın en çok çevrilen ve yayılan eserlerinin Karl Marx ve Vladimir Lenin'in eserleri olduğunu öne süren bir makale yayımlandı. Bu yanlışlık düzeltilmeliydi. Birkaç gün sonra aynı gazete, gelen açıklamalar üzerine, Kutsal Kitap'ın bütün dünyada en çok satılmış ve en çok satılan kitap olduğunu istatistiklerle kanıtlayan başka bir makale yayınladı.

Ne var ki, yayınlanan Kutsal Kitap sayısı az olsaydı bile bu Kitabın Tanrı Sözü olduğu gerçeğini değiştirmezdi. Yine de Kutsal Kitap'ın dünyada en çok yayılan kitap durumunda olmasıyla Tanrı Sözü olduğu daha da belirginleşir. Kutsal Kitap'ın bu şekilde dünyanın her tarafından, her kesimden insan tarafından okunmak istenmesi onun olağanüstülüğünün bir göstergesidir

Kutsal Kitap'ın dağıtımı.

Kutsal Kitap bütün dünyaya yayılmaya devam ediyor. Birleşmiş Kutsal Kitap Kurumları, 1993 yılı bülteni, Kutsal Kitap'ın 1988 yılındaki dağıtımını13 çizelge halinde şöyle sıralar:

Kutsal Kitap 13.571.391

Yeni Antlaşma 11.979.594

Parça 44.116.988

Alıntı 530.960.486

Toplam 600.628.459

Yukarıdaki toplam 1981 yılı dağıtımını 40 milyonla aşmaktadır. Üretim masraflarının sürekli tırmanışına karşın, bu denli Kutsal Yazı basılmaya devam etmektedir. Üstelik, yukarıdaki sayılar sadece Birleşmiş Kutsal Kitap Kurumları'nın dağıtımıyla ilgilidir.

Her yıl bütün dünyada ne kadar Kutsal Kitap, İncil parçaları ve alıntılarının yayıldığını hesaplamak olanaksızdır. Son yıllarda yaklaşık bir milyar Kutsal Kitap ya da parçası her yıl bütün dünyada yayımlanmaktadır. Bu sayılar her bakımdan çok çarpıcıdır.

Kutsal Kitap'ın sayısız çevirileri.

Kutsal Kitap'ın ve parçalarının çevrildiği dil ve lehçelerin sayısı da etkileyicidir. 1983 yılının sonunda Kutsal Kitap'ın tümü 283 dile, Yeni Antlaşma bu çevirilere ek olarak 572 dile, Kutsal Kitap parçaları 930 dile çevrilmiş bulunuyordu. Bunların toplamı 1785 çeviriydi. 1979 yılının sonunda yalnız 1685 çeviri vardı. Çevirinin sayısı dört yıl içinde 100 çeviri arttı.14

Bu heves nedendir?

Kutsal Kitap'ı yayma çalışması için bu denli tükenmez heves nedendir? İsa Mesih, öğrencilerine Müjde'yi tüm dünyaya yayma buyruğunu verdi (Markos 16:15) ve O'nun yeniden geliş vaadi O'nun Sözü'nün yayılmasıyla ilgilidir (Matta 24:14). Aslında bu Söz, bu Sevinç Getirici Haber hemen hemen tüm dünyada sözlü olarak (özellikle radyo aracılığıyla) duyurulmaktadır. Bununla beraber sözlü bildiri, yazılı bildiriyle desteklenince daha etkili, daha sağlam bir temel atılır.

Müjde'yi duyurmak mı, dine döndürmek mi?

Kutsal Kitap herhangi bir dine taraftar kazanmak amacıyla yayılmamaktadır.

Mesih İnanlıları daha asil bir amaç gütmektedirler. Kutsal Kitap'taki müjde, insanların Tanrı'nın sunduğu kurtuluşa kavuşabilmeleri için onlara bildirilmelidir. Afrika'da her gün yaklaşık 20.000 kişinin özgür istekleriyle Mesih inancını benimsediği tahmin edilmektedir. Bütün dünyada her ırktan, her uygarlıklardan ve her dilden insanlar Kutsal Kitap aracılığıyla esenlik, sonsuz yaşam ve umuda kavuşmaktadırlar.

KUTSAL KİTAP'IN DÜNYADA YAYILIŞI

Çeviri sayısı:

1983 yılına dek 1785 dile çevrilmiştir

Yıllar 1975 1979 1982 1983
KUTSAL KİTAP 257 266 279 283
YENİ ANTLAŞMA 368 420 551 572
PARÇALAR 924 945 933 930
TOPLAM 1549 1631 1763 1785

 

Kutsal Kitap Kurumları'nın dünya çapında dağıtımı:

Yıllar 1979 1982 1983
KUTSAL KİTAP

6.230.607

10.883.159 13.571.391
YENİ ANTLAŞMA 10.738.146 12.177.593 11.979.594
PARÇALAR 27.301.781 32.575.846 44.116.988
ALINTI 259.196.773