| Muhammed
ve arkadaşları Kuran'ı nasıl hazırladılar?
1.bölüm Kendisini Tanrı elçisi olarak ilan
eden Arabistan'ın Kureyş Kabilesi'nden Muhammed'in,
okur-yazar olmayan birisi olduğuna inanılır.
Muhammed ve arkadaşları Kuran'ı
nasıl hazırladılar?
Kendisini Tanrı elçisi olarak ilan eden
Arabistan'ın Kureyş Kabilesi'nden Muhammed'in,
okur-yazar olmayan birisi olduğuna inanılır.
İslamiyet'in kitabı Kuran'ın, Tanrı tarafından
gönderildiğini savunanlar, okur-yazar olmayan
birisinin nasıl kitap yazabileceğini sorarak,
Kuran'ı Muhammed'in yazmadığını güya savunmaktadırlar.
Muhammed'in okur-yazar olması ihtimalide
var. Muhammed, okur-yazar olmasa bile, kör
yada sağır da değildi ve kendisine "anlatılanlar"ı
Kuran'a koyacak kadar becerikli idi.. Kendisine
kimler yardımcı oluyordu hazırladığı kitap
için.
İslam
tarihinde, Bel'am, Yaiş, Addas, Yessar,
Cebr ve Iranlı Selman (Farisi) ve İman adındaki
yardımcılarından söz edilir. Bunlardan Bel'am,
Yunanlı bir köleydi. Yaiş ve Cebr (Yemenli)
de birer köle idiler.
İlhan Arsel'in Şeriat'tan Kıssalar adlı
kitabının önsözünde de Muhammed'in diğer
öğreticileri/yardımcıları olarak Bahîra,
Verkâ ve Abdullah Ibn-i Selâm'ın adları
geçer.
Muhammed
katiplerini genellikle Yahudilikten yada
Hıristiyanlıktan dönme yada İbrani'ce ve
Süryanice bilen kişilerden seçerdi. Bu dillere
vakıf değil iseler, öğrenmelerini isterdi.
Örneğin, Hicret'in dördüncü yılında katiplerinden
Zeyd bin Sabit'e Yahudi yazısını öğrenmesini
söylemiştir.
Söylendiğine
göre, en ziyade yararlandığı kimselerin
başında, Hıristiyanlıktan dönme Selma'nı
Farisî ile, Yahudilikten dönme Abdullah
İbn-i Selam gelirdi. Siyer'in yazarları
İbn-i İshak, İbn Hişâm ve Tabakat yazarı
İbn-i Sa's gibi (ya da benzeri) kaynakların
bildirmesine göre, Selman-ı Farisî, İranlı
bir "Mecusî" iken çok genç yaşta
Hıristiyanlığı kabul ederek Suriye'ye gelmiş,
daha sonra Bedevîler tarafından esir alınıp
bir Yahudi'ye satılmış ve onun tarafından
Medine'ye getirilmiştir. Kölelikten kurtulmak
için Muhammed'e başvurup da onun tarafından
satın alınmasıyla İslam'a girmiş ve azad
olmuştur. Hristiyan ve Yahudi dinlerini
en iyi bilen birisi olarak Farisi, Muhammed'e
sadece din konusunda değil, yönetim ve savaş
konusunda da Muhammed'e yardımcı olmuştur.
Hendek Savaşı olarak bilinen savaşta, Muhammed'e
hendek kazılmasını öneren kişinin Farisi
olduğu söylenir.
Abdullah
İbn-i Selam'a gelince, Tevrat'ı en iyi bilen
Yahudi'lerden birisiydi. Muhammed'in Medine'ye
hicretinden sonra İslamiyet'e girmiştir.
Tevrat konusunda,
Muhammed'e en fazla bilgi verenlerden biri
olduğu kabul edilir. O kadar ki, Muhammed
onu, muhtemelen bu yardımlarından dolayı,
"Cennetlik olan on kişinin onuncusu"
olarak tanımlamıştır. (Bkz. Sahih-i Buhari
... c.IX, s.81, ve c.X, s.25 vd.)
Muhammed bu kaynaklardan aldığı bilgileri,
kendi günlük siyasetine uyduracak şekilde
değişikliklere sokmuştur. Ancak, bunu yaparken,
"kıssa"ları (masal ve hikayeleri)
bir teviye ya da belli bir sıra ve silsile
esasına göre değil, fakat Kuran'ın çeşitli
surelerine ve bu surelerin ayetlerine dağıtmıştır.
Bazılarını da hadis olarak ifade etmiştir.
Kuran'ın
okur-yazar olmayan Muhammed tarafından hazırlanması
bu şekilde mümkün olmuştur.
Ne
var ki, Muhammed'in Kuran'ı, daha sonra
bizzat halife Ebu Bekir tarafından yaktırılmış
ve sonra da değişikliklere uğramıştır.
Sonraki
Bölüm (Kuran Nasıl yazıldı?-2-)
|