|
DOKUZUNCU
EMİR:
Yalan
Söylemeyeceksin.
“Komşuna
Karşı Yalan Tanıklıkta Bulunmayacaksın!”
(Çıkış, 20:16).
Dilin
Gücü Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Dilimiz
küçük, ama inanılmaz bir güce sahip. O çoğu
kez, gerek paradan, gerek kaslarımızdan,
gerekse tıptan daha güçlü olabilir. Kimi
kez ağzımızdan çıkan tek bir söz, koskoca
ormanı alev alev tutuşturabilen bir kibrit
çöpünü andırır. Fakat tersine, o aynı zamanda
fırtınanın, tehlikenin bağrında tekneyi
güvenlik kıyısına götürebilen bir küreğe
de benzeyebilir. Diliyle yalan söyleyebilen,
lânet edebilen, Allah’a küfredebilen kişi
aynı dille nasıl gerçeği söyleyebilir, Allah’ı
övebilir? Bu nasıl mümkündür? Haberci Yakup
mektubunun üçüncü bölümünde, bizi tövbeye
teşvik edebilecek etkili örnekler verir.
Özellikle biz Mesih İmanlıları, dilimizden
çıkan her sözü Allah’ın ışığında dikkatlice
sınamalıyız. Riyakâr bir dil, kendi kendini
yenilemekten aciz, bozuk bir yüreğin habercisidir.
Kutsanmanın
Gerekliliği Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili
nedir
Kutsal
Ruhu aracılığıyla dilimizi arıtıp düşünce
yapımızı yenileyecek, böylece bizi kendi
gerçeğiyle dolduracak olan İsa’ya ihtiyacımız
var. Görevi, Allah huzurunda durarak insanları
Üçlük’te bir olan Allah’la barıştırmak olan
rahip-peygamber İşaya, bir vahiy görümü
anında dehşete kapılarak haykırdı: “...
‘Vay başıma! Çünkü helak oldum, çünkü ben
dudakları murdar bir adamım ve dudakları
murdar bir halkın içinde oturmaktayım; çünkü
gözlerim Orduların RABB’İNİ gördü.’ O sırada
bir Seraf kendisine uçarak geldi. Elinde,
maşayla sunaktan almış olduğu bir kor vardı.
Onunla ağzına dokunup dedi: ‘iste, senin
dudaklarına bu dokundu, fesadın kaldırıldı,
suçun bağışlandı.’” (İşaya, 6:5,7)
Bir
insan ancak Allah’la karşılaştığında, doğru
biri olmadığını, dolandırıcılığını, kendi
kendini aldattığını anlar. Bir anda Allah’ın
gerçek ve hepimiz için ölçüt olduğunu görür.
Oysa bizler yalan, kötülük ve iğrenç bir
kurnazlıkla doluyuz. Kutsal Allah’la karşılaşmadığı
sürece kişi yüzeyseldir. Petrus, İsa’nın
önünde diz çökmüş, O’na, “Rab, git yanımdan,
ben günahlı bir insanım” diye seslenmişti.
Yüce Allah’ın yakınlığına dayanamamıştı.
O’nun önünde tüm kusurlarıyla çırılçıplak
kaldığının farkındaydı. Ama nasıl Rab, tövbe
edişi ardından İşaya’yı elçi olarak atadıysa,
İsa da çaresizliğini itiraf eden Petrus’u
“insan balıkçısı” kıldı.
İsa
Mesih’in bedene girmiş Gerçek oluşu, O’nun
Ruhu’nun da, Gerçeğin Ruhu olduğunu gösterir
(Yuhanna, 14:17). Her yalan, yarım gerçek,
dedikodu, iftira O’nu üzer. Allah yalan
söylemez; O arıdır, verdiği söz gerçekleşir.
O, bizi yenilemek istiyor, alçakgönüllü
bir sevgiyle gerçeğe uygun yaşamaya eğitiyor;
sevgiyi gerçek anlamda yaşamaya özendiriyor
bizi. Kim bir insana bir gerçeği acımasızca
yüzüne vurursa, onun bir katilden farkı
kalmaz. Bir başkasıyla yumuşakça konuşup
gerçeği dile getirmeyen kişi ise, sevgisine
karşın yalancının biridir. Bir insanı yüzüne
karşı öven, yücelten, göklere çıkaran, ardından
da onun hakkında demediğini bırakmayan biri
çok daha tiksindiricidir.
Her
Yalanın Kaynağı Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Üçlük’te
tek olan Allah, Hak, Gerçek ve Doğruluğun
ta kendisidir. Mesih buna karşılık Şeytan’a,
“Yalancı”, “Yalan babası”, “Başlangıçtan
beri katil” diyor. Onu aynı zamanda “Kötü”,
“Bu dünyanın prensi” ve “Kendisinden gerçeğin
kaynaklanmadığı” olarak niteliyor.
Gerçeği
çarpıtmak ve bunu bir soruya dönüştürmek
yoluyla “Kötü”, Havva’yı aldattı, Allah’ı
yalancı olarak gösterip Havva’nın O’na güvenini
sarstı. Havva’nın yüreğinde kibir ve Allah’a
karşı isyan baş gösterdi.
İsa, vaftizinin hemen ardından, Kutsal Ruh
tarafından çöle sevk edildi. Orada Şeytan’ın
denemesinden geçmesi gerekiyordu. Dua ve
oruçla dolu kırk gün kırk gecenin sonunda,
İsa Şeytan’a direndi. Buna karşın o, şüphe
dolu sorularla İsa’ya karşılık verdi: “Eğer
Allah’ın Oğlu’ysan...” Halbuki, “Sen Allah’ın
Oğlu’sun” demiş olsa, gerçeği itiraf etmiş
olacaktı. Bunun yerine İsa’yı, Allah’ın
Oğlu oluşunda kuşkulandırmaya yeltendi.
İsa, onun bu saldırılarına kendi düşünceleriyle
cevap vermedi; Şeytan ile tartışmaya da
girmedi. Sadece, “Yazılmıştır” dedi ve her
türlü şeytani yalan ve çarpıtmaya karşı
vahiy sözünü kullandı. Allah’ın vahyedilmiş
sözüne güvenip ona tanıklıkta bulunmaktan
başka, “Yalan babası”na karşı kullanılabilecek
metot yoktur. Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Şeytan
Kutsal Kitap’ı şaşılacak derecede iyi tanıyor.
Her seferinde bütünden çıkarıp Kutsal Kitap
ayetleri aktardı, onlarla saldırdı. Amacı,
İsa’yı Babası ile çelişkiye düşürmekti.
İsa ona yeniden Allah’ın sözüyle cevap verdi:
“Allah’ın olan Rabb’i sınayamazsın.” Böylece
O, Tanrısal gerçeğin ışığında açığa çıkardı.
Allah’ın
Oğlu ve Şeytan arasındaki bu savaştan anlıyoruz
ki; Kötü, beceriksiz ve çıplak yalanlar
söylemiyor; sözleri büyük oranda gerçeği
içeriyor. Ama son derece belirleyici bir
noktada bunlar birer yalan, saptırma, sahtekârlık,
Allah ve Oğlu’na karşı bir isyan olarak
gösteriyor kendisini.
Güçlü
Yalanlar, Büyük Sapıklıklar Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap
barnaba incili nedir
Büyük
dünya görüş ve felsefeleri, dinler de sırf
yalan içermiyor; yapıcı, büyüleyici program
ve çözümler sunabiliyorlar. Fakat yanlış
olan, tutulan yön ve temel görüştür. Bu
tür ideolojilerin içerdiği kısmi gerçekler
aslında etkin sapıklıkları, sapık görüşleri
destekliyor. İslâm, bazılarına göre, Eski
ve Yeni Antlaşma’dan ağız yoluyla (şifahen)
aktarılmış gerçekleri içinde bulunduran
doğal bir dindir. Oysa çarmıha gerilen Allah’ın
Oğlu tüm Müslümanlarca şiddetle reddediliyor.
Bu da gösteriyor ki, milyonlarca insanı
İsa’dan uzak tutan bir aldatmacaya hizmet
ediliyor. Komünizm, hümanizm ve diğer birçok
ideoloji de, ustalıkla hazırlanmış yalanlarını
gerçekle karıştırarak insanları tansızlığa
sürüklüyorlar. Kutsal Kitap’ın ayetlerini
metin içindeki doğal bütünlüğünden ayıran,
kendi çabalarıyla kurtuluşa ermek isteyen,
İsa’yı tek yol ve gerçek olarak kabul etmeyen
mezhep, kilise ve topluluklar da yalnızca
din saptırıcılarıdır. Gerçeğin tek anahtarı,
çarmıha gerilip ölümden dirilen İsa’dır.
O’nun önünde her insan yalancıdır. O’na
iman eden, aklanır, yalan ormanından sıyrılabilir.
Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Radyo,
basın yoluyla yığınlara aktarılan, sağda
solda yapılan konuşmalarda sarf edilen yalanlar
her türlü tasavvurun üstündedir. Tabii,
böylesi nutuk ya da “konferanslar” basit
yalanlar biçiminde sunulmuyor; tam tersine
kitle psikolojisinin en son verilerine göre
hazırlanıyor, dinleyicilerin ya da izleyicilerin
tepkisine göre planlanıyor. Hoşa gidebilecek
yerler vurgulanmakta, iç açıcı olmayan konularsa,
ya önemsiz birkaç sözle geçiştirilmekte,
ya da es geçilmektedir. Muhalifler yerin
dibine batırılmakta, kişi kendi partisini
en büyük kurtarıcı olarak sunmaktadır. Konuların
böylesine ölçüsüzce tasviri, kendi kendinin
hayranı olma sonucu doğuruyor; amaçlı yanlış
bilgilendirme, nefret yaratıyor, zekice
hazırlanmış çarpıtmalar insanları kin ve
nefretle dolduruyor. Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Günlük
Yalanlar Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Yalan
sadece politikaya egemen değil, günlük yaşamda
da sürekli iyiye kötü, kötüye iyi deniliyor.
Kahve, çay sohbetleri adeta yalanın kuluçkaya
yattığı yerleri andırıyor. Ciddi konuşmalar
için düzenlenen toplantılar bir anda orada
bulunmayanların çekip çekiştirildiği, kendileriyle
alay edildiği dedikodu ortamına dönüşebiliyor.
Sözü edilen kişi aniden odaya girdiğinde,
sohbet konusu şimşek hızıyla değiştiriliyor.
Çocukluğumuzdan bu yana hepimiz ikiyüzlülüğe
alıştık. Belki çok kaba, aptalca yalanlar
söylemiyoruz; ama gerçek çoğu kez dilimizde
çarptırılıyor, eksik ifade ediliyor. “Yalan
babası” sandığımızdan daha çok etkiliyor
bizi. Kararlılıkla tövbe etmeli; saptırmalarımızı,
çarpıtmalarımızı itiraf etmeli, günah olarak
görmeliyiz. Başkaları hakkında, yanlarında
nasıl konuşuyorsak, her zaman aynı üslûpla
konuşmalıyız. Sırasında “sohbete” bir son
vermeli ya da söz konusu kişi hakkında sarf
edilen sözlerin açıkça kendisine de bildirilmesini
istemeliyiz. Saldırıya uğrayan bir insanı
savunmak, onun suçsuzluğunu dile getirmek
kolay iş değildir, cesaret gerektirir. Dokuzuncu
Emir, akıntıya karşı yüzen balıklara benzememizi
istiyor bizden.
Aniden
tavır almak zorunda kaldığımız, ama gerçeği
bir başkasını incitmeden ya da onurumuzu
kaybetmeksizin söyleyemeyeceğimiz zor bir
duruma düşebiliriz. Böyle hallerde ya zorunlu
yalanlar uydurur, ya da gerçeği yarım yamalak
ifade ederiz. Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Yalan,
tüm bir toplumu zehirler. Kimse kimseye
tam olarak ne inanır, ne de güvenir. Herkes
muhatabının, söylediğinden başka şeyler
düşündüğünü önceden kabullenir. Güvensizlik,
insanları birbirinden ayıran saydam duvar
gibidir. Yalan bizi yalnızlığa sürükler;
yürekte için için yanan, beklenmedik bir
anda bilince sıçrayan bir ateş gibidir o.
Yalanlarını, karalamalarını, iftira ve hilelerini
açıkça itiraf edip kurbanlarından af dileyebilme
gücünü İsa’dan alan kişiye müjdeler olsun!
Böylesi bir zihniyet değişimi çevremizi
arıtır, güven yaratır, kibrimizi yok eder.
Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Kim
Bir Başka İnsanı Gerçekten Anlıyor? Yalan
günah iftira kilise bedava incil
online kitap barnaba incili nedir
Kardeşimiz
insanı, onu Allah’ın değerlendirdiği gibi
anlayıp anlayamadığımız sorusunu kendimize
yöneltmeliyiz. İsa şu önemli öğretişte bulundu:
“Başkasını yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız.
Başkasını nasıl yargılarsanız, siz de aynı
yoldan yargılanacaksınız. Hangi ölçekle
ölçerseniz, size de aynı ölçek uygulanacak.
Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün
de kendi gözündeki merteği fark etmezsin?
Senin gözünde mertek varken, nasıl olur
da kardeşine, ‘izin ver de gözündeki çöpü
çıkarayım’ dersin. Seni ikiyüzlü! Önce kendi
gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin
gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.”
(Matta, 7:1-5) Dağdaki Vaaz’ın buyruğunu
kavrayıp kabul eden kişi, durulur; başkalarını
reddedip tenkide kalkışmadan önce kendi
kendisini eleştirir. Karşımızdaki insanın,
gözdeki çöp büyüklüğünde hatalar yapmış
olması mümkündür; ama bu, kendi gözümüzde
koskoca mertek büyüklüğünde çöp dururken
onunla uğraşmamızı haklı çıkarmaz. Kastedilen,
kin, hırs, kıskançlık, eğrilik, Pazar gününü
kutsamamak ve ana babayı yeterince sevmemek
gibi günahlardır. Kendini inkâr edip Kutsal
Ruh’un yaşamına işlemesine izin veren bir
insan, kibirle başkalarını reddetmek, hakir
görmek yerine, onlara nasıl yardım edebileceğini
düşünür. Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Kimse
kimseyi adil bir şekilde değerlendirmez.
Onun ne doğuştan gelen özelliklerini, ne
de nasıl bir çevrede yetişmiş olduğunu biliriz.
Onun çektiği tüm zorlukları yaşamış olsaydık,
yerimiz neresi olurdu, diye sormalıyız kendimize.
“Yakının olan insanı kendin gibi sev” emri,
özellikle bir başka insanı değerlendirme
aşamasında önem kazanıyor. Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Burada
karşımıza “yemin” sorunu çıkıyor. Kim her
şeyi dosdoğru görüp işittiğini, kavradığını
iddia edebilir? Gerçeğin tümünü, Allah’ın
gördüğü gibi görüp kavramak imkânsızdır.
Değerlendirmelerimiz, her ne olursa, olsun
eksik kalmaya mahkûmdur. Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Gerçeği
Nasıl Söylemeliyiz? Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba
incili nedir
O
halde ne yapmalıyız? Yalana iyi, gerçeğe
kötü mü diyelim? Asla! Tanık olarak mahkeme
karşısında sürekli gerçeği söylemek zorundayız.
Belki sorulandan fazlasını, bilgimizin ötesindeki
şeyleri söylememeliyiz. Kardeşlerimize ihanette
bulunmamak, onları gereksiz yere sıkıntıya
sokmamak için, bilgelik dilemeliyiz. Özellikle
baskı dönemlerinde, Mesih İmanlıları yalana
başvurmadan dosdoğru gerçeği söyleyebilmek
için Tanrısal lütfa ihtiyaç duyarlar. Topluluğun
diğer üyelerini tehlikeye düşürmemek için
ruhsal yönelti bizim için zorunludur. Gerçeğin
Ruhu’nu tanımadıklarından dolayı imanlı
olmayanlar çoğu kez bizim yalan söylediğimizi
sanır. Sürekli gerçeği konuşmamız için Kutsal
Ruh’un bizi yönlendirdiğini anlayamazlar.
Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Günlük
yaşamda -okulda, ailemizde, işimizde- bir
insanın tek yönlü bir biçimde salt yanlışlarını
eleştirmek yerine, onun iyi yanlarını ortaya
koymaya çalışmalıyız. İnsanlar hakkında
iyi şeyler düşünmemiz gerekir. Pavlus diyor
ki: “Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir.
Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi
kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolayca
öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz. Sevgi
haksızlığa sevinmez, ama gerçek olanla sevinir.
Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır,
her şeyi ümit eder, her şeye dayanır.” (I.
Korintliler, 13:4-8) Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Böylesi
bir ruha sahip olan insandan yıkıcı bir
hüküm gelmez. O, tüm gücüyle karşısındakine
yardım etmek, onu anlamak ve düzeltmek uğraşındadır.
Mesih İnancında büyük bir ruhsal olgunluğa
kavuşmuş Efes İmanlılar Topluluğu’na yazdığı
mektubunda Pavlus şöyle sesleniyordu: “...Yalanı
üzerinizden sıyırıp atın. Her biriniz komşusuyla
gerçeği konuşsun. Çünkü hepimiz aynı bedenin
üyeleriyiz.” (Efesliler, 4:25) Sevgide verilen
gerçeği bulma ve dile getirme savaşımı,
Kutsal Ruh’ta belirleyici bir olgunluğa
erişmiş olsa bile, bizi asla bırakmaz! Tersine,
Şeytan, İmanlıları devamlı yalan söylemeye,
yargıda bulunmaya, farklı düşünenleri reddetmeye
kışkırtır. İsa’yı bile denemeye düşürmek
isteyenin bizi rahat bırakacağı düşünülemez.
Bu nedenle Pavlus sözüne şöyle devam ediyor:
“...Rab’de ve O’nun üstün gücüyle güçlenin.
İblis’in hilelerine karşı durabilmek için
Allah’ın sağladığı bütün silahları kuşanın.
Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere,
hükümranlıklara, bu dünyanın karanlık güçlerine,
kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına
karşıdır. Bundan dolayı, kötü günde dayanabilmek,
gerekli olan her şeyi yaptıktan sonra yerinizde
durabilmek için Allah’ın bütün silahlarını
kuşanın.” (Efesliler, 6:10-13)
Tanrısal
sevginin elçisi Yuhanna, insan yaşamındaki
yalanın nerede kök saldığını bize gösterir:
“İsa’nın Mesih olduğunu inkâr eden yalancı
değilse, yalancı kimdir? Baba’yı ve Oğul’u
inkâr eden, Mesih-karşıtıdır.” (I. Yuhanna,
2:22) “Allah’ın Oğlu’na inanan, yüreğinde
Allah’ın tanıklığına sahiptir. Allah’a inanmayan
ise, O’nu yalancı durumuna düşürmüş olur.
Çünkü Allah’ın kendi Oğlu’yla ilgili tanıklığına
inanmamıştır.” (I. Yuhanna, 5:10) Yalnızca
gerçeğin merkezinde yaşayanlar, doğru ve
dürüst bir yaşam sürebilirler.
Kuran’da
“Allah’ın Hilesi” Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili
nedir
İslâm,
Gerçeğe ilişkin olarak da farklı bir ruhu
içeriyor: “(Onlar) hile yaptılar, Allah
da hile yaptı; Allah hilecilerin en üstünüdür”
(Ali İmran, 54). -Farklı çevirilerde başka
şekillerde yazılmasına rağmen anlam olarak
aynı ifadeyi içermektedir- “Hile yapanlar”,
İsa’yı çarmıha germek isteyen Yahudilerdir.
Oysa Allah onları -İslâm’ın iddiasınca-
aldatarak, İsa’yı çarmıha gerilmeden diri
olarak yanına yükseltti. Allah’ın bu büyük
hilesi sayesinde İsa çarmıhlanmaktan kurtulmuş
oldu. Çarmıh konusundaki öğretiyi geçersiz
kılma uğraşında bir sonuca varabilmek için,
Allah bile hile yapan birine dönüştürülebilmektedir.
Allah hakkındaki bu anlayış, kişisel hedeflerini
gerçekleştirmek, dinlerini yaymak isteyen
“imanlıların” her türlü çareye başvurmalarını
mümkün kılıyor. Yalan
günah iftira kilise bedava incil online
kitap barnaba incili nedir
Yaşam
Boyu Yalan ya da Tanrısal Gerçek
Çarmıha
gerilip Dirilen’i Kurtarıcı ve yaşamının
Rabb’i olarak kabul etmeyen kişi, Gerçeğin
Ruhu’nu alamaz. Onun yaşamı yalan, yanlış
ve kendi kendini aldatmadan ibarettir. Gerçek
Başkâhin sıfatıyla İsa kendi kanını, helâk
olmak üzere olan günahlılar ile tövbeye
hazır yalancıların suçlarına kurtulmalık
olarak sundu. Dirilişinden sonra, beklemekte
olan izleyicilerine Pentekost günü, ateşten
diller biçiminde görünen, Gerçeğin Ruhu’nu
gönderdi. Bununla O’nun amacı, neyi yeniden
yaratmak istediğini göstermekti: O bize
Mesih’in Kurtarışını duyurup sevgi yoluyla
gerçeği söyleyebilmemiz için yeni bir dil
bağışladı. Böylece Baba’yı, Oğul’u, Kutsal
Ruh’u ve O’nun mükemmel Kurtarışını itiraf
ediyoruz. Bizim gibi onların da yeni baştan
yaratılıp Mesih’te yaşamaları için kardeşlerimize
dualarımızda yer veriyoruz. Dua edip kendisine
gerçeği söyleyen bir dostu olan insan ne
mutludur! Bu dost, onu sürekli öven bin
“dosttan kılıp gerçeği söylemeye yöneltmesini
dileyelim. O bize ne” daha hayırlıdır kendisi
için. O halde, İsa’dan bizi dürüst insanlar
yi buyurmuştu? “Evet’iniz evet, hayır’ınız
hayır olsun. Bundan fazlası Şeytan’dandır.”
(Matta, 5:37).
Sonraki
Sayfa (Onuncu Emir - Haset Etmeyeceksin) |